22 Kasım 2009
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Kuzey Irak'ta hassas dengeler

Geçtiğimiz hafta Türk-Amerikan ilişkileri kopma noktasına geldi. Gerilimin görünürdeki nedeni uçuş koridorlarının düzenlenmesi olmakla beraber, asıl sebep Kuzey Irak’a girecek Türk birliklerinin niteliği ve konuşlanacağı yerdi. Kriz şimdilik hava koridorlarının açılmasıyla birlikte aşıldı. Ancak bunun kalıcı olup olmayacağı belli değil.

Amerikan yönetiminin her kademesi Türkiye’nin Irak’a asker sokmasına karşı olduğunu söylüyor. Kuzey Irak’taki gelişmeleri kontrol etmek isteyen Türkiye’nin elindeki tek koz ise hala güç kullanma tehdidi. Görünen o ki, gelecek günler Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli krizlere gebe. Her şey Amerika’nın tutumuna, Kürtlerin sağduyusuna ve Ankara’nın askeri caydırıcılığa paralel politikalar üretmekteki becerisine bağlı.

Bilindiği gibi Kuzey Irak’taki Kürtler epeydir Kerkük’ün kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Hatta iki kez güç kullanarak kenti ele geçirmeye bile kalktılar. Ekim 1986’da İran-Irak Savaşı sürerken İran Cumhuriyet Muhafızları ile birlikte KYB Kerkük’e saldırdı. Mart 1991’de Irak Kuveyt’i işgali ertesinde koalisyon güçleri tarafından yenildiğinde de Kürtler Kerkük’ü kısa bir süre için ele geçirdi.

1970’de Kürtlere otonomi tanıyan meşhur Mart Manifestosu’nun, 1974 tarihli otonomi planın işlememesinin temel nedeni de Kerkük. Kürtler, bu şehrin tarihi ve demokratik nedenlerle kendilerine ait olduğuna inanıyorlar. Hayallerindeki bağımsız Kürdistan’ın veya gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledikleri Federal Kürdistan’ın başkenti olarak Kerkük’ü görüyorlar. Kerkük’ü Kürtler için vazgeçilmez kılan bir başka ve belki de gerçek neden de petrol.

1999 yılında Kerkük’ten günde 900 bin varil petrol çıkartılmaktaydı. Bu rakamın biraz yatırımla çok yukarılara çekilmesi ve kurulacak federe ya da bağımsız devletin ekonomisinin kendi ayakları üstünde durması mümkün. İspatlanmış petrol rezervi 10 milyar varili geçen Kerkük’ün cazibesine pek çok Batılı ülkenin kapılması da kaçınılmaz. Dolayısıyla Kürtler Kerkük’ün kontrollerine geçmesi halinde bağımsızlık yolunda önemli bir ekonomik kazanım ve siyasi koz elde edeceklerini düşünüyor.

Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasının Türkiye’de istikrarsızlığa yol açacağına inanan ve Kuzey Irak’ta hemen her resmi dairede asılı olan Büyük Kürdistan haritalarından rahatsızlık duyan Türkiye ise, Kerkük’ün Kürtlerin eline geçmesine mani olmak istiyor. Bunun için de caydırıcı olmak amacıyla çeşitli gerekçelerle Kuzey Irak’a asker sokmaya ve Irak Türkmen Cephesi vasıtasıyla bölgenin geleceği üstünde söz sahibi olmaya çalışıyor.

Kürtler de Türkiye’nin güç kullanma tehdidini boşa çıkartmak için Amerika’yı yanına çekmeye uğraşıyor. 1 Mart’a kadar Kürtler bu çabalarında başarıya ulaşamayacaklarının farkındaydı. Topraklarını Amerikan askerlerine açan ve 50 küsur yıldır ittifak ilişkileri içinde olan bir ülke yerine Washington’un kendi çıkarlarını korumayacakları biliyorlardı. Ancak 1 Mart’ta milletvekillerimizin “büyük bir sorumluluk örneği” sergileyerek ret ettikleri tezkere Kuzey Irak Kürtlerine yeni bir umut verdi.

Eğer Ankara askeri caydırıcılığa paralel politikalar üretemezse, Amerika Kürtleri engelleyemez ya da engellemek istemezse, Türkiye Kuzey Irak bataklığına rahatlıkla saplanabilir. Aramız sadece Amerika ve Avrupa ile bozulmakla kalmaz, kendi içimizde de olmadık sorunlar yaşarız. Üstelik istemeye istemeye Kürt devletinin kuruluşuna da ön ayak oluruz...


Daha önceki yazıları:
  • İpliğimiz pazara çıktıkça...
  • Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
  • Zor Sorun – Zor Çözüm
  • Sıkı Pazarlık
  • Eskisi gibi olmayacak...
  • Elmalarla Armutlar
  • İşe yarar mı?
  • Sağduyuya Davet
  • Küçük bir hatırlatma...
  • İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
  • Sonuç ne olursa olsun...
  • Farkında mısınız NATO genişledi
  • Sorunlar ve Fırsatlar
  • Çözüm olursa...
  • Kredi Hepimizin
  • Beklenen Oldu
  • Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet