|
 |
|
Tanıdık Bush kazandı...
Tanıdık Bush, tanımadık Kerry’i yenerek dört yıl daha Amerikan başkanlık koltuğuna oturmaya hak kazandı. Artık soykırım meselesinden korkmamıza gerek yok. Bush, Kerry gibi Türkiye’yi Irak ve Ermenistan’ın türevi olarak görmüyor. Türkiye’nin öneminin farkında. Nato Zirvesi için geldiğinde Ortaköy’de cami ile köprü arasında resim bile çektirmişti.
Evet, Kuzey Irak konusunda rahatsızız. Ama ikili ilişkiler hiç de fena gitmiyor. Bush ve yakın çevresi Türkiye’yi önemsiyor. İslam ile demokrasinin bir arada yaşadığını görmekten mutlular. 1 Mart kararını ve çuval skandalını saymazsanız ikili ilişkiler uzun süredir hiç bu kadar iyi olmamıştı. Annan Planını desteklediler. Türkiye’nin AB üyeliği için ellerinden gelen hemen her şeyi yaptılar.
Ama ne yazık ki Irak’a yaptıkları meşruiyeti tartışmalı müdahale yüzünden bütün bölgeyi istikrarsızlaştırdılar. Tek taraflılıkları, dediğim dedik tavırları Atlantik ittifakının zorlanmasına yol açtı. AB’nin iki önemli ülkesi ile ipler gerildi. Üstelik aradıklarını söyledikleri kitle imha silahlarını da bulamadılar. El Kaide ile Saddam arasındaki bağlantıyı da bir türlü açıklayamadılar.
Yaptıkları müdahale Irak’ın istikrarsızlaşmasına, El Kaide’nin bölgeye yerleşmesine, terörün sıradanlaşmasına yol açtı. Ermeni sorununda, Kıbrıs çözümünde bizi zorlamadılar. Fakat dünyayı daha da yaşanmaz hale getirmek için ellerinden geleni yaptılar. Biz de diyetini geçtiğimiz yıl Kasım ayında İstanbul’da patlayan bombalarla ödedik.
Eğer fırsat bulmuş olsaydılar, İran’a, Suriye’ye de müdahale edeceklerdi. Ancak Irak’ta kapana sıkıştılar. Müdahale planlarını ertelemek zorunda kaldılar. Bazıları Bush’un geçtiğimiz dönemden dersler çıkarttığını, aynı şekilde davranmayacağını, hatta çevresindeki neo-con’lardan kurtulacağını söylüyor. Umarız yanılmıyorlardır...
(03 Kasım 2004)
Daha önceki yazıları:
|
|
 |
|