10 Şubat 2012
Pazartesi
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon

HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Mobil Hürriyetim
Arşiv Arama
Bize Ulaşın
Reklam
Yazarlar

     e-posta


TEZKERE, EKONOMİ VE SİİRT SEÇİMLERİ

Ankara ile Washington arasında müthiş bir pazarlık yaşanıyor. ABD Başkanı Bush, Irak'a operasyon ve askerlerini Türkiye'ye konuşlandırmak için bastırıyor; Türkiye ise, "savaşta kayıplarımız ne olacak" diyerek koşullarını öne sürüyor. Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Devlet Bakanı Ali Babacan, ABD temaslarını tamamlayarak Ankara'ya döndüler. Öyle görünüyor ki ABD, olası bir savaşta Türkiye'nin kayıplarının ne kadarlık bir yardım paketiyle giderileceğine ilişkin somut bir açıklamada bulunmamış. Türkiye'nin istediği yardım miktarıyla ABD'nin önerdiği miktar arasında ciddi uyuşmazlık bulunduğu biliniyor. Türkiye "en az 20 milyar dolar" diyor, ABD ise "5 milyar dolar" civarında dolaşıyor. Türkiye herşeyden önce Körfez Savaşı'nda düştüğü hataya yeniden düşmek istemiyor. Bir koyup üç alınamadığını Türkiye acı tecrübeleri yaşayarak öğrendi. Artık, Türkiye "ayağını yere sağlam basmak" istiyor. Bu yüzden de, hem yardım miktarının olabildiğince yüksek olmasına çalışıyor hem de bu yardımın Amerikan Kongresi'nden onaylı olmasını tercih ediyor. Bir kaç hafta öncesine kadar ABD'nin Türkiye'den talepleri olarak değerlendirilen gelişmeler bugün Türkiye'nin ABD'den taleplerine dönüşmüş durumda.

Ankara'da zirve üzerine zirve yapılıyor. Irak operasyonuna ilişkin önlemler ve gelişmeler değerlendiriliyor. Diplomatik, siyasi, ekonomik ve askeri gelişmeler masaya yatırılarak Türkiye'nin konumu değerlendiriliyor. Ele alınan en önemli konulardan biri de ABD'nin en kısa sürede çıkmasını beklediği "Türkiye'de asker bulundurma" ve "yurt dışına asker gönderme"ye ilişkin yetki tezkeresi...
Hükümet, ABD'nin yardım paketi netleşmeden tezkereyi Meclis'e götürmeme konusunda kararlı görünüyor. Buna gerekçe olarak da "milletvekillerini ikna etmeye yetecek gerekçe ve önlemlerin henüz oluşmaması" gösteriliyor. Çünkü, tezkere aynı zamanda iktidar partisi AK Parti içinde de ciddi sıkıntıyı yol açacak. Daha ilk tezkere de yani üs ve limanların modernizasyonuna ilişkin tezkerede bile bazı milletvekilleri "savaşa ilişkin tezkere gelirse istifa edeceklerini" açıkça dile getirdiler. Böyle bir tezkerenin TBMM'den geçmesinin bir önceki gibi kolay olmayacağı açık. Yani, AKP'nin tezkereyle ilgili siyasi kaygıları da bulunuyor.

Ancak, başkent Ankara'da oluşan genel hava tezkerenin daha fazla bekletilemeyeceği yönünde. ABD, Türkiye karasularına yanaşan asker ve gemilerini bir an önce ya konuşlandırmak ya da Türkiye üzerinden Irak'a geçirmeyi bekliyor. ABD'nin sabırsızlığı bu noktada hayli yükselmiş durumda. Ve, üstü kapalı olarak da hafta içinde "asker bulundurma ve gönderme"ye ilişkin tezkere Meclis'ten geçmezse ABD'nin olası bir operasyonda Türkiye'yi tamamen devre dışı bırakabileceğini dile getiriyor. Akdeniz'de bekleyen gemi ve askerlerin Basra Körfezi'ne kayabilecekleri belirtiliyor. Bu yüzden de asker bulurdurma ve yurt dışına asker göndermeye ilişkin yetki tezkeresinin perşembe günü Meclis Genel Kurulu'na gelebileceği olasılığı hayli yüksek...

Irak operasyonu konusunda gözden kaçırılmaması gereken bir başka önemli Avrupa Birliği'nin "Irak Zirvesi"... Zirveye Başbakan Abdullah Gül de katılıyor. Gül, önce AB dönem başkanı Yunanistan'ın başbakanı Simitis'le görüşücek. Ardından Salı günkü zirveye katılacak. Zirve, Avrupa Birliği'nin Irak operasyonu konusunda ne düşündüğü ve Türkiye'nin son hamlelerinin nie olacağı konusunda önemli gelişmelere sahne olacak. Başta Fransa ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri, savaşa karşı tabiki aynı zamanda ABD Başkanı Bush'un kararlarına karşı tavrını daha net biçimde ortaya koyacak. Olası bir Irak operasyonu öncesinde Avrupa Birliği'nin konuyu masaya yatırarak ortak bir karara varmaları bekleniyor. Bu da, ABD ile AB arasında sıkışan Türkiye açısından da önemli bir karar olacak... Görünen o ki, Türkiye dost müttefik olarak gördüğü ABD'nin yanısıra Avrupa Birliği kozunu da hiç bir zaman elden bırakmayacak...

