![]() |
![]() |
|||
![]() |
|
![]() |
||
| anasayfa |
23 Kasım 2009 Pazar |
|||
|
Yazarlar
SAVAŞ SONRASI EKONOMİ Irak Savaşında son, ABD ve Türkiye açısından beklenenden erken göründü. Tüm hesaplar, savaşın daha uzun sürebileceği üzerine yapılıyordu. Özellikle Türkiye Irak savaşın uzun sürmesine yönelik önlemlerin neler olabileceği üzerinde duruyordu. Önce savaşın insani yöne ardından da ekonomik boyutu Türkiye'yi yakından ilgilendiriyordu. Açıkça dile getirilemese bile Irak savaşının Türkiye'ye vereceği zarar korku ve kuşkuyla bekleniyordu. Birinci Körfez Savaşı'nda 100 milyar dolar civarında zarara uğrayan Türkiye, yani Ak Parti hükümeti, ikinci savaştan Türkiye'nin ne kadar zarar görebileceğini hesaplamakta bile zorlanıyordu. Bu yüzden de kısa, orta ve uzun vadeli rakamlar ortaya çıkarıldı. Ama bu rakamlar da tahminlerden öteye geçemiyordu. Ancak, savaşın beklenenden kısa sürede bitme noktasına gelmesi sadece mevsimsel değil, ekonomide de bir bahar havasının yayılmasına neden oldu. Bu bahar havası daha çok beklenti ve umut yönünde. Savaşın sona ermesiyle birlikte Türkiye'nin üç konuda umutları hayli arttı. 1)Turizmin yeniden canlanması 2)Irak'ın yeniden yapılanmasıyla birlikte inşaat ve gıda sektörünün hareketlenmesi 3)SARS virüsüyle sarsılan Çin ve uzakdoğunun tekelindeki tekstil ihracatının Türkiye'ye kayması. Geleceğe umutlu ve iyi niyetli yaklaşımla, uzun süredir ekonomik sıkıntı kıvranan Türkiye'nin önüne sanki yeni fırsatlar doğmuş gibi görünüyor. Irak'ın yeniden yapılandırılmasıyla inşaat sektörü yeniden canlanabilir, sınır kapılarının açılmasıyla iki ülke arasındaki ticaret hacmi eski günlerine dönebilir. Tüm bu hareketlilikle birlikte ülke içindeki diğer sektörlerde bundan nasibini alabilir. Çünkü, şöyle bir bakıldığında Irak'ın yeniden yapılandırılmasına ilişin ihaleler başka ülkelere verilse bile, inşaat malzemelerinden tutun, gıda ve giyime kadar her türlü malzemenin Türkiye'den sağlanması mümkün. Firmalar İran ve Suriye ile çalışamayacaklarına göre, bölgede en güçlü ve üretim zengiliği bakımından önde gelen ülke Türkiye. Görünen o ki, Türkiye her halükarda Irak'ın yeniden yapılandırılmasından bir şekilde yararlanacak. Önemli bunun miktarının ne olacağı. İşte bu noktada da Ak Parti hükümetine büyük görevler düşüyor. Hükümetin insaat, gıda ve tekstil sektörünün tüm temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek Irak'taki bu pastadan gerçek anlamda pay kapılmasında etki rol oynamalıdır. Yoksa, sektör temsilcilerinin kısmi girişimleri, firma yöneticilerinin kişisel girişimleriyle Irak'ın yapılandırılmasından pay kapmmak bugünün global ekonomik yapısında pek mümkün görünmüyor. Ak Parti hükümetinin ve Türkiye'nin önünde şimdi büyük fırsatlar var. Herkesin tartışmaları, çekişmeleri ve kompleksleri bir kenara bırakarak hem ülkesi hem de kendisi için çok çalışması gerekiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümeti de tüm bunların farkında. Yeni düzenlemeler, çalışmalar ve bakanlar kurulunun faaliyetleri de işte bu noktalarda yoğunlaşıyor. Türkiye, sürpriz bir gelişme olmazsa önümüzdeki günlerde tamamen Irak'ın yeniden yapılandırılması ve ekonomik tartışmalara sahne olacak gibi görünüyor. Savaş sonrası ekonomi ülkenin gündeminde hakettiği yeri alacak. AKP'NİN İSRAİL'LE SICAK TEMASI Ak Parti'nin iktidara gelmesi ve Arial Şaron'un İsrail başbakanı seçilmesinden Türkiye ile İsrail arasındaki ilk sıcak temas Başbakan yardımcısı düzeyinde gerçekleşiyor. İsrail Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Silvan Şalom Ankara'da. ŞAlom'un ziyaretinin nedeni ise Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün daveti. ABD DIişleri Bakanı Colin Powell'in "ricası" üzerine Suriye ziyaretini iptal eden Gül bu kez İsrail'in Dışişleri Bakanıyla bir araya geldi. Ziyaretin başlıca nedeni Irak savaşı. Türkiye ve İsrail Irak savaşının hem bölgeye hem de iki ülkeye yansımalarını ele alacaklar. Irak savaşının yanısıra iki ülke arasındaki ilişkiler, askeri ve inşaat ihaleleri gibi konuların da yine bu görüşmeler sırasında birs şekilde gündeme gelmesi bekleniyor. İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom'un ziyaret listesinde Gül'un yanısıra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de var. Görüşmeler sırasında ortaya çıkacak sonuç ve yaklaşımlar Ak Parti hükümetinin İsrail'le ilişkileri bakımından da belirleyici olacak. Genel hava, Refahyol hükümetinin aksine Ak Parti hükümetinin israil'le daha "sıcak" ilişkiler yürüteceği yönünde. Türkiye'nin İsrail'le ilişileri aynı zamanda ABD ile yıpranan ilişkilerin tamirinin de ilacı olacak. Ne de olsa. ABD yönetimi üzerindeki etkisiyle Yahudi lobisini de unutmamak gerekiyor. BAKANLIKLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ TBMM'DE TBMM’nin ilgili komisyonlarında geçtiğimiz hafta görüşülen tasarı, bu hafta Genel Kurul gündemine gelecek. AKP TBMM Grubu, 15 Nisan Salı günü TBMM Danışma Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve aynı gün yapılması gereken denetim konularının görüşülmemesini önerecek. AKP, bunun kabul edilmemesi halinde önerilerini TBMM Genel Kurulu’na getirecek. Kültür ve Turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin tasarının görüşmelerine aynı gün başlanacak ve tasarının bu hafta içinde yasalaştırılmasına çalışılacak. Genel Kurul’da ayrıca TBMM’de Avrupa Birliği Komisyonu kurulmasına ilişkin teklif de görüşülecek. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye iade edilen, asgari vergi matrahı artırımı oranını ve Vergi Barışı Yasası’nın bir maddesini değiştiren yasanın da ilgili komisyonlarda görüşüldükten sonra TBMM Genel Kurulu’nda ele alınması bekleniyor. Daha önceki yazıları: |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Son Dakika |
Gündem |
Dünya |
Ekonomi |
Spor |
Yaşam |
Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım © Copyright 2009 Hürriyet |