10 Şubat 2012
Pazartesi
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Kim haklı?

Benim kuşağım dünya siyasetini Kenneth Waltz’un kitaplarından öğrendi. Devletler üstü otoritenin olmadığı anarşik sistemde her koyunun kendi bacağından asılacağı terbiyesiyle büyüdü. Biz okul hayatımızda uluslararası işbirliğinin zor olduğunu, devletlerin birbirilerine kazık atmak için pusuda beklediğini gördük. Bizden öncekiler ise insan denen mahlukatın kötülüğünün devletlerarası sisteme de bulaştığına inanırdı.

Onlardan öncekiler deseniz herhalde Rousseau’nun ünlü “Geyik Avı” hikayesinden dersler çıkartmışlardı. Aç karnına dağ bayır dolaşıp, tek şansları hep birlikte geyik avlamak olanların, yanlarından geçen cılız tavşana bakıp “ya ben yakalamazsam da yanımdaki yakalarsa ve ben açlıktan ölürsem” diye hayıflanıp tavşanın üstüne atlamasını hep akıllarının bir köşesinde tutmuşlardı. Yani işbirliği için sadece kendilerinin ahlaklı, faziletli ve akılcı olmalarının yetmediğini, karşılarındakilerin de aynı özelliklere sahip olduğunu bilmeleri gerektiğini düşünmüşlerdi.

Gerçi inancımız son zamanlarda feministlerin, Marksistlerin, Post-Modernistlerin saldırılarıyla biraz sarsılmıştı, ama onları “sorun çözücü” olmamakla suçlayıp, aradan hala sıyrılma şansımız vardı. Realizmin sarsılmaz kalesini zaman zaman da Liberaller zorlamıştı. Neyse ki imdada her seferinde bir kriz yetişmiş, Realistler takipçilerine ne kadar halkı olduklarını ispatlayabilme imkanına kavuşmuşlardı.

Doğrusu ben bu krizden de realizmin galip çıkacağını, küreselleşme sürecinin yarattığı “iyimser” havanın sona ereceğini, silahlanma yarışı ve kutuplaşmanın başlayacağını düşünmüştüm. 11 Eylül’de yaşananlar Amerika’nın güvensizlik duygusunu pekiştirecek, tek taraflılık alıp başını gidecek, “Füze Kalkanı” projesi aceleyle hayata geçirilecek, Rusya ve Çin ile olan ilişkiler zedelenecek sanmıştım.

Kehanetimin hemen gerçekleşeceğini iddia etmemiştim, ama yine de gelişmeler beni yalanlar nitelikte. ABD kendinden hiç beklenmedik bir şekilde koalisyon yaratma çabası içinde. Demokrat olduğu için barışçıl olması gereken, fakat başkanının fermuarı sıkıştıkça oraya buraya seyir füzesi sallayan eski yönetimin aksine Bush yönetimi hiç aceleci değil. Teröristin yap dediğini yapmamaya azami özen gösteriyor. Irkçılık halk arasında hortlasa da, medeniyetleri çatıştırmamaya dikkat ediyor.

Tabii ki eksikleri ve gafları var. Meşruiyet sorunu deseniz askıda. Ancak genel eğilim işbirliğinden yana. Perşembe akşamı TESEV’de konuşan Clinton yönetiminin kilit isimlerinden Dışişleri Bakan Yardımcısı Strobe Talbott bile Bush’un hakkını Bush’a verdi ve yeni yönetimin işbirliğini ön plana çıkartan politikalarını övdü. Kısa bir süre öncesine kadar casus uçağı krizi yüzünden limoni olan Amerika-Çin ilişkilerinin 11 Eylül’den sonra izlediği seyri, Rusya ile yaşanan yakınlaşmayı vurguladı.

Gerçekten de Washington, Moskova, Pekin üçgeninde müthiş bir aşk yaşanıyor. Özbekistan’ın ABD tarafından sıçrama tahtası olarak kullanılmasına Rusya’nın ses çıkartmaması, orada yerleşip kalırlar mı diye kaygılanmaması bu zamana kadar öğrendiğimiz her şeye aykırı. Putin’in NATO’nun genişlemesi konusunda yaptığı mülayim açıklama ise başlı başına bir yazı konusu.

Görünen o ki, Bin Ladin normal şartlarda birbirine rakip olması gerekenleri bir araya getirdi. Fakat bu balayının ne kadar süreceğini henüz bilmiyoruz. Bin Ladin ve örgütü tarih sayfalarındaki yerini aldıktan sonra işbirliği devam edecek mi, belli değil. Talbott’a kalırsa işbirliği uzun süreceğe benzer. Benim realist tarafım ise işbirliğinin ortak düşmanın ortadan kalkmasıyla birlikte sona ereceğini söylüyor. Umarım ben yanılıyorumdur...



*Dr. Mensur Akgün, İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi.



Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

© Copyright 2012 Hürriyet