|
 |
|
Elmalarla Armutlar
Irak’a yapılması beklenen müdahale yaklaştıkça elmalarla armutlar, doğrularla yanlışlar birbirine karışmaya başladı. Müdahalenin meşruiyet temelinin zaafiyeti, doğuracağı insani sorunlar görülünce Türkiye’nin bu işe hiç bulaşmaması gerektiğini söyleyen insanların sayısı arttı. Meclis’e tezkereler gelince fırtınanın daha da şiddetlenmesi olasılığı çok yüksek. Ancak zor kararlar vermek zorunda olanların daha da zorlanmaması gerekiyor. Karşımızda duran sorunu doğru tanımlamamız ve ona göre tedbir almamız şart.
1. Bu sütunda pek çok kez ifade edildiği gibi BM Güvenlik Konseyi’nin yeni bir kararına dayandırılmadan, ben yaptım oldu mantığı ile kalkışılacak bir müdahalenin meşruiyeti zayıf olacaktır. Ne 687 ne de 1441 böylesi bir müdahaleye olanak sağlamaktadır. Kaldı ki burada açıkça ayrımcılık söz konsudur ve bu ayrımcılığın dünya kamuoyuna anlatılmasına imkan yoktur. Araplar ve potansiyel teröristler bunu hiç bir zaman unutmayacaktır.
2. Müdahalenin BM Güvenlik Konseyi kararına dayanması halinde Türkiye’nin kendi çıkarlarını zedelemeden bu müdahaleye yardımcı olmasından başka çaresi yok. İmzacısı olduğu BM Şartı’nın 25. maddesi Türkiye’nin destek vermesini gerekli kılmakta. Fakat meşruiyet zemini güçlü olan böylesi bir karar ne yazık ki Türkiye’nin pazarlık gücünü zayıflatacak, çıkarlarını korumasını, pekiştirmesini güçleştirecektir.
3. Müdahalenin BM Güvenlik Konseyi kararına dayanması halinde Türkiye meşruiyeti tartışmalı böylesi bir müdahaleye destek vermesi güçleşecek, ama aynı zamanda bu güçlüğü şimdiye kadar yaptığı gibi pazarlık kozu olarak da kullanabilecektir. Pazarlıktan hem pozitif yarar sağlanması, hem de menfaatlerine aykırı gelişmeleri bir dereceye kadar önlemesi mümkündür.
Ancak müdahale ne şekilde yapılırsa yapılsın bundan Türkiye etkilenecektir. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, doğacak insani trajedilerden bu ülke de nasibini bir şekilde alacaktır. Mesele öncelikle müdahalenin önlenmesi, eğer önlenemiyorsa Türkiye’nin bu olaydan en az zararla çıkmasının sağlanmasıdır. Bu da sadece müdahaleyi yapanların safında yer almakla mümkün olacağa benzemektedir.
Daha önceki yazıları:
İşe yarar mı?
Sağduyuya Davet
Küçük bir hatırlatma...
İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
Sonuç ne olursa olsun...
Farkında mısınız NATO genişledi
Sorunlar ve Fırsatlar
Çözüm olursa...
Kredi Hepimizin
Beklenen Oldu
Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
Yalan mı?
Kara bulutlar
Eğer doğruysa
Tarihe not düşmek için...
Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
Toprak yerine petrolden pay...
Çeçen Sorunu
Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
12 Yılın Muhasebesi
Laço Tayfa
Yokluğu Hissedilecek
UCM ve Türkiye
Bush’un Önerisi
Kazalar ve Boğazlar
Zirve Dersleri
NATO Light
Top karşı tarafta
Kendini aşmak
Trabzon Buluşması
Acele etmeyelim...
Biraz Bocaladıktan Sonra
Durum Tespiti
Arap Zirvesi’nin Ardından
Cheney’nin Ardından
MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
Ems Telgrafı
Bir Buluşmanın Ardından
Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
Samson Devletleri
KEİ’ye hayat öpücüğü
Amerika Keşifleri
Türkiye’nin Irak İkilemi
Irak’a Müdahale
Yeni Yıl Falı
Yerinde karar
ABM sizlere ömür...
AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
İnanılmazı Gerçekleştirmek
Sıra Irak’a Gelirse...
Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
Kıbrıs Meselesi
İncir Yaprağı
Felaket Senaryosu
Asker Gönderme
Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
Kim haklı?
Meşruiyet Sorunu
Ufuk Turu
|
|
 |
|