|
 |
|
Kuzey Irak'ta hassas dengeler
Geçtiğimiz hafta Türk-Amerikan ilişkileri kopma noktasına geldi. Gerilimin görünürdeki nedeni uçuş koridorlarının düzenlenmesi olmakla beraber, asıl sebep Kuzey Irak’a girecek Türk birliklerinin niteliği ve konuşlanacağı yerdi. Kriz şimdilik hava koridorlarının açılmasıyla birlikte aşıldı. Ancak bunun kalıcı olup olmayacağı belli değil.
Amerikan yönetiminin her kademesi Türkiye’nin Irak’a asker sokmasına karşı olduğunu söylüyor. Kuzey Irak’taki gelişmeleri kontrol etmek isteyen Türkiye’nin elindeki tek koz ise hala güç kullanma tehdidi. Görünen o ki, gelecek günler Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli krizlere gebe. Her şey Amerika’nın tutumuna, Kürtlerin sağduyusuna ve Ankara’nın askeri caydırıcılığa paralel politikalar üretmekteki becerisine bağlı.
Bilindiği gibi Kuzey Irak’taki Kürtler epeydir Kerkük’ün kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Hatta iki kez güç kullanarak kenti ele geçirmeye bile kalktılar. Ekim 1986’da İran-Irak Savaşı sürerken İran Cumhuriyet Muhafızları ile birlikte KYB Kerkük’e saldırdı. Mart 1991’de Irak Kuveyt’i işgali ertesinde koalisyon güçleri tarafından yenildiğinde de Kürtler Kerkük’ü kısa bir süre için ele geçirdi.
1970’de Kürtlere otonomi tanıyan meşhur Mart Manifestosu’nun, 1974 tarihli otonomi planın işlememesinin temel nedeni de Kerkük. Kürtler, bu şehrin tarihi ve demokratik nedenlerle kendilerine ait olduğuna inanıyorlar. Hayallerindeki bağımsız Kürdistan’ın veya gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledikleri Federal Kürdistan’ın başkenti olarak Kerkük’ü görüyorlar. Kerkük’ü Kürtler için vazgeçilmez kılan bir başka ve belki de gerçek neden de petrol.
1999 yılında Kerkük’ten günde 900 bin varil petrol çıkartılmaktaydı. Bu rakamın biraz yatırımla çok yukarılara çekilmesi ve kurulacak federe ya da bağımsız devletin ekonomisinin kendi ayakları üstünde durması mümkün. İspatlanmış petrol rezervi 10 milyar varili geçen Kerkük’ün cazibesine pek çok Batılı ülkenin kapılması da kaçınılmaz. Dolayısıyla Kürtler Kerkük’ün kontrollerine geçmesi halinde bağımsızlık yolunda önemli bir ekonomik kazanım ve siyasi koz elde edeceklerini düşünüyor.
Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasının Türkiye’de istikrarsızlığa yol açacağına inanan ve Kuzey Irak’ta hemen her resmi dairede asılı olan Büyük Kürdistan haritalarından rahatsızlık duyan Türkiye ise, Kerkük’ün Kürtlerin eline geçmesine mani olmak istiyor. Bunun için de caydırıcı olmak amacıyla çeşitli gerekçelerle Kuzey Irak’a asker sokmaya ve Irak Türkmen Cephesi vasıtasıyla bölgenin geleceği üstünde söz sahibi olmaya çalışıyor.
Kürtler de Türkiye’nin güç kullanma tehdidini boşa çıkartmak için Amerika’yı yanına çekmeye uğraşıyor. 1 Mart’a kadar Kürtler bu çabalarında başarıya ulaşamayacaklarının farkındaydı. Topraklarını Amerikan askerlerine açan ve 50 küsur yıldır ittifak ilişkileri içinde olan bir ülke yerine Washington’un kendi çıkarlarını korumayacakları biliyorlardı. Ancak 1 Mart’ta milletvekillerimizin “büyük bir sorumluluk örneği” sergileyerek ret ettikleri tezkere Kuzey Irak Kürtlerine yeni bir umut verdi.
Eğer Ankara askeri caydırıcılığa paralel politikalar üretemezse, Amerika Kürtleri engelleyemez ya da engellemek istemezse, Türkiye Kuzey Irak bataklığına rahatlıkla saplanabilir. Aramız sadece Amerika ve Avrupa ile bozulmakla kalmaz, kendi içimizde de olmadık sorunlar yaşarız. Üstelik istemeye istemeye Kürt devletinin kuruluşuna da ön ayak oluruz...
Daha önceki yazıları:
İpliğimiz pazara çıktıkça...
Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
Zor Sorun – Zor Çözüm
Sıkı Pazarlık
Eskisi gibi olmayacak...
Elmalarla Armutlar
İşe yarar mı?
Sağduyuya Davet
Küçük bir hatırlatma...
İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
Sonuç ne olursa olsun...
Farkında mısınız NATO genişledi
Sorunlar ve Fırsatlar
Çözüm olursa...
Kredi Hepimizin
Beklenen Oldu
Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
Yalan mı?
Kara bulutlar
Eğer doğruysa
Tarihe not düşmek için...
Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
Toprak yerine petrolden pay...
Çeçen Sorunu
Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
12 Yılın Muhasebesi
Laço Tayfa
Yokluğu Hissedilecek
UCM ve Türkiye
Bush’un Önerisi
Kazalar ve Boğazlar
Zirve Dersleri
NATO Light
Top karşı tarafta
Kendini aşmak
Trabzon Buluşması
Acele etmeyelim...
Biraz Bocaladıktan Sonra
Durum Tespiti
Arap Zirvesi’nin Ardından
Cheney’nin Ardından
MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
Ems Telgrafı
Bir Buluşmanın Ardından
Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
Samson Devletleri
KEİ’ye hayat öpücüğü
Amerika Keşifleri
Türkiye’nin Irak İkilemi
Irak’a Müdahale
Yeni Yıl Falı
Yerinde karar
ABM sizlere ömür...
AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
İnanılmazı Gerçekleştirmek
Sıra Irak’a Gelirse...
Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
Kıbrıs Meselesi
İncir Yaprağı
Felaket Senaryosu
Asker Gönderme
Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
Kim haklı?
Meşruiyet Sorunu
Ufuk Turu
|
|
 |
|