![]() |
![]() |
|||
![]() |
|
![]() |
||
| anasayfa |
23 Kasım 2009 Pazar |
|||
|
Yazarlar
GÖZLER YARGITAY'DA Ankara'da gözler, Yargıtay'ın DEHAP'la ilgili 11 eylül günü vereceği kararda. Yargıtay'ın, DEHAP'ın seçimlerde "sahtecilik" yaptığını onaması halinde sadece Ankara'da değil tüm Türkiye'de siyaset bir anda çalkalanacak. Sayısız görüş, sayısız senaryo bir anda Ankara kulislerine hakim olacak. Öncelikle DEHAP davasına ve sonrasındaki gelişmeleri bir anımsayalım. Son genel seçimden önce dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'na başvurarak, DEHAP'ın örgütlenme koşulunu taşımadığı için seçimlere girmesine izin verilmemesini istedi. YSK, bu başvuruyu reddetti. Kanadoğlu bunun üzerine DEHAP yöneticileri hakkında "sahte evrakla örgütlenmesini tamamlamış gibi göstererek, 3 kasım seçimlerine girdiği iddiasıyla 16 ekim 2002'de suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusunu inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 ocak 2003 tarihinde aralarında eski DEHAP Genel Başkanı Mehmet Abbasoğlu'nunda bulunduğu 27 DEHAP yöneticisi ve kurucu üyesi hakkında "resmi belgede sahtecilik" yaptıkları iddiasıyla dava açtı. SÜREÇ VE GELİŞMELER Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Haziran 2003'te Abbasoğlu ve eski Genel Sekreter Nurettin Sönmez, eski Genel Sekreter Ayhan Demir ve eski Genel Başkan Veysi Aydın'ı, ''Resmi belgede sahtecilik'' yaptıkları gerekçesiyle 1 yıl 11 ay 11'er gün hapis cezasına çarptırdı. Diğer partililer ise beraat etti. Yargıtay kararı bozarsa, DEHAP'lıların sahtecilik yaptığı ve seçimlere bu yüzden hile karıştığı iddiası temyizden dönmüş olacak. Mahkeme de bu karara uyarsa, sanıklar beraat edecek. Bu durumda son yılların en ilginç davası, 3 Kasım seçimleri için iptal tehdidi oluşturmaktan çıkacak. Karar onanırsa nasıl bir tablo ortaya çıkar? Yargıtay'ın DEHAP'lıların mahkûmiyet kararını onamasının hukuki sonucu, 3 Kasım seçimlerinde sahtecilik yapıldığı, DEHAP'ın seçime hile sonucu girdiğinin tescil edilmesi anlamına gelecek. Bu durum, kuşkusuz hem siyasi hem de hukuki zeminlerde ilginç bir tartışmaya yol açacak. DEHAP'ın yüzde 6.2'lik oyunun geçersiz sayılması, teorik olarak genel seçimlerde uygulanan yüzde 10'luk Türkiye barajı için bir partinin alması gereken oy sayısını aşağı çekmiş olacak. 3 Kasım seçimlerinde toplam 31 milyon 528 bin 783 geçerli oy kullanılmıştı. DEHAP'a verilen 1 milyon 960 bin 660 oyun geçersiz sayılması halinde 3 Kasım seçimlerindeki toplam geçerli oy sayısı 29 milyon 568 bin 123'e düşecek. Bu durumda yüzde 10'luk Türkiye barajının aşılması için gereken oy sayısı 2 milyon 956 bine inmiş olacak. Bu takdirde seçimde 3 milyon 8 bin oy alan (yüzde 9.54) DYP baraj eşiğinin üstüne çıkıyor. Bu durumda, MHP, GP ve diğer partiler yine yüzde 10 barajının altında kalıyorlar. YSK NE YAPACAK? YSK'nın önünde üç seçenek bulunuyor: a ) YSK, ''itiraz süresinin geçtiği, seçim iş ve işlemlerinin kesinleştiği, daha önce bu konuda YSK'nın karar verdiği '' gerekçelerine dayanarak, DEHAP'ın oylarının geçersiz sayılması istemini usul yönünden reddebilir. Bu durumda siyasi tablo değişmez. b) YSK, DEHAP'a verilen oyları geçersiz sayıp, ülke barajını yeniden belirleyerek, bu oyları yeniden dağıtabilir. Bu durumda barajı aşan DYP 66 milletvekili ile Meclis'e girer; AKP 44 ve CHP 22 milletvekilliğini kaybeder. c)YSK, sadece DEHAP'ın 3 Kasım'da ülke genelinde yüzde 10'luk baraj olmasaydı milletvekili çıkarabileceği ve çoğu Güneydoğu'da bulunan illerde seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu durumda, bu seçimin 2004'te yapılacak yerel seçimlerle birleştirilmesi yoluna gidilebilir. ÇİLLER'E MECLİS YOLU MU? DYP listesinden seçime girmiş ve listenin ilk sıralarında yer almış olan başta eski DYP Genel Başkanı Tansu Çiller olmak üzere bazı ağır toplar Meclis'e girebilir. Bu kişiler arasında Kamer Genç, Eyüp Aşık, Sedat Bucak, Ayfer Yılmaz, Mehmet Sağlam, Yıldırım Akbulut, Mehmet Ali Bayar, Orhan Keçeli, Turhan Güven, Ömer Barutçu, Musa Konyar, İsmet Atilla, Kazım Barışık, Halit Dağlı gibi isimler yer alıyor. Bu senaryo DYP açısından son derece tartışmalı bir durum yaratır. Çünkü, genel başkanlık sorunu gündeme gelebilir. Çiller, Mehmet Ağar'ın genel başkanlığı kendisine iade etmesini isteyebilir. KARMAŞIK SENARYO İşte genel olarak bakıldığında kafaları karıştıran, ne anlama ya da nasıl bir sonuca vardığı tam olarak kestirilemeyen bir durum. Ankara'nın önünde yeni bir açmaz var. Yargıtay'ın vereceği karar bu yüzden büyük önem taşıyor. DEHAP'la ilgili "sahtecilik" kararının onanması halinde gözler hemen Yüksek Seçim Kurulu'na dönecek. Ve asıl kararı da yine Yüksek Seçim kurulu verecek. Seçimlerin iptal olup olmayacağı, yenilenip yenilenmeyeceği, DYP'nin durumu, seçilmiş ve bir çok yasanın altına imza atmış 66 milletvekilinin akıbeti yanıt bekleyen soruların başında geliyor. Kaos ve tartışmalar anlamında en kısa çözümün Yargıtay'ın farklı bir karar vermesi ya da YSK'nın her şeye rağmen "kurulu düzen"in devamını tercih etmesi.. Tabi, devlette işler varsayımlar üzerine yürümüyor. Eldeki belgeler ve hukuk neyi emrediyorsa sonuçta o olacak. Bunu da hep birlikte göreceğiz. ULUSA SESLENİŞ Ankara'da tüm bunlar olurken, Başbakan Tayyip Erdoğan, Resmi Konutta yeni bir "ulusa sesleniş"i çekimlerini tamamladı. Erdoğan, okulların açılmasını dikkate alarak bir ulusa sesleniş konuşması hazırladı. Konu, ağırlıklı olarak milli eğitim. Erdoğan milli eğitimdeki sorunları ve çözüme yönelik düşüncelerini Türk halkıyla paylaşacak. Ancak, ulusa seslenişin bir bölümünün de iki önemli konuya ayrılması bekleniyor. Bunlardan biri Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği ve Yargıtay'ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği 10 bin yoksul öğrencinin devlet tarafından özel okullarda okutulması projesi. Diğer ise kamuoyunda bir süredir geniş şekilde tartışılan ve rektörlerin AK Parti hükümetine yönelik tepkilere neden olan YÖK yasa taslağı… Başbakan Erdoğan'ın üzeri kapalı da olsa bu iki önemli konuya değinmesi bekleniyor. Tabii, Irak'a asker gönderilmesi, ABD'li yetkililerle yürütülen temaslar ve geçici Irak hükümetinin Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin haddini aşan sözleri Ankara'nın gündemindeki yerini hala korumaya devam ediyor. Daha önceki yazıları: |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Son Dakika |
Gündem |
Dünya |
Ekonomi |
Spor |
Yaşam |
Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım © Copyright 2009 Hürriyet |