Aile içi şiddet nedir?
Şiddet ve çocuklar
Çatışmaları çözmek
Şiddet görüyorsanız
Destek veren kuruluşlar
Nasıl yardım edebilirsiniz
Sizin hikayeniz
İletişim için
Anasayfa
Yanlış inanışlar 11 Ekim 2008  
Yanlış inanış: "Aile içi şiddet çocuk terbiyesinin kaçınılmaz bir ögesidir."

"Kızını dövmeyen dizini döver"
"Ders vermek için dövdüm"

Gerçek : Hem şiddete doğrudan maruz kalan hem de annesinin, babasının veya kardeşlerinin sık sık küçük düşürüldüğüne, tehdit edildiğine ya da dayak yediğine şahit olan çocuklar şiddetten olumsuz etkilenir. Her iki durumda da çocuğun kendine saygısı, büyüklere duyduğu güven duygusu ve yaşam sevinci yara alır.

Aile içi şiddetin çocuğun üzerindeki etkisi çocuğun yaşına, şiddete maruz kaldığı ya da şahit olduğu süreye, çevresindeki akraba - arkadaş - yetişkin çemberinde şiddetin nasıl yorumladığına göre farklılık gösterir. Evlerinde şiddetle iç içe yaşayan çocuklarda sık sık şu tepkiler görülür:

Duygusal: Ailede yaşanan şiddet ve şiddeti durduramamak ile ilgili suçluluk duyguları, ailesi adına üzüntü, anne babasına karşı duygularında karışıklık ( sevgi ve nefreti aynı anda hissetme), terk edilmekten korkma, duygularını ifade etmekten korkma, yaralanmaktan korkma, yaşamındaki şiddet ve karmaşa nedeni ile kızgınlık duyma, depresyon ( aşırı mutsuzluk), çaresiz ve güçsüz hissetme, evde olan bitenlerden utanma gibi.

Bilişsel: Şiddetin sorumluluğunun kendinde olduğunu düşünme; kendi davranışları için başkalarını suçlama; istediğini yaptırmak, kızgınlığını belirtmek, güçlü hissetmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için sevdiği insanlara vurmanın normal olduğuna inanma; ailede şiddetle bağlantılı olarak düşük benlik saygısı; istediklerini ve ihtiyaçlarını belirtememe; verilenle yetinme; başkalarına güvenmeme; kızgınlığın kötü bir şey olduğuna ve kızgın insanın başkalarına zarar vereceğine inanma; rollerle ilgili katı yargılara sahip olma ( kadınlar………….., erkekler………., kızlar……..., oğlanlar……….davranmalıdır) gibi.

Davranışsal (sık ve abartılı ortaya çıktığı durumlarda): Aşırı hırçın davranma ve isyankarlık, içine kapanma, okulda başarısızlık veya başarı için aşırı gayret, okula gitmeyi reddetme, başkalarını memnun etmek için aşırı çaba gösterme, saldırganlık ya da aşırı pasiflik, bahaneler bulma, kendini savunma gayretleri, alaycı yaklaşımlar, duygusuz davranma, donukluk, her şeyi "siyah ya da beyaz" görme, aşırı ilgi çekme davranışları, yalan söyleme, uyku sorunları, kabuslar, altını ıslatma, kontrol edilememe, sınırlarını bilmeme, yönergeleri yerine getirememe gibi.

Toplumsal: Arkadaşlarından ve akrabalarından uzak durma, ilişkilerinde genellikle kavgacı olma, çok çabuk arkadaş olup arkadaşlıklarını aniden bitirme, başkalarına güvenmekte ( özellikle yetişkinlere) zorluk çekme, kızgınlığını kontrol edememe, uzlaşma becerileri gösterememe, evden uzaklaşma, aşırı sosyal yaşantı, arkadaşlarına zorbalık yapma ya da kendini ezdirme, şiddet içeren ilişkiler içine girme ve bu ilişkilerde ya ezen ya da ezilen taraf olma, arkadaşlarla aşırı sert oyunlar oynama gibi.

Fiziksel: Ağrı şikayetleri ( baş ağrısı, karın ağrısı gibi), sinirlilik, gerginlik, kısa dikkat, yorgunluk ya da aşırı enerji, sık hastalanma, kişisel temizliğine dikkat etmeme, gelişsel gerileme, yaşından küçük davranışlara geri dönme ( Yatak ıslatma, parmak emme gibi), acıya karşı duyarsızlık, tehlikeli oyunlar oynama ve etkinliklerde bulunma, kendine zarar verme ( bilerek bir yerini kesme, yakma, kafasını vurma) gibi.

Eğer ailenizde şiddet varsa ve çocuğunuz bu tepkilerin bazılarını gösteriyorsa, onunla konuşabilir ve destek verebilirsiniz. Ayrıca okulundaki öğretmenlerinden biri ile veya çevrenizdeki eğitimli bir yakınınızla konuşarak bir psikolojik danışmandan nasıl destek alabileceğinizi danışabilirsiniz.

Aile içi şiddetin yaşandığı evlerde,
  • "Çocuklar anne baba arasındaki gerginliğe yol açmakla suçlanırlar;
  • "Çocuk evin içinde korku duyarak dolaşır;
  • "Evdeki mutsuzluk nedeni ile çocuğun yeme, içme, bakım ve temizlik ihtiyaçları ihmal edilebilir, okul durumu takip edilmez veya çocuğun uykuları bölünür, ders çalışamaz
  • "Çocuğun duygusal ihtiyaçları karşılanamaz; üzüntüsü, sevinci, korkusu, endişesi yetişkinler tarafından fark edilmez;
  • "Çocuğun kavgalar sırasında taraf tutması istenir;
  • "Çocuğun şiddet gören kişiyi koruması, rahatlaması veya şiddet gösteren kişiyi sakinleştirmesi beklenir;
  • "Şiddet gösteren ebeveyn sık sık çocuğa kendisinin ne kadar haklı olduğunu anlatmaya çalışır ve çocuğun kafası karışır;
  • "Çocuk şiddet anında annesini ve kardeşlerini korumaya çalışır;
  • "Çocuk aşağılamaları, hakaretleri duymak ve dayak, tekme, tokata seyirci olmak veya bunları kendisi yaşamak zorunda kalır.

  • Aile içi şiddet olan evlerde büyüyen çocuklar güçlü olanın güçsüz olana vurma hakkı olduğunu, şiddet yoluyla istediklerini elde etmenin mümkün olduğunu öğrenir.



    Aile içi şiddet sadece fiziksel olduğu zaman zararlıdır.
    Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir.
    Aile içinde şiddet sadece kadınlara yöneliktir.
    Şiddet sadece yoksul ve eğitimsiz ailelerde yaygındır.
    Şiddetten sonra özür dilenirse her şey unutulur.
    Aile bireylerinin birbirine sevgisi ve bağlılığı öylesine yüksektir ki aile içi şiddet önemli zararlar vermez.
    Eğer mağdur şiddeti istemese/ kabullenmese evini terk eder ya da kanuni haklarını kullanırdı.
    Aile içi şiddetin nedeni alkoldür.
    Aile içi şiddet çocuk/eş terbiyesinin kaçınılmaz bir ögesidir.
    Kızgınlık kontrol edilemez ve şiddete yol açar.
    Aile içinde şiddetten kurtuluş yoktur.


    Psikologlara, Polislere ve Avukatlara
    Yeri kesinlikle gizli olan ve sadece telefonla hizmet verecek olan hatta çalışacak psikologlar ve avukatlar, Kampanya psikolojik danışmanları Nevin Dölek ve Neylan Özdemir tarafından özenle seçildi.
    0212 656 96 96 NASIL ÇALIŞIYOR
    Öncelikle onu sabırla dinliyor. Sorununun ne olduğunu anlıyor. Sakinleştiriyor ve doğru kararı almasına yardımcı olmaya çalışıyor. Onun istemediği hiçbir şeyi yapmıyor ve adını, anlattıklarını ona sormadan kimseyle paylaşmıyor.
    << © Copyright 2008 Hürriyet >>