|
 |
|
Bir Buluşmanın Ardından
10 Ekim 2001’de Doha’daki İslam Dışişleri Bakanlarının olağanüstü toplantısı sırasında Cem’e Papandreu’dan gelen bir telefondan sonra doğan İKÖ ile AB üye ve adaylarının buluşturulması fikri 12 Şubat’ta başarıyla hayata geçti. 71 ülkeden yetkililer İstanbul’a gelip, medeniyetlerin çatışmasını istemediklerini dünyaya gösterdi. Sorunlar masaya yatırıldı, beklentiler ortaya kondu.
Yayınlanan ortak deklarasyonla hem terörizm lanetlendi, hem de 11Eylül trajedisine gerekçe gösterilen Filistin sorununa iki devlet temeline dayanan adil bir çözüm bulunması gereğine işaret edildi. Ayrıca yokluğunda Washington’un kulakları da çınlatıldı. Terörizme karşı mücadelenin BM çerçevesinde yapılması, BM Şartına ve kararlarına uyulması istendi.
Doğal olarak tek bir toplantıyla yüzyılların birikimi önyargıların bir çırpıda silinip atılması, Huntington’un kafalara kazınan tezlerinin çürütülmesi imkansız. Kimsenin İstanbul’da toplantı yapıldı diye iki günde dünya görüşünü değiştireceği yok.
Eğer toplantının başarısını değişime bulunacağı dramatik katkıda ararsak hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Buraya gelip İstanbul ruhundan bahsedenler yarın öbür gün kalkıp Hıristiyan Batının üstünlüğünden söz edebilirler.
Toplantının başarısını İstanbul’da yapılmasında, Türkiye’nin imajına katkısında aramak gerekir. Her ne kadar bazılarımız olayın Batı basınında yeterince yer almadığından yakınsa da, bence bu tam anlamıyla bir PR gösterisiydi ve dünyaya Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında sadece stratejik bir köprü olmadığını ispatladı.
Ayrıca yan ürünleri açısından da verimli bir toplantı oldu. Ege sorunlarının masaya yatırılacağı teyit edildi, dünya politikasında başına “şer” bile gelse eksenlere akslara ihtiyaç olmadığı Avrupa’nın en yetkili ağızlarından ifade edildi, Türkiye ile Yunanistan Romanya ve Bulgaristan’ın NATO üyeliğine destek verdi, KKTC toplantıya eşit şartlarla katıldı, Afganistan’ın yeni yönetimi ilk uluslararası toplantı deneyimini yaşadı.
Yakında bir de kitapları yargılamamayı, insanları düşüncelerinden dolayı hapse tıkmamayı öğrenirsek nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkenin ilk parlamentosunun toplandığı binada böylesi bir buluşmanın sembolik önemi çok daha fazla ortaya çıkacak.
Ancak o kadar beklemeden siyasi öngörüsü için İsmail Cem’i, buluşmanın altyapısını hazırlayan ve başarılı geçmesini sağlayan Dışişleri Bakanlığı’nı, Çırağan’da yerli ve yabancı basının kaprislerini göğüsleyen Basın-Yayın ve Enformasyon ekibini kutlamak gerekiyor...
Daha önceki yazıları:
Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
Samson Devletleri
KEİ’ye hayat öpücüğü
Amerika Keşifleri
Türkiye’nin Irak İkilemi
Irak’a Müdahale
Yeni Yıl Falı
Yerinde karar
ABM sizlere ömür...
AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
İnanılmazı Gerçekleştirmek
Sıra Irak’a Gelirse...
Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
Kıbrıs Meselesi
İncir Yaprağı
Felaket Senaryosu
Asker Gönderme
Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
Kim haklı?
Meşruiyet Sorunu
Ufuk Turu
|
|
 |
|