10 Şubat 2012
Pazartesi
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Ufuk Turu

Amerika’da yaşanan trajedi dünya politikası üstündeki etkisini göstermeye başladı. NATO 52 yıllık tarihinde ilk defa kurucu antlaşmasının beşinci maddesinden doğan yükümlülükleri somut bir olay karşısında yerine getirebileceğini ilan etti. Eskiden sadece üyelerinin topraklarının işgali halinde işleyebileceği düşünülen beşinci madde, yani ittifakın top yekun karşılık vermesi durumu artık terör eylemlerini de içine alacak şekilde genişletildi.

Bizim için biraz geç olmakla ve teröristin kim olduğu hala açıkça tanımlanmamış bulunmakla birlikte bu, üyeler açısından olumlu bir adım. Dahası, Washington çok taraflı bir mekanizma içine hapsedildi. Bundan sonra kendisine yöneltilen terör eylemi ve yaşanan bu korkunç trajediyi gerekçe göstererek ABD’nin istediği yeri bombalaması daha zor olacak. Harekete geçmeden önce hiç olmazsa kendi ittifakı içinde meşruiyet arayacak.

Şimdi sırada sorumlulara karşı yapılacak operasyonun doğuracağı sonuçlar ve ortaya çıkan yeni psikolojik ortamın yan etkileri var. İntikam ya da cezalandırma amacıyla atılacak yanlış bir adımın dünyayı medeniyet ekseninde ikiye bölmesi, duyulan güvensizlik yüzünden aceleyle hayata geçirilecek Füze Kalkanı projesinin kutuplaşma eğilimini güçlendirmesi kaçınılmaz.

Dolayısıyla 11 Eylül’den sonra pek çok şey eskisi gibi olmayacak ve olan bitenden de en çok Türkiye etkilenecek diyebiliriz. Çünkü Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum ve temsil ettiği kimlik terörün kaynağı Ortadoğu merkezli olduğunda çok daha büyük bir anlam ifade edecek. Gerek düzenlenecek operasyonlar açısından topraklarına duyulacak ihtiyaç, gerekse gizlemeye çalıştığı İslami kimliği sayesinde tekrar Batının göz bebeği olacak. Eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirebildiği takdirde, Ankara’nın pek çok sorunu istediği ya da istediğine yakın bir şekilde çözebilmesi mümkün.

Fakat Türkiye açısından asıl “fırsat” Füze Kalkanı projesinin hayata geçirilmesi için atılacak adımlarda ortaya çıkacak. Artık kimse bu projenin anlamsız olduğunu, paranoyaya dayandığını, hiçbir çılgın diktatörün kendi ülkesini yok etmek pahasına Amerika’ya füze saldırısında bulunamayacağını, savunma yerine caydırıcılığa önem verilmesi gerektiğini iddia edemeyecek.

Özellikle de bu projenin füzelerin kalkış anında vurulmasını öngören ayağı hayata geçirilmeye çalışıldığında Türkiye’ye duyulan ihtiyaç had safhaya çıkacak. Irak ve İran gibi füze tehdidinin gelebileceği ülkelere komşu Türkiye’nin avcı füzelerin yerleştirilmesi için ideal konumda olduğu hatırlanacak. Bu da Ankara’ya müthiş bir pazarlık imkanı verecek.

Ancak Türkiye bir taraftan kazanırken diğer taraftan da kaybedecek. Bölgesinde yapılacak operasyonların, topraklarına yerleştirilecek füzelerin bedelini komşularıyla olan ilişkilerinde ödeyecek. Beşinci madde uygulamaya konsa da konmasa da bulunduğu konum yüzünden cephe ülkesi olabilecek. Müslüman halklara verilecek zarardan kendi halkı etkilenecek. Biz teröre maruz kalmışken, binlerce insanımız ölürken aklınız nerdeydi diyenlerin sayısı artacak. 1964 Johnson mektubundan bu yana yükselen Amerikan aleyhtarlığı tepe noktasına ulaşacak.

Füze Kalkanı projesi yüzünden Rusya ile ilişkilerin gerilmesinden kaçınılmaz olarak Türkiye de etkilenecek. Rusya, Çin bloklaşması büyük bir olasılıkla Orta Asya ülkelerini de kapsayacak. Ankara’nın manevra alanı daralacak. Caydırıcılığa dayalı nükleer terör dengesinin çökmesinden doğacak silahlanma yarışından zarar görecek. Yarış nükleer alandan konvansiyonel alana da sıçrayacak, belki de Türkiye’ye sayısız yarar sağlayan AKKA tarih olacak.

Üstelik bugün Amerika’nın başına gelen terör olayları yüzünden terörizme karşı büyük dayanışma gösterip beşinci maddeyi harekete geçirme sözü veren müttefikleri yarın Türkiye teröre maruz kaldığında aynı hassasiyeti göstermekte çekimser davranacak, bizim teröristimiz onların gözünde yine özgürlük savaşçısı olacak...


Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

© Copyright 2012 Hürriyet