|
 |
|
Askerler neye, neden karşı?
Her ne kadar hükümet yalanlasa, Genelkurmay inkar etse de, askerlerin Kıbrıs için Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan çözüm önerisine karşı oldukları dedikoduları bir türlü bitmiyor. Her gün gazetelerde bu konuyla ilgili haberlere, yorumlara rastlıyoruz. Askerlerin hazırlanan öneriye karşı oldukları neredeyse genel kabul gören bir aksiyom haline geldi.
Ancak neden karşı oldukları konusunda çeşitli görüşler var:
Bu görüşlerden ilki, birilerinin içsel yazışmaları kullanarak askerlerin sırtından hükümeti yıpratmaya çalıştığını iddiası. İkincisi, askerlerin gerçekten Kıbrıs meselesini kullanıp yeni bir 28 Şubat süreci başlatmak istediğini iması. Üçüncüsü, “Dışişleri o kadar kötü bir öneri hazırladı ki, askerler bir türlü içine sindiremiyor” mantığına dayanıyor.
Sondan başlarsak, doğrusu ben Dışişleri önerisinin Türkiye’nin ve Türk tarafının çıkarlarını görmezden gelecek bir öneri olacağını zannetmiyorum. Bakanlığın en şahinlerinin toplandığı ve hayatını bu işe vermiş insanların olduğu bir yerde Türkiye’nin çıkarlarının askerlerden daha az göz önüne alan bir öneri çıkması mucize olur. Kaldı ki önerinin hazırlanmasının her aşamasında benim bildiğim kadarıyla askerler zaten yer aldı.
28 Şubat teorisi ise son derece saçma. Askerlerin arasında AK Partiye güven duymayanlar, niyetleri konusunda kuşkusu olanlar mutlaka vardır. Ama Türkiye’nin en köklü kurumunun Fazilet ile AKP arasındaki farkı göremeyeceğini, dünya dengelerindeki değişimi anlayamayacağını, ülke içindeki direnci fark edemeyeceğini düşünmek askerleri hafife almak olur.
Askerlerin sırtından hükümeti yıpratma hipotezi bunların arasında en akla yatkını. CHP ve Meclis dışı muhalefetin AKP’nin yükselişini engellemek için Kıbrıs’ı koz olarak kullanmaya kalktıkları, ümitlerini Türkiye’nin üyelik sürecindeki tıkanmaya bağladıkları sır değil. Ancak CHP’nin Mustafa Balbay’a “bilgi sızdıracağını”, resmi yazışmaların yayınlatacağını düşünmek de hiç gerçekçi değil.
Diğer bir görüş, daha doğrusu dedikodu da askerler arasında bölünme olduğu iddiasına dayanıyor. Güya bazı genç subaylar Genelkurmay Başkanını çok yumuşak buluyor ve basına sızdırılan haberler aracılığıyla onu Hükümete karşı tavır almaya zorluyor.
Benim mesleki içgüdülerim ise pazarlık sürecinin bizim lehimize başlaması, baskının Rumlar üstüne yoğunlaşması için askerlerin memnuniyetsizliğinin dışarıya karşı koz olarak kullanıldığını söylüyor. Bu sayede müzakereler başlaması bile Türk tarafının verdiği önemli bir taviz olarak görülecek, teklifleri daha fazla ciddiye alınacak...
Daha önceki yazıları:
|
|
 |
|