23 Kasım 2009
Pazar
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam



Asker göndermek şart değil...

Dışişleri Bakanı Türk-Amerikan ilişkilerinin en ciddi krizlerinden birini geçirdiği bir dönemde büyük bir siyasi cesaret ve olgunluk göstererek Washington’a gitti ve iki ülke arasındaki sorunların en üst düzeyde ele alınmasını sağladı. Sorunların çözülüp çözülemeyeceğini, Washington’un Türkiye’nin çıkarlarını kaale alıp almayacağını bilmiyoruz. Ama görünen o ki, Amerikan yönetimi Türkiye’yi kaygılandıran konularda verdiği güvencelerin arkasında duruyor. PKK/KADEK konusundaki hassasiyeti, Irak’ın toprak bütünlüğü konusundaki ısrarı sürüyor.

Bunun devam etmesi için bizim de çok şey yapmamız, Amerika ile çıkarlarımızın kesişme noktalarının çatışma noktalarından daha fazla olduğunu göstermemiz gerekiyor. Ancak çıkarlarımızın ortak olduğunu göstermek, daha da önemlisi Irak’ın geleceği üstünde söz sahibi olmak için bu ülkeye ille de asker göndermemiz şart değil. Washington’u başka biçimlerde de etkilememiz, Amerika için önemli bir bölgesel güç olduğumuzu ispatlamamız mümkün.

Türkiye bölgesinde etkin bir devlet olduğunu kanıtlamak için askeri gücü dışındaki kaynaklarını da harekete geçirebilir. Filistin sorununun çözümünde, bölgenin siyasi yeniden inşasında rol oynayabiliriz. Dışişleri Bakanı’nın Burgaz Üniversitesi’nde, İKÖ ve İktisadi Araştırmalar Vakfı toplantılarında açıkladığı Ortadoğu’da AGİT benzeri işbirliksel güvenliğe dayalı bir örgüt kurulmasına ilişkin görüşlerinin takibi Türkiye’nin kıymetini, bulunacağı her türlü askeri katkıdan daha fazla arttırır.

Ama nedense asker ihracatına karşı toplumsal bir sempatimiz var. Önümüze gelen her yere asker göndermeye, sorunları müdahalelerle çözmeye çalışıyoruz. Son on küsur yıldır askerlerimizi Bosna’dan Kosova’ya, Çeçenistan’dan Karabağ’a kadar pek çok yere göndermeye kalktık. Eğer resmi Türkiye sivil Türkiye’nin askeri müdahale taleplerinin yarısına cevap vermiş olsaydı başımız herhalde şimdikinden çok daha büyük dertte olurdu. Neyse ki birkaç küçük macera dışında çok taraflılığı tercih ettik, askerlerimizi BM, NATO şemsiyesi altında kullandık.

Oysa tıpkı savaşlar gibi müdahaleler de siyasetin farklı araçlarla devamından başka bir şey değildir. Gerçekleştirmeye çalıştığınız makul bir siyasi hedefiniz olmadığı takdirde askerlerinizi oraya buraya göndermenizin hiçbir anlamı yoktur. Bu hedeflerin de doğru düzgün belirlenmesi, ulaşılabilir olup olmadığının bilinmesi gerekir. Mesela amacınız Irak’a asker göndermekle Amerikan yönetiminin Irak’a ilişkin alacağı kararlar üstünde veto hakkı sahibi olmaksa, bunu başaramazsınız. Olsa olsa çıkarlarınızın biraz daha fazla dikkate alınmasını sağlarsınız.

Ayrıca unutmamak gerekir ki, bundan sonra ne yaparsa yapsın Türkiye, Kuzey Irak’ta istediği gibi hareket edemez. Irak’a müdahale öncesindeki pazarlık imkanı çoktan bitti. Irak’a yerleşmiş bir Amerika, Suriye ya da İran’a karşı uygulayacağı baskı politikasında Türkiye’nin desteğine muhtaç değil. Türkiye’nin göndereceği birkaç bin asker uğruna da kimse Washington’dan ciddi tavizler beklemesin. Amerika’nın askere ihtiyacı varsa, nasılsa alacak yer bulur. Türkiye basınıyla, sivil toplumuyla, iş dünyasıyla, kanaat önderiyle askeri ön plana çıkartan seçenekler yerine, siyaseti ön plana çıkartan seçenekler üstünde çalışmalı...


Daha önceki yazıları:
  • Kriz dersleri
  • Tek sonuç-Tek sorun
  • Sırada ikili ilişkiler var...
  • Bu sefer olmadı ama...
  • Güven Bunalımı
  • Her dediklerini yapamayız...
  • DSA Grubu’nun Raporu
  • Herkes yanıldı mı?
  • Teşekkürler Hasan Cemal
  • Neden bir türlü çözemiyoruz?
  • Gözden kaçanlar
  • Kuzey Irak'ta hassas dengeler
  • İpliğimiz pazara çıktıkça...
  • Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
  • Zor Sorun – Zor Çözüm
  • Sıkı Pazarlık
  • Eskisi gibi olmayacak...
  • Elmalarla Armutlar
  • İşe yarar mı?
  • Sağduyuya Davet
  • Küçük bir hatırlatma...
  • İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
  • Sonuç ne olursa olsun...
  • Farkında mısınız NATO genişledi
  • Sorunlar ve Fırsatlar
  • Çözüm olursa...
  • Kredi Hepimizin
  • Beklenen Oldu
  • Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet