23 Kasım 2009
Pazar
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

İpliğimiz pazara çıktıkça...

Irak krizi tırmandıkça ipliğimiz de pazara çıkıyor. İnsan hakları ihlallerimize eskiden sadece Avrupa basını yer verirdi. Artık kervana Amerikalı gazeteciler de katıldı. Nicholas Kristof The New York Times’daki köşesinde işkence sırasında cinsel tacize uğramış bir adamla bölgedeki güvenlik kuvvetlerinin takibinden nasıl kaçtığını 14 Mart’ta ballandıra ballandıra anlatmış. Kristof yalnız değil. Krizi yakından takip etmek için bölgeye gelen yabancı gazeteciler bir süredir Bağdat’tan çok Ankara’yı eleştiriyor.

Bunda tezkerenin reddedilmesinin, para için pazarlık yapılmasının, Amerikan kamuoyunun hayal kırıklığına uğramasının tabii ki rolü büyük. Ancak ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Eğer Türkiye insan haklarına sahip çıksaydı, işkenceyi önlemek için zamanında tedbir alsaydı, Kristof ve benzerleri belki bölgenin sefaletini, geri kalmışlığını yazardı ama insan suçu işkenceden, Türklerin Kürtleri ezdiğinden bahsedemezdi.

Fakat ne yazık ki Ankara gereken tedbirleri alamadı, Kürt sorunu ile PKK’yı birbirinden ayırmayı beceremedi. İktidarın gerçek sahipleri hala parti kapatmayı marifet sayıyor, ifade özgürlüğünün engellenmesi ile Türkiye’yi bir arada tutabileceğini zannediyor. Kendi Kürdünü hasım sayan zihniyet doğal olarak Kuzey Irak Kürdünü düşman gibi görüyor. Karşına “Türkmen kartını” çıkartmaya çalışıyor.

Evet, caydırıcı olmak zorunda olduğumuz doğru. Yunanistan Makedonya’nın bağımsızlığına nasıl karşı çıktıysa bizim de Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı çıkmamız çok doğal. Bağımsız ve yayılmacı bir Kürdistan’ın Türkiye’yi de istikrarsızlığa sürükleme riski var. Türkiye’de sadece Kürt olmalarından ötürü baskı gördüğüne inanan insanlar için demokratik bir Kürdistan’ın federe veya bağımsız bir cazibe merkezi haline geleceği de gerçek.

Ancak bunun tek çözümü tüm dünyayı karşımıza alacak bir müdahale olmamalı. Caydırıcı olduğumuz kadar demokrat da olmalıyız. Kuzey Irak’taki tüm “kardeşlerimizin” çıkarlarını koruyacak, bizimkilerle dengeleyecek bir yöntem bulmalıyız. Hakkını koruduğumuz Türkmenleri “kart” olarak görürsek onları da çıkmaza sürükleriz.

Siyasilerimiz Kürtler ve Türklerin kardeş olduğunu daha yüksek sesle dile getirmeli. İşkence iddiaları süratle araştırılmalı, milletvekilleri Amerikan askerlerinin ne yaptığına ayırdığı zaman kadar kendi halkının ne düşündüğüne ve neden şikayetçi olduğunu anlamaya da zaman ayırmalı.

Çünkü caydırıcılık ancak o zaman işe yarar, ancak o zaman haklı olduğumuzu dünyaya anlatabiliriz. Askeri gücümüzü siyasi etkiye dönüştürebiliriz. Aksi takdirde ne yaparsak yapalım bu müdahalenin mağlubu biz oluruz. Ne Kuzey Irak’a asker konuşlandırmamız, ne Amerikalıları topraklarımıza kabul etmemiz, ne de uçuş izni vermemiz işe yarar...


Daha önceki yazıları:
  • Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
  • Zor Sorun – Zor Çözüm
  • Sıkı Pazarlık
  • Eskisi gibi olmayacak...
  • Elmalarla Armutlar
  • İşe yarar mı?
  • Sağduyuya Davet
  • Küçük bir hatırlatma...
  • İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
  • Sonuç ne olursa olsun...
  • Farkında mısınız NATO genişledi
  • Sorunlar ve Fırsatlar
  • Çözüm olursa...
  • Kredi Hepimizin
  • Beklenen Oldu
  • Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet