|
 |
|
KEİ’ye hayat öpücüğü
Uzun süredir komada olan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) AB’nin suni teneffüsü ile hayata döneceğe benzer. Brüksel merkezli etkin düşünce kuruluşu CEPS (Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi) şimdiden bu konuda bir rapor hazırladı. Ağustos 2001’de Michael Emerson ve Marius Vahl tarafından hazırlanan raporda, KEİ’nin güçlendirilmesinin AB için gerekli olduğu vurgulandı, sebepler sıralandı.
Her ne kadar düşünce kuruluşlarının tercihleri etkilemeye çalıştıkları oluşumların tercihlerini yansıtmasa da, hazırlanan raporun sağlam temeller üstüne oturan görüşleri AB’nin KEİ’ye bakışını belirlemeye, benim de aralarında bulunduğu KEİ karamsarlarının görüşlerini değiştirmeye aday.
Zaten KEİ bölgesindeki sorunlar da giderek çözülmeye, istikrar istikrarsızlıktan daha fazla önem kazanmaya başladı. Bölgesel işbirliğinin itici gücünü oluşturacak Türkiye, Rusya ve Yunanistan arasındaki ilişkiler 1990’ların ilk yarısıyla karşılaştırılamayacak kadar düzeldi. 1997’den itibaren Türkiye-Rusya ilişkilerindeki sorunların aşıldığını söylemek mümkün.
Öcalan krizi sonrası dönemde Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde kararlı bir iyileşme gözlemleniyor. Kıbrıs sorununun çözüm yoluna girmesiyle birlikte Ege sorunlarının da çözüm yoluna girmesi kaçınılmaz. Ayrıca, Hazar havzası enerji kaynaklarının dünya pazarlarına taşınması için girişilen rekabet Bakü-Tiblis-Ceyhan hattına ilk kazmanın vurulmasıyla sona erecek. Üstelik, KEİ platformu içinde bir AB üyesinin ve üç AB adayının olduğunu da unutmamak gerek.
Bilindiği gibi KEİ’nin fikir babası emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ’dır. Elekdağ 1989 yılında gazetelerde yazmaya başladığı yazılarında Karadeniz bölgesinde bir işbirliği olasılığından söz etmiş ve böylesi bir işbirliğinin Türkiye’ye yeni yeni olanaklar sağlayacağını öne sürmüştür.
Elekdağ’a göre, Türkiye Avrupalı ve Ortadoğulu olduğu kadar da Balkanlı, Karadenizli, Kafkaslı, Asyalı ve Akdenizli bir ülkeydi. Soğuk savaş sonrasının şartları jeopolotiğinin tüm bu özellikleri geliştirebilme imkanı tanımaktaydı. Karadeniz’de işbirliğini geliştirmek ülkenin jeopolitik önemine bir başka boyut daha katacaktı. Sovyetler Birliği’ndeki değişiklikler Türkiye’nin bu ülke ile olan ilişkilerinde önemli sıçramalara yol açmıştı. Çok taraflı bir işbirliğinin gelişmesi ticari ilişkileri çok daha hızlı arttıracaktı.
Ayrıca Elekdağ’a göre bu proje Türkiye’nin aktif dış politikasına da olumlu bir örnekti. Karadeniz işbirliği, Türkiye’nin dünya politik sahnesinde yerlerini almaya başlayan Orta Asya’daki Türk kökenli cumhuriyetlerle derin ve zengin ekonomik, kültürel ilişkiler geliştirmesi için en uygun zemini hazırlayacaktı.
Çok geçmeden Elekdağ’ın projesi Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından benimsendi ve ilk temaslar Sovyetler Birliği ile gerçekleştirildi. Eylül 1989’da Mikhail Gorbachov’la yapılan bir telefon görüşmesinden sonra da çalışmalar ivme kazandı. Proje fikri Bulgaristan ve Romanya’ya ilk kez Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın aynı yıl içinde Antalya’da düzenlenen toplantısı sırasında açıldı.
Bulgar Bilimler Akademisinden Olga Teneva ile Fernando Kozovski’nin bir zamanlar yazdıklarına inanacak olursak “Türk-Sovyet inisiyatifi olarak” sunulan bu projenin amacı sermaye, mal, servis iş gücü ve bilginin bölge içinde serbest dolaşımıydı. Projenin modeli Avrupa Topluluğu (AT) deneyiminden kaynaklanmaktaydı.
Hatırlanacağı gibi, bu dönemde Türkiye’nin AB’ye yaptığı adaylık başvurusu reddedilmiş, Soğuk Savaş sona ermiş ve Türkiye’nin coğrafi öneminin erozyona uğrayacağı düşünülmüştü.
Sovyetler Birliği, Bulgaristan, Romen ve Türk heyetleri arasındaki amaca yönelik ilk resmi toplantı 19-20 Aralık 1990’da Ankara’da yapıldı Sovyet delegasyonu içinde Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Moldavya’da temsilciler de yer aldı. Toplantının başlamasından iki gün önce Türkiye taraflara bir çerçeve anlaşma taslağı sundu. Ancak taslağın tüm üretim faktörlerinin serbest dolaşımı öngören iddialı yaklaşımı zaman içinde törpülendi.
Ankara, Bükreş, Sofya ve Moskova’da bir araya gelen heyetler taslağın bölgeselci yaklaşımını terk etti. Sonuçta 11-12 Temmuz 1991 Moskova toplantısında ortaya aslında niyet bildiriminden pek öteye geçmeyen ve potansiyel beklentileri muğlak bir lisansla ifade eden, beyan edilenlerden ilerde tarafların rahatsız olmaması için kapıları herkese ve her şeye açık tutan bir belge ortaya çıktı.
Moskova toplantısında alınan karar gereğince metnin 1991 sonbaharında bir zirve toplantısı ile imzalanması gerekmekteydi. Ancak Sovyetler Birliği’nde 19 Ağustos 1991 darbesiyle başlayan gelişmeler, 26 Aralık 1991’de Sovyetler Birliği’nin resmen sona ermesine kadar sürdü. Bu süre içinde bu işbirliğinde yer alması düşünülen Sovyet cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilan etmeleri sonucunda ortaya çıkan muğlak siyasal ortam KEİ’nin imzalanmasını geciktirdi.
Moskova’da yaklaşık yedi ay önce alınan kararlar bir kez daha 3 Şubat 1992’de İstanbul’da Dışişleri Bakanları Toplantısı ile teyit edildikten sonra zirveye giden yol açılmış oldu. Karadeniz Ekonomik İşbirliği resmen 25 Haziran 1992’de İstanbul’da 11 devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı bir törende imzalanan deklarasyon ile başladı.
Türkiye ve Yunanistan’ın Başbakanlarıyla temsil edildikleri zirveye Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldavya, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna devlet başkanları düzeyinde katıldı.
Deklarasyonun amacı bundan sonraki bölgesel işbirliğinin hangi temele oturduğunun açıklanması ve hangi alanlarda öncelikli işbirliğinin gerçekleşeceğinin belirlenmesidir. Deklarasyonun on üçüncü maddesinde ulaşım ve iletişim, enformatik, istatistiksel değişim, standardizasyon, enerji, madencilik, turizm, tarım ve tarıma dayalı endüstri, sağlık, bilim ve teknoloji alanlarında işbirliğine gidilmesinin istendiği belirtilmiştir.
İşbirliğinin niteliğinin detayları üstünde durulmayan deklarasyonda işbirliğinin dereceli gerçekleşeceği 10’cu maddede kayda bağlanmıştır. Deklarasyon tarafların üçüncü ülkelerle olan ilişkileri üstünde hassasiyetle durmaktadır. Ayrıca bu zirvede KEİ’nin ilk dönem başkanlığının ve sekreterya faaliyetlerinin Türk Dışişleri’nce yürütülmesi de karara bağlanmıştır.
23-24 Eylül 1992 tarihlerinde İstanbul’da KEİ’nin örgütsel yapısına ilişkin bir uzmanlar toplantısı yapılmış ve gözlemcilik statüsüne ilişkin esaslar ile bazı usul kuralları saptanmıştır. Bankacılık, sınai ve ticari işbirliği çalışma grupları toplantılarından 10 Aralık 1992 günü Antalya’da Birinci KEİ Dışişleri Bakanları toplantısına somut adımlar atılamamıştır.
İstatistiki veri konusunda 1-2 Ekim 1992 tarihlerinde Ankara’da yapılan toplantıda Devlet İstatistik Enstitüsü bünyesinde kurulacak bir merkez aracılığıyla üye ülkelerin ekonomik veri ve istatistiki bilgi değişimi başlatmaları kararlaştırılmıştır. Bakanlar toplantısında karara bağlanan en önemli çalışma İstanbul’da bir KEİ Uluslararası Sekretaryası kurulması olmuştur.
