23 Kasım 2009
Pazar
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Kredi Hepimizin

AK Parti iktidarına dünya beklenmedik bir şekilde kredi açtı. Liderler AK Partinin Türkiye’de başa geçmesini büyük coşkuyla karşıladı. AB üyeliğimizin en önemli sponsoru Yunanistan Erdoğan’ı Atina’ya davet etti.

Yabancı basında birkaç istisna dışında genel hava son derece olumlu. Derecelendirme kuruluşları notumuzu yükseltirken, bir önceki hükümete kök söktüren IMF yeniden pazarlık ederiz dedi. AB’den de gayet olumlu sinyaller geliyor. Eğer bu fırsatı iyi kullanabilirsek, kronikleşmiş sorunlarımızın pek çoğundan kurtulabilme, demokrasimizi rayına oturtabilme, AB’den takvim alabilme şansımız var.

Her şeyden önce AK Parti’nin şimdiki uzlaşmacı üslubunu, hiç de alışık olmadığımız yeni siyaset anlayışını sürdürmesi şart. Ancak bu tek başına yeterli değil. Ülkeyi her an bölünecekmiş, her an laiklikten vazgeçecekmiş gibi gören ve durumdan vazife çıkartanların da kendilerini yeni koşullara uydurmaları gerekiyor.

Testiyi kırmadan çocuk dövme devrinin çok eskilerde kaldığını, geçmişe bakarak gelecek için ders çıkartmanın her zaman mümkün olmadığını görmeleri şart. Sudan nedenlerle parti kapatmak, siyasi yasaklar konusunda ısrarcı olmak Türkiye’ye yarardan çok zarar getirir.

Kopenhag siyasi kriterlerine uyum devrinde kimseye parti kapatmayı, iktidardaki siyasi partinin liderini şiir okumaktan dolayı hapse atmayı anlatamazsınız. Hukuk da, hukukçu da, hukukçuya yön verenler de zamana uyum sağlamak zorunda. Çünkü açılan kredinin ön koşulu oyunu kurallarına göre oynamak. Ülkenin yeni gerilimlere hiç tahammülü yok. Tıpkı dünya gibi biz de AKP’ye kredi açmak durumundayız. Açmadığımız, yasaları zorladığımız, meşruiyeti tartışmalı kararlar aldığımızda ülkeyi, yani kendimizi sıkıntıya sokarız.

Nihayetinde dünyanın Erdoğan’a açtığı kredi hepimizin. 12 Aralık zirvesinden tarih çıkarsa, IMF muslukları açarsa, aldığımız kredilerin faizi düşerse, yabancı yatırımcı Türkiye’yi istikrarlı bulursa, Kıbrıs sorunu istediğimiz ya da istediğimize yakın bir şekilde çözülürse biz karlı çıkarız. Ekonomik krizi atlatabilir, rahata kavuşabiliriz. Aklımızı AK Partinin ne yapabileceğine değil, neler yaptığına verelim. AK Partinin merkez sağda kalmasını sağlamak en az parti kadroları kadar bizim de sorumluluğumuz...


Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

© Copyright 2009 Hürriyet