|
 |
|
İnanılmazı Gerçekleştirmek
Türkiye yaşlı olduğu için eleştirilen Başbakanı, ayakta zor durduğu söylenen koalisyonu, çarpık ekonomisi ve az demokrasisi ile inanılmazı gerçekleştiriyor. Reçetesi acı da olsa krizi atlatıyor. Eksik de olsa demokratikleşiyor. Medeniyetler uyumunu ön plana çıkartacak bir projeye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Pratik değeri şüpheli AGSK çıkışında uzlaşmaya yanaşıyor. Hepsinden önemlisi Kıbrıs sorununun çözümü konusunda adım atması için Denktaş’ı cesaretlendiriyor.
Salı akşamı Yavuz Baydar’ın CNN’deki Soru-Cevap programında konuşan Emre Gönensay’ın dediği gibi bir yerlerimize adeta sihirli değnek değdi. Müthiş bir değişim yaşıyoruz. Attığımız her adımla önümüz daha çok açılıyor.
AB’nin insan hakları ve demokrasi eksikliklerimizi anlatan raporuna haklı diyebilen bir başbakan yardımcımız, popülizm yapmayan bir cumhurbaşkanımız, yargının bağımız olmadığını söyleyebilen bir Yargıtay başkanımızı, tabuları sorgulayan iş adamlarımız var.
Türkiye reformlarını gerçekleştirebildiği, dünyaya bakışını ve pazarlık biçimini değiştirebildiği oranda 11 Eylül rüzgarlarını arkasına alabilecek, coğrafi konumunu ve insan potansiyelini daha iyi kullanabilecek. Bundan sonra kimsenin Kıbrıs’ta Türk tarafını uzlaşmaz olarak göstermeye, faturayı Denktaş’a çıkartmaya hakkı yok.
Eğer soruna bir çözüm bulunamazsa, bundan tek başına Türk tarafı sorumlu olmayacak. Çözüm bulunmadan Kıbrıs’ın AB’ye girmesi zorlaşacak. GKRY’nin AB üyeliği için aldığı kayıtsız şartsız destek şarta bağlanacak. Türk tarafı adada kalıcı bir çözüm bulunması için çabalarını iyi niyetle sürdürdüğü sürece Kıbrıs’ın AB üyeliği askıda kalacak.
Ocak ayında başlaması kararlaştırılan görüşmelerden çözüm çıksa da, çıkmasa da Türk tarafının üstünden büyük bir yük kalktı. Artık saha eşitlendi. Tüm parametreler değişti. Çözüm her iki taraf için de zorunluluk olarak kendini dayatıyor.
Üstelik artık geriye dönüş de imkansız. Klerides ve Denktaş kameralar önündeki sıcak tavırlarıyla adada, Türkiye’de, Yunanistan’da ve genel olarak dünyada büyük beklentiler yarattılar. Klerides’in Denktaş’ın yemek teklifini kabul etmesi yumuşamanın başladığını, sürecin çok daha çabuk işleyeceğini gösteriyor. Zaten davet mektubunun üslubu ve içeriği de en azından Türk tarafının iyi niyetli olduğunu ispatlıyor.
Tüm eksikliklerine rağmen Türkiye bu şekilde devam ederse, uluslararası toplumda sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen bir ülke olur. 11 Eylül rüzgarları asıl bundan sonra yelkenlerimizi şişirir. Şimdi sıra Ortadoğu barışında daha aktif rol oynamaya, kopması muhtemel kıyametin öncesinde tarafsız tutumu sürdürmeye kaldı. Tabii birileri bizi gaza getirip Irak’a müdahaleye ikna etmezse...
|
|
 |
|