22 Kasım 2009
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Tarihe not düşmek için...

Bakü-Tiflis-Ceyhan hayali nihayet gerçekleşme aşamasına geldi. 1992 yılının Aralık ayında Elçibey’in kişisel daveti ile başlayan macera geçtiğimiz günlerde Azeri, Gürcü ve Türk Cumhurbaşkanları’nın bir araya gelerek sembolik temel atma törenine katılmasıyla noktalandı. Bir son dakika pürüzü çıkmazsa 2005 yılında hattan petrol akmaya başlayacak.

Türkiye’nin bu hattan ne kazanacağı konusundaki rivayetler muhtelif. Ancak resmi açıklamalar ilk yıllarda kazancın mütevazı boyutlarda kalacağını, geçiş ücretinin yılda 100 milyon doları aşmayacağını gösteriyor.

Amaç baştan beri para değil jeopolitik önem olduğu için bu kadarına bile şükretmek gerekiyor. Basının büyük desteği, hükümetin kayıtsız şartsız isteğiyle daha koyu bir pazarlık yapılması zaten imkansızdı. Biz hep bir ağızdan Bakü-Ceyhan olsun da nasıl olursa öyle olsun dedik.

Çünkü bu proje sayesinde bölgenin bize bağlanacağını, petrol musluğunu elimizde tutacağımızı, hatta dünya petrol fiyatlarının belirlenmesinde söz sahibi olacağımızı umduk. Boğazlardaki petrol trafiğinin de hafifleyeceğini düşündük.

Bu yüzden uluslararası sivil toplum örgütlerinin koloni antlaşması dedikleri türden bir geçiş anlaşması imzaladık. Pek çok açıdan yüz yıl önceki Bağdat Demiryolu projesine benzeyen bu antlaşmayla kendi ülkemizin çıkarlarını korumaktan aciz hale geldik ve boru hatlarının geçtiği bölgelerdeki egemenlik haklarımızı büyük ölçüde BP’ye devrettik.

O da yetmezmiş gibi hattın topraklarımızdan geçen kısmın maliyeti belli bir miktarın (1.4 milyar dolar) üstüne çıkarsa üstünü tamamlamayı taahhüt ettik. Sanki bu ülkenin etrafa para saçma lüksü varmış, sanki hastaneleri, okulları, yolları matahmış, ekonomisi krizde değilmiş gibi.

Fakat artık geriye dönüp düşünmek için çok geç. Pişmiş aşa su katmanın anlamı yok. Şimdi bunları unutup, “başarımızın” tadını çıkartma zamanı. Umarız hattın inşaatının yan getirisi ilerde karşılaşacağımız zararları karşılamaya yeter. Umarız bir çevre felaketi yaşamayız. Umarız başka devletlerle yapılan geçiş antlaşmaları da bizimkine benzer hükümler içeriyordur.

Ancak bana öyle geliyor ki, eğer basınımız biraz sağduyulu davranabilseydi, eğer köşe yazarlarımız BP destekli düşünce kuruluşlarının gazına bu kadar çok gelmeseydi, eğer halkımız kendine anlatılan efsanelere bu kadar kolay inanmasaydı, eğer hükümetlerimiz bu denli gayretkeş olmasaydı daha sıkı pazarlık edip daha çok taviz kopartmamız mümkün olurdu.

Ana ihraç boru hattının ne Karadeniz’e, ne de Basra Körfezi’ne çıkacağı vardı. Boğazlar bizde, Montreux elimizde olduğu sürece kimse petrolü Karadeniz’e taşıyamazdı. By-passlar ve İran seçeneği hiç gerçekçi değildi. Ama dedik ya artık çok geç. 10 Eylül 2000 tarihli resmi gazetede yayınlanan “Ev Sahibi Ülke Anlaşması” her şeyi yerli yerine koymuş.

Peki niye böyle bir yazı yazıyorsun derseniz onun da sebebi basit: Tarihe küçük bir not düşmek, zamanında kayıtsız şartsız Bakü-Ceyhan mantığına karşı çıktığımı hatırlatmak, ilerki yıllarda birileri bizi duyarsızlıkla ya da gerçekleri görememekle suçlarsa ben bir şeyler söylemiştim demek için...


Daha önceki yazıları:
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet