22 Kasım 2009
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam



Kıbrıs’ta çözüm mümkün mü?

Sorunun kestirme cevabı evet. Elimizin altında iyi kötü bir plan var. 14 Aralık seçimlerinden sonra iktidar çok büyük bir olasılıkla çözüm yanlılarının eline geçecek ve Denktaş faktörü pasifize edilecek. Ayrıca AB’den de Türkiye’nin üyelik sürecinin önünü açacak, Kıbrıs’ta cesur adımlar atmasını sağlayacak bir sinyal gelme olasılığı çok güçlü. Papadopulos’un da Amerikan baskısına maruz kalacağı iddia ediliyor.

Ama yine de çok fazla iyimser olmamak gerekiyor. Çünkü ortada bir plan olmasına rağmen, ne KKTC’de iktidara talip olanların, ne de Rum kesiminin Annan Planını kayıtsız şartsız kabul etmeye niyeti var. Her iki taraftaki şahinlerin egemenlik konusundaki fuzuli hassasiyetini bir kenara bıraksak dahi, planda halledilmesi gereken ciddi sorunlar bulunuyor ve bu sorunların başında da son derece karmaşık bir mekanizma üstüne oturtulan mülkiyet meselesi geliyor.

Mülkiyet meselesi planın VII numaralı ilavesinde düzenlenmiş. Temel amacı 1974’de yerinden edilen Rumların mülkiyet haklarının korunmasını sağlamak. Ama bu arada Rumların mülkiyetlerinin tasarrufunu elinde bulunduran Türklerin hakları da gözetilmiş. İki hak grubu da mağdur edilmemeye gayret gösterilmiş. Ancak yine de mücahitlik puanı karşılığında alınan mülklerin, şehit ailelerine verilen arsaların ve özellikle de Türkiye’den gelip adaya yerleşenlerin elde ettikleri taşınmazların durumunun ne olacağı çok açık değil.

Plana göre, güneyde herhangi bir mal bırakmayan kişiler kuzeyde aldıkları malların değerini önemli bir miktarda arttırmışlarsa, arsalarını kurulacak Mülkiyet Komisyonu tarafından tespit edilecek “güncel değeri” üstünden satın alabilecekler. Piyasa fiyatının çok üstünde bir değerden tasarruflarında bulundurdukları mülklere sahip olmak zorunda kalacaklar. Mesela 1974 yılında değeri 10 bin Kıbrıs Lirası olan ve şimdi Kuzeyin ekonomik durumu yüzünden değeri diyelim ki 25 bin Kıbrıs Lirasından fazla etmeyen bir mülk için, Güneydeki emsalinin yıllık ortalama artışı hesaba katılarak büyük bir servet ödeyecekler.

Türkiye’den gelenler ise daha zor bir durumla karşı karşıya kalacak. Eğer kullandıkları malı güneyde eş değer bir mülkü olan Türk’ten satın almamışlarsa ve eğer mülkü 10 yıldan daha uzun bir süre tasarruflarında bulundurmamışlarsa, ama buna rağmen mülke önemli bir yatırım yapmışlarsa, onlardan para ödeyerek satın aldıkları mülklerini bir kez daha satın almaları istenecek. Diğerlerinin ise tasarrufları altında bulundurdukları mülkten çıkmaları beklenecek. Üstelik tüm bunlar olurken de Federal Devlet büyük bir mali sorumluluk altına girecek.

Kıbrıs’ta sınırın iki yakasındaki çözüm yanlıları bu durumun farkında. Annan Planının ekonomik açıdan ölü doğmaması, ekonomik sorunların siyaseti etkilememesi, mülkiyete ilişkin düzenlemelerin planın ret gerekçesi olmaması için çabalıyor. Yakında Rum tarafındaki çözüm yanlıları planın gerçekte çok da pahalıya mal olmayacağını ispatlamaya çalışan bir analizi kamuoyuna sunacak.

Aslında sorunun en kolay çözümü her iki tarafın da sınır düzenlemesi yapıladıktan sonra karşı tarafta bıraktığı malların dökümünün çıkartılması ve borçlu kalan tarafın aradaki farkı ödemesi. Fakat bu çözüm önerisi adil olmadığı, mülkiyet hakkının özünü zedelediği gerekçesiyle kabul edilmiyor. Global değişim mantığına dayanan bir çözümün sonunda AİHM’den geri döneceği söyleniyor. Bu yüzden de Annan Planının VII. ilavesindeki düzenleme işler hale getirilmeye çalışılıyor.

Türkiye’deki çözüm yanlılarının da planın faziletlerini anlatmayı bir kenara bırakıp adadakiler gibi çözümü işlevsel kılacak yöntemler üstünde çalışmaları gerekiyor. Çünkü konu ne de olsa devletlere bırakılmayacak kadar hassas. Yönlendirmeye, ajitasyona, moda tabiriyle psikolojik savaşa son derece açık...


Daha önceki yazıları:
  • Başarının sırrı
  • Çözüm ve seçim...
  • Aklımız bir kere rehin alınmasın...
  • Asker göndermek şart değil...
  • Kriz dersleri
  • Tek sonuç-Tek sorun
  • Sırada ikili ilişkiler var...
  • Bu sefer olmadı ama...
  • Güven Bunalımı
  • Her dediklerini yapamayız...
  • DSA Grubu’nun Raporu
  • Herkes yanıldı mı?
  • Teşekkürler Hasan Cemal
  • Neden bir türlü çözemiyoruz?
  • Gözden kaçanlar
  • Kuzey Irak'ta hassas dengeler
  • İpliğimiz pazara çıktıkça...
  • Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
  • Zor Sorun – Zor Çözüm
  • Sıkı Pazarlık
  • Eskisi gibi olmayacak...
  • Elmalarla Armutlar
  • İşe yarar mı?
  • Sağduyuya Davet
  • Küçük bir hatırlatma...
  • İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
  • Sonuç ne olursa olsun...
  • Farkında mısınız NATO genişledi
  • Sorunlar ve Fırsatlar
  • Çözüm olursa...
  • Kredi Hepimizin
  • Beklenen Oldu
  • Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet