22 Kasım 2009
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam

Askerler neye, neden karşı?

Her ne kadar hükümet yalanlasa, Genelkurmay inkar etse de, askerlerin Kıbrıs için Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan çözüm önerisine karşı oldukları dedikoduları bir türlü bitmiyor. Her gün gazetelerde bu konuyla ilgili haberlere, yorumlara rastlıyoruz. Askerlerin hazırlanan öneriye karşı oldukları neredeyse genel kabul gören bir aksiyom haline geldi.

Ancak neden karşı oldukları konusunda çeşitli görüşler var:

Bu görüşlerden ilki, birilerinin içsel yazışmaları kullanarak askerlerin sırtından hükümeti yıpratmaya çalıştığını iddiası. İkincisi, askerlerin gerçekten Kıbrıs meselesini kullanıp yeni bir 28 Şubat süreci başlatmak istediğini iması. Üçüncüsü, “Dışişleri o kadar kötü bir öneri hazırladı ki, askerler bir türlü içine sindiremiyor” mantığına dayanıyor.

Sondan başlarsak, doğrusu ben Dışişleri önerisinin Türkiye’nin ve Türk tarafının çıkarlarını görmezden gelecek bir öneri olacağını zannetmiyorum. Bakanlığın en şahinlerinin toplandığı ve hayatını bu işe vermiş insanların olduğu bir yerde Türkiye’nin çıkarlarının askerlerden daha az göz önüne alan bir öneri çıkması mucize olur. Kaldı ki önerinin hazırlanmasının her aşamasında benim bildiğim kadarıyla askerler zaten yer aldı.

28 Şubat teorisi ise son derece saçma. Askerlerin arasında AK Partiye güven duymayanlar, niyetleri konusunda kuşkusu olanlar mutlaka vardır. Ama Türkiye’nin en köklü kurumunun Fazilet ile AKP arasındaki farkı göremeyeceğini, dünya dengelerindeki değişimi anlayamayacağını, ülke içindeki direnci fark edemeyeceğini düşünmek askerleri hafife almak olur.

Askerlerin sırtından hükümeti yıpratma hipotezi bunların arasında en akla yatkını. CHP ve Meclis dışı muhalefetin AKP’nin yükselişini engellemek için Kıbrıs’ı koz olarak kullanmaya kalktıkları, ümitlerini Türkiye’nin üyelik sürecindeki tıkanmaya bağladıkları sır değil. Ancak CHP’nin Mustafa Balbay’a “bilgi sızdıracağını”, resmi yazışmaların yayınlatacağını düşünmek de hiç gerçekçi değil.

Diğer bir görüş, daha doğrusu dedikodu da askerler arasında bölünme olduğu iddiasına dayanıyor. Güya bazı genç subaylar Genelkurmay Başkanını çok yumuşak buluyor ve basına sızdırılan haberler aracılığıyla onu Hükümete karşı tavır almaya zorluyor.

Benim mesleki içgüdülerim ise pazarlık sürecinin bizim lehimize başlaması, baskının Rumlar üstüne yoğunlaşması için askerlerin memnuniyetsizliğinin dışarıya karşı koz olarak kullanıldığını söylüyor. Bu sayede müzakereler başlaması bile Türk tarafının verdiği önemli bir taviz olarak görülecek, teklifleri daha fazla ciddiye alınacak...


Daha önceki yazıları:
  • Geyik avı ve UEFA
  • Sivil toplum göreve...
  • Başörtüsü sorunu
  • Rapor ve Belge
  • Annan Planı’nın ekonomik analizi
  • Artılarıyla, eksileriyle asker meselesi
  • Bir bardak suda fırtına
  • Kıbrıs’ta çözüm mümkün mü?
  • Başarının sırrı
  • Çözüm ve seçim...
  • Aklımız bir kere rehin alınmasın...
  • Asker göndermek şart değil...
  • Kriz dersleri
  • Tek sonuç-Tek sorun
  • Sırada ikili ilişkiler var...
  • Bu sefer olmadı ama...
  • Güven Bunalımı
  • Her dediklerini yapamayız...
  • DSA Grubu’nun Raporu
  • Herkes yanıldı mı?
  • Teşekkürler Hasan Cemal
  • Neden bir türlü çözemiyoruz?
  • Gözden kaçanlar
  • Kuzey Irak'ta hassas dengeler
  • İpliğimiz pazara çıktıkça...
  • Yeni bir Kıbrıs pazarlığına doğru...
  • Zor Sorun – Zor Çözüm
  • Sıkı Pazarlık
  • Eskisi gibi olmayacak...
  • Elmalarla Armutlar
  • İşe yarar mı?
  • Sağduyuya Davet
  • Küçük bir hatırlatma...
  • İstenenden az, beklenenden iyi, korkulandan uzak...
  • Sonuç ne olursa olsun...
  • Farkında mısınız NATO genişledi
  • Sorunlar ve Fırsatlar
  • Çözüm olursa...
  • Kredi Hepimizin
  • Beklenen Oldu
  • Kaş Yaparken Göz Çıkartmak
  • Yalan mı?
  • Kara bulutlar
  • Eğer doğruysa
  • Tarihe not düşmek için...
  • Kimin ne dediğini bırakın uygulamaya geçin...
  • Toprak yerine petrolden pay...
  • Çeçen Sorunu
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • 12 Yılın Muhasebesi
  • Laço Tayfa
  • Yokluğu Hissedilecek
  • UCM ve Türkiye
  • Bush’un Önerisi
  • Kazalar ve Boğazlar
  • Zirve Dersleri
  • NATO Light
  • Top karşı tarafta
  • Kendini aşmak
  • Trabzon Buluşması
  • Acele etmeyelim...
  • Biraz Bocaladıktan Sonra
  • Durum Tespiti
  • Arap Zirvesi’nin Ardından
  • Cheney’nin Ardından
  • MGK Genel Sekreteri Kılınç ne demek istedi?
  • Ems Telgrafı
  • Bir Buluşmanın Ardından
  • Post-Huntingtonian Bir Dünyaya Doğru
  • Samson Devletleri
  • KEİ’ye hayat öpücüğü
  • Amerika Keşifleri
  • Türkiye’nin Irak İkilemi
  • Irak’a Müdahale
  • Yeni Yıl Falı
  • Yerinde karar
  • ABM sizlere ömür...
  • AGSK nedir? Ne işe yarar? Ne kazandırır? Ne kaybettirir?
  • İnanılmazı Gerçekleştirmek
  • Sıra Irak’a Gelirse...
  • Biri müteşekkir, diğeri kaygılı
  • Huntington’u Mahcup Edecek Tek Ülke
  • Kıbrıs Meselesi
  • İncir Yaprağı
  • Felaket Senaryosu
  • Asker Gönderme
  • Beklenen oldu, beklenmeyen de olabilir...
  • Kim haklı?
  • Meşruiyet Sorunu
  • Ufuk Turu

  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2009 Hürriyet