![]() |
![]() |
|||
![]() |
|
![]() |
||
| anasayfa |
23 Kasım 2009 Pazar |
|||
|
Yazarlar
ANKARA'NIN GÜNDEMİ TERÖR Ramazan Bayramı öncesinde Ankara'nın gündemi terör saldırıları... Cumartesi günü İstanbul Şişli'deki Beth İsrael ve Beyoğlu'ndaki Neve Şalom Sinagoglarına yapılan bombalı saldırılar sadece Türkiye'yi değil dünyayı da ağa kaldırdı. Bir kez daha terör lanetlendi, teröre karşı "ulusalararası işbirliği"nin altı çizildi. 23 kişinin öldüğü 303 kişinin de yaralandığı saldırılar, herkesi derin üzüntüye boğduğu bir gerçek. Ama, en çok da "ateş düştüğü yeri" yani Türkiye'yi yaktı. Yüzyıllardır Türkiye'de barış ve huzur içinde yaşayan musevi vatandaşlarımız terörün "soğuk ve acı" yüzüyle sarsıldı. Ölenler sadece museviler değil... Daha fazlası müslüman. Bu da şunu açık bir şekilde ortaya koyuyor ki, terörün ne dini, ne ülkesi, ne dili ne ideolojii ne de insanlığı oluyor. Terör herkesi vuruyor. Tıpkı, 8 yaşındaki Anna gibi; tıpkı musevi Berta Özdoğan ile eşi müslüman Ahmet Özdoğan gibi... Terör, sadece bedenleri