Sekretarya’nın geçici yönetimi Türkiye’ye verilmiş ve masraflarının da Türkiye tarafından karşılanması kabul edilmiştir.1 Ocak 1994 tarihine kadar sekretarya faaliyetleri Dışişleri Bakanlığınca desteklenen bir ekipçe yürütülmüştür. Uluslararası sekreterya ise bu tarihten itibaren oluşturulmuştur.
9 Aralık 1993 Sofya Dışişleri Bakanları toplantısında bölgedeki işbirliğinin üst yapı kurumlarının oluşturulması yönünde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. NGO'larla ilişkiler, sekreteryanın atanma ve çalışma kuralları, bütçe ve gözlemci statüsü ile ilgili kararlar alınmıştır.
Bu toplantı sırasında alınan en önemli karar Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası’nın daha önce 14-15 Ekim tarihlerinde Finans ve Bankacılık Çalışma Grubunda benimsenen taslak anlaşmanın benimsenmesidir. 30 Ocak 1994’de ise Bankanın Kurucu Anlaşması’nı Tiflis’de imzalanmıştır.
Merkezi Selanik’de olması kararlaştırılan bankanın başkanlığını 3 yıl süreyle bir Türk yapacak ve sermayesinin %16,5’u da Türk olacağı belirlenmiştir. Ancak Banka büyük ölçüde kurucu devletlerin katkı paylarını ödemede karşılaştıkları zorluklar nedeniyle 1998’e kadar kurulamamış, faaliyete ise Haziran 1999’da geçebilmiştir.
Çok taraflı ilişkilerin pekiştirmek amacıyla 25-26 Şubat 1993 tarihleri arasında İstanbul’da toplanan Bulgaristan ve Yunanistan dışındaki KEİ ülkelerinin parlamento başkanları KEİ Parlamenter Assamblesi’nin (KEİPA) kurulması üstünde anlaşmışlardır.
Yayınladıkları deklarasyonda bölgesel ekonomik işbirliğine atıfta bulunulmamış, buna karşılık insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler ve ilkelerinin gelişmesine yardım ve katkıda bulunmak amacı ön plana çıkarılmıştır. Bu toplantıda ayrıca KEİPA iç tüzüğü de kabul edilmiştir.
Parlamentolar arası işbirliğinin amacının ayrıca bölge ülkeleri arasında güven ortamı yaratmak ve iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmek olduğu vurgulanmıştır. Parlamenter Assamblesi’nin sekreteryası yine Türkiye’nin maddi katkılarıyla İstanbul’da kurulmuştur.
30 Haziran 1995’de Bükreş’te, 25 Ekim 1996’da Moskova’da iki zirve toplantısı daha gerçekleştirmiş olmasına rağmen, KEİ tarihindeki en önemli dönüm noktası 5 Haziran 1998’deki Yalta zirvesidir. Bu zirve ile KEİ bir uluslararası kimliğe kavuşmuş ve kendini bölgesel örgüt ilan etmiştir. 1 Mayıs 1999’dan bu yana örgüt hükmü şahsiyet kazanmıştır.
Son aylarda KEİ’nin örgütsel yapısını kuvvetlendirecek önemli bir gelişme de Nisan-Kasım 2001 arasında altı aylık dönem başkanlığını yürüten Türkiye’nin üye ülkelerden örgüte daimi temsilci atamalarını istemesidir. Türkiye bunun daha sonraki yıllarda bir Daimi Temsilciler Konseyi’nin kurulmasına yol açacağını ummaktadır.
Bugün KEİ uluslararası sekreteryası, karar verme organları, Parlamenterler Asamblesi, Bankası, İş Konseyi ve Atina’daki Uluslararası Karadeniz Çalışmaları Merkezi ile olgun bir örgütsel yapıya sahiptir. Ancak KEİ kuruluş amaçları arasında öngörülen pek çok alanda işbirliğini geliştirmek için atılımda bulunmuş olmasına karşın, henüz varlığını haklı gösterebilecek çapta bir projeye imza atamamıştır.
Eğer Avrupa KEİ’ye hayat öpücüğü konduracak olursa, örgütün büyük projelere imza atması, Türkiye’nin de bundan parsa toplaması, coğrafyasının önemine önem katması mümkün olacak. AB ile pazarlık şansı artacak. KEİ’nin mikro milliyetçiliğe dayalı sorunlara müdahale edebilmesi sağlanacak. İlgililere duyurulur...
|
|
 |
|