|
 |
|
Annan Planı’nın ekonomik analizi

GKRY eski cumhurbaşkanlarından Dr. George Vassiliou öncülüğünde bir grup eylül ayında Annan Planı’nın ekonomik analizini yapan kapsamlı bir rapor yayınladı. Üç dilde yayınlanan 52 sayfalık raporun temel amacı Rum kesiminde hakim olan ekonominin geleceğine ilişkin kaygıları gidermek, planın tahmin edildiği kadar büyük bir külfet getirmeyeceğini göstermek. Ama aynı zamanda rapor, kurulacak ortak devletin çalışabilmesi, parça devletlerin işlevlerini yerine getirebilmesi için de yeni öneriler getiriyor.
Eski bir cumhurbaşkanının tam anlamıyla tarafsız olmasını beklemek tabii ki gerçekçi değil. Rum tarafının çıkarlarını kaçınılmaz olarak daha fazla koruyor. Ancak rapor belli bir dengeyi gözetiyor, iki kurucu devletin çıkarlarına da hassasiyet gösteriyor. Derdi Türk tarafına kazık atmak değil. Rapor Kıbrıs’ta işler bir sistemin nasıl yaratılacağını bulmaya çalışıyor. Bizim gibi Annan Planı’nın faziletine ya da felaketine takılıp kalmıyor.
Rapor, dört ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde iki oluşturucu devletin 2004 ve 2007 bütçelerinin açık oranlarının (MA/GSYH) KDV’nin 1/3’ü ve 2/3’ü geri verilmesi durumunda ne kadar olacağı hesaplanıyor. Annan Planı’nda öngörüldüğü şekilde KDV’nin 1/3’ü oluşturucu devletlere bırakılırsa, 2004 yılında Rum tarafının mali açığı 373 milyon KL, Türk tarafının mali açığı 52 milyon KL olacak. Bu da MA/GSYH oranının Rum tarafı için % 5.2’ye, Türk tarafı için % 6.2’ye dayanması anlamına geliyor.
Oysa bu oran 2/3’e çıkartıldığında her iki tarafın mali açıkları ve MA/GSYH oranları ciddi bir şekilde düşecek ve yönetilebilir hale gelecek. Üstelik federal/konfederal ne derseniz deyin, merkezi hükümetin de hala bütçe fazlası vermesi mümkün olacak. Raporun 2007 için öngördüğü oranlar da benzerlik gösteriyor ve Annan Planı’nda yapılacak küçük bir değişiklikle oluşturucu devletlerin ekonomik açıdan rahat edeceği iddia ediliyor.
Raporun ikinci kısmında yeniden yerleşimden doğacak masraflar hesaplanmış. Toprak ayarlamaları ve yapılacak diğer düzenlemelerle 96 bin kadar Rum’un, 21 bin kadar Türk’ün potansiyel olarak eski yerlerine dönebileceği düşünülmüş ve bunun toplam olarak 3 milyar 600 milyon KL’na mal olacağı hesaplanmış. Fakat raporda bunun bütün külfetinin oluşturucu devletlerin üstüne düşmeyeceği anlatılıyor. Evlerin ve otellerin yeniden inşası için düşük faizli kredi yöntemi öneriliyor.
Planın üçüncü bölümü ise Rum kesimine korku salan ve ekonomiyi altüst edeceği düşünülen Mülkiyet Kurulu’na ayrılmış. Bilindiği gibi Mülkiyet Kurulu, Rumlar toptan takas önerisini kabul etmedikleri için 1974’de malının tasarrufunu kaybedenlerin haklarını korumak amacıyla oluşturulmuş bir kurul. Hedefi mülkün sahibinin çıkarları ile kullanıcısının çıkarlarının birlikte korunması için bir denge oluşturmak.
Son derece kırılgan mekanizmalar üstüne oturan bu denge ilk bakışta Rum tarafına 10 milyar KL’na mal olacağı için Rumlar tarafından Planın en dezavantajlı yönü olarak görülüyor. Vassiliou ise raporunda bunun aslında öyle olmadığını, Kurul eline geçen mülkün her yıl yüzde 7.5 oranında satışını yaparsa, 10 yılda tazminat ödemek için gereken parayı toplayacağını, hatta kara bile geçebileceğini söylüyor.
Vassiliou’nun raporun dördüncü bölümünde yeni Kıbrıs’ın ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için geliştirdiği başka öneriler de var. Mesela Mülkiyet Kurulu tarafından verilecek tazminat tahvillerinin bankalarca kırılmasını önleyecek kurallar konmasını istiyor. Bunun dışında:
1. 10 yıllık bir süre için Oluşturucu Devletlere geri verilecek KDV oranın 2/3 oranına çekilmesini,
2. Bütçelerin koordinasyonunu sağlayacak bir mekanizmanın yaratılmasını,
3. Dıştan alınacak borçların denetimin merkezi otorite tarafından yapılmasını,
4. Kooperatif, sigorta şirketleri, borsacılar gibi kurumların merkezi olarak kontrol edilmesini,
5. Merkezi yönetime gerektiğinde kullanmak üzere dolaylı vergi toplama hakkı verilmesini,
6. Mülkiyet Kurulu’nun çalışmalarına 10 yıl sonra sona erdirme hükmünün değiştirilmesini,
7. Mülkiyet Kurulu’nun çıkartacağı tahvillerin enflasyonist baskı yaratmayacak şekilde bir geri ödeme planına sahip olmasını,
8. Mülkiyet Kurulu’nun elde edeceği karın mülkiyetini kaybedenlere dağıtılmasını,
9. Merkez Bankası’nın iki şubesi olmamasını
istiyor. Peki biz ne istiyoruz?
Daha önceki yazıları:
|
|
 |
|