IMF VE 2003 BÜTÇESİ


Türkiye İle ABD arasında Irak operasyonuna ilişkin pazarlıklar kıyasıya sürerken, diğer yandan da ekonomi Ankara'nın gündeminden düşmüyor. IMF dördüncü gözden geçirme çalışmalarını sürdürüyor. Kahkonen başkanlığındaki heyet, hükümetin 2003 bütçesini ve ekonomik büyüklükleri tek tek gözden geçiriyor. IMF heyeti, kurban bayramı boyunca çalışmalarına devam etti. Hafta sonuna doğru Türkiye'den ayrılması bekleniyor. Ancak, Ankara'da şu sıralar her şey öylesine bir birine geçmiş durumdaki ekonomiyi de savaştan ayırtetmek mümkün olmuyor. IMF'nin çalışmaları, 2003 bütçesi ve ABD'nin Türkiye'ye yapacağı yardım paketi birbiriyle yakından ilgili... Yardım paketinin miktarı ve içeriği Türkiye'nin 2003 bütçesini de etkileyecek. Aynı şekilde olası bir savaş, Türkiye'nin bütçesine hemen her konuda büyük zarar verecek. Böylesine belirsizliklerin olduğu bir ortamda Türkiye'nin 2003 betçesini oluşturup bunu TBMM'ye sevketmesi kolay görünmüyor. Ancak, IMF'nin çalışmalarını tamamlamasının ardından 2003 bütçesinin Meclis'e sevkedilmesi bekleniyor. Bütçe, büyük olasılıkla hafta içinde içinde Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na gönderilerek görüşülmeye başlanacak...

SİİRT SEÇİMLERİ


Haftanın bir başka önemli gündem maddesi ise Siirt seçimleri... Yüksek Seçim Kurulu Siirt seçimlerine ilişkin itirazları pazartesi saat 17.00'ye kadar kabul edecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın Siirt'ten milletvekili adayı olmasına itiraz etmesi bekleniyor. Kanadoğlu'nun itiraz gerekçelerinden biri Erdoğan'ın milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığı iddiası... Ayrıca, 3 kasım seçimlerinde istanbul'dan aday olan Erdoğan'ın Siirt'ten aday olmasının mümkün olmadığı da gerekçeler arasında yer alıyor. Ancak, son karar Yüksek Seçim Kurulu'nun olacak. Çünkü, Erdoğan'ın milletvekili seçilme yeterliliği önündeki engeller, uyum yasaları ve basın yasasında yapılan değişikliklerle ortadan kaldırılmıştı. YSK, başvuruları inceledikten sonra 25 Şubata kadar kesin listeyi belirleyecek. Ve, 26 Şubat tarihle Resmi Gazete'de Siirt seçimlerine girecek kesin milletvekili adaylarını açıklamış olacak. YSK'nın tavrı, hafta içinde Erdoğan'ın adaylığına da netlik kazandıracak. Erdoğan'ın aday olamayacağına ilişkin olumsuz ikinci bir karar başta başbakanlık olmak üzere Ankara'da yeni tartışmaların da başlamasına neden olabilir.


Daha önceki yazıları:
  • DIŞ POLİTİKADA YENİ AÇILIMLAR
  • DOYASIYA SİYASET
  • ANKARA'NIN GÜNDEMİ TERÖR
  • KONGRE, IRAK, İMAM HATİPLER…
  • İSTİKRAR
  • 8.5 MİLYAR DOLAR VE PENTAGON
  • HÜKÜMETİN ACELESİ YOK
  • GÖZLER YARGITAY'DA
  • GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI?
  • MGK'DA YENİ DÜZEN
  • AVRUPA BİRLİĞİ VE YOLSUZLUK
  • REFORMLAR BEKLEMEDE
  • GENELKURMAY, AB VE DEMOKRASİ
  • ANKARA'DA İTALYAN RÜZGARI
  • DEPREM, UZLAŞMA, ULUSA SESLENİŞ
  • MGK’DA NELER OLACAK?
  • Gözler 23 Nisan Resepsiyonu'nda
  • SAVAŞ SONRASI EKONOMİ
  • ANKARA BEKLEMEDE
  • BM, GÜVENOYU VE SAVAŞ
  • ERDOĞAN ELİNİ ÇABUK TUTACAK
  • TEZKERE, EKONOMİ VE SİİRT SEÇİMLERİ
  • IRAK İÇİN KRİTİK HAFTA
  • BARIŞ İÇİN İSTANBUL ZİRVESİ
  • TBMM heyeti Kıbrıs'ta
  • EKONOMİ VE DIŞ POLİTİKA
  • BAŞKENTTE YILBAŞI
  • ŞİMDİ EV ÖDEVİ ZAMANI
  • EN KRİTİK HAFTA
  • AKP'den AB'ye özel dosya
  • AB ve ABD'nin bayram ziyaretleri
  • Yeni anayasa ve ekonomi
  • GÖZLER TBMM'DE
  • YENİ BİR DÖNEM
  • 3 KASIM İÇİN GERİ SAYIM
  • MGK VE IRAK OPERASYONU
  • Meydanlar toz duman
  • Ankara AB, Irak ve seçime kilitli


  • Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

    © Copyright 2012 Hürriyet