|
 |
|
Rapor ve Belge

İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi tam da beklediğimiz gibi çıktı. Türkiye’nin Kopenhag Siyasi Kriterlerini karşılamak yolunda attığı adımları kayda geçirdi. Türkiye’den beklentilerin ne kadarının karşılandığını anlattı. Eksikliklerin Komisyonun gözünden kaçmadığını gösterdi.
Raporun ve Belgenin hatalı aktardığı şeyler mutlaka çıkacaktır. Benim gözüme İlerleme Raporu’nun 17. sayfasında 1 Mart ve 7 Ekim tezkerelerine yapılan atıflar takıldı. İkisi de sanki aynı şeymiş gibi aktarılmış. Amerikan askerlerinin müdahale için Türkiye’ye konuşlanması ile Türk askerlerinin Irak’a istikrar sağlamak için gönderilmesi bana hiç aynı şeylermiş gibi gelmiyor.
Ama bu ve benzeri sorunlar Raporun değerini hiçbir şekilde azaltmıyor. Zaten biraz gazete okuyan herkes Raporda aktarılan gerçeklerin pek de abartma olmadığını anlayacaktır.
Kimse işkencecilerin doğru dürüst yargılandığını, Ceza Kanunundaki maddelerin özgürlükleri kısıtlamak için gelişi güzel uygulanmadığını, Lozan azınlıklarının haklarını kullanmakta zorlanmadığını, Kürtçe’nin önüne engeller çıkartılmadığını, kurs kapılarının sorun yaratmadığını, askerlerin siyaset üstünde etkili olmadığını söyleyemez.
Ayrıca Strateji Belgesinde geçen çözülememiş Kıbrıs sorununun Türkiye’nin önüne engel olarak çıkabileceği kehanetinin yanlış olduğunu söylemek de mümkün değil. İster bilinçli, ister bilinçsiz olarak konmuş olsun, 1 Mayıs 2004’e kadar çözülememiş olan bir Kıbrıs sorunu Türkiye’nin üyelik sürecini etkileyecektir.
2003 İlerleme Raporu ve Strateji Belgesinin yayınlanmasından sonra Türkiye’de kopan fırtınayı, muhalefet ve bazı kanaat önderlerinin Kıbrıs sorununun çözülememesinin Türkiye’nin AB üyeliği önünde bir engel olarak dikilebileceği hatırlatmasını bu kadar ciddiye almalarını anlamak mümkün değil.
Aslında Komisyon malumun ilanından başka bir şey yapmadı. Onlar bunu söylese de söylemese de çözülmemiş bir Kıbrıs sorunu 2004 sonunda Türkiye’nin ayağına takılacaktı. Söylemelerinin neyi değiştirdiğini, CHP temsilcilerini ve basının bazı kesimlerini neden bu kadar rahatsız ettiğini gerçekten anlayamıyorum.
Doğrusu ben muhalefetten ve basından “gördünüz mü bak yeteri kadar ilerleme kaydedememişiz” demelerini beklerdim. Bundan sonra yapılması gerekenler için Hükümeti sıkıştırmalarını isterdim....
Daha önceki yazıları:
|
|
 |
|