23 Kasım 2009
Pazar
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Kaş Yaparken Göz Çıkartmak

Seçimler yaklaşırken ayranı kabaran Türk siyasetçisi muhtemel Irak müdahalesini siyaset malzemesi yapmaya başladı. Kuzey Irak’taki oluşumun yaşayabilir bir devlete dönüşmesi olasılığı karşısında hepsi aslan kesildi. Seçim meydanlarında ülkeyi kurulması “planlanan” Kürt devletinden ve onun etkilerinden korumak için parçalanıyorlar. Ecevit ve Bahçeli’nin açıklamalarını duyanlar DSP ve MHP’yi muhalefette sanır.

Oysa iktidar onların elinde ve ne yapacaklarsa meydanlarda değil, kapalı kapılar ardında yapmaları gerekiyor. Çünkü meydanlarda yaptıkları ülkeye yaradan çok zarar getiriyor. Sözleriyle, söylemleriyle ülke bütünlüğüne Iraklı Kürtlerden daha çok darbe vuruyorlar. Türkiye’nin Kuzey Irak’tan esen zayıf bir rüzgarla yıkılabilecek kağıttan kale gibi görünmesine, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürt vatandaşlarının sistem tarafından dışlanıldıkları izlenimi edinmelerine yol açıyorlar.

Bu izlenim soydaş diye adlandırdıkları Türkmenlerin haklarının korunması konusunda gösterdikleri bariz hassasiyetle daha da güçleniyor. Eğer haklar korunacaksa, bu ülkenin kurucu unsurları arasında olan ve Avrupa’nın tüm ısrarlarına rağmen azınlık olarak kabul etmediğimiz Kürtlerin, Arapların soydaşlarının ve Irak’taki diğer etnik kimliklerin hakları da korunmalı. Türkiye ve siyasetçisi Kuzey Irak’ta her yapılana itiraz edeceğine, Irak’ın geleceğine ilişkin kendi planını ortaya koymalı.

Madem ki Kuzey Irak bizden sorulur, Irak’a yapılacak bir müdahale bizsiz olmaz diyoruz, o zaman gereğini yapmak, Irak’ın geleceğini şekillendirmek için Türkiye’nin çıkarlarını koruyan ve mümkün olduğunca tarafları tatmin eden projeler üretmek zorundayız. Elimizde bir siyasi plan olmadan, bölgeden destek sağlamadan Kuzey Irak’a müdahale etsek ne olur. Olsa olsa kısa dönemde Kerkük’ün Kürtlerin eline geçmesini, bölgesel yasama ve yürütme organının sağlıklı işlev görmesini engelleyebiliriz.

Ama uzun dönemde sadece Kürt Devletinin kuruluşunu çabuklaştırırız. Buna karşılık ödeyeceğimiz siyasi ve ekonomik bedel de çok ağır olur. Ekonomimiz krize girer, turizmimiz baltalanır, AB ile ilişkiler batağa saplanır, kendi içimizde sorunlar yaşarız. Bu yüzden güç sadece mecbur kalırsak kullanmak zorunda olduğumuz bir araçtır.

Kaldı ki, güç kullanacaksanız ya da amaçlarınıza ulaşmak için güç kullanma tehdidinde bulunacaksanız bile, bunu bağıra çağıra meydanlarda ilan etmek yerine kararlılığınız göstererek de yapabilirsiniz. Sınırda küçük bir manevra muhataplarınıza gereken mesajı vermeye yeter de artar. Hiç olmazsa bu sayede seçimden kaçmak için ülkeyi savaşa sürüklüyor izlenimi doğurmazsınız. İnandırıcı olursunuz.

Ayrıca Kuzey Irak konusuna bu kadar angaje olmak, müdahale etmeye hevesli Amerika ile olan pazarlığınızın akıbeti açısından da akıllıca değildir. Sizi bedavaya ikna etmeleri, zaten kurulmayacak, daha doğrusu kurulamayacak bir Kürt devleti karşılığında Irak’a sürüklemeleri, kendi müdahalelerinin olumsuz sonuçlarına üç kuruşa katlanmanızı sağlamaları mümkün olur.

Yani kısacası Irak’ı seçim malzemesi yaptığınızda, Kürt meselesini yakınınızdaki gazeteciler vasıtasıyla pompaladığınızda ülkeye zarar verirsiniz. Niyetiniz kaş yapmak olmasa dahi göz çıkartırsınız...


Daha önceki yazıları:
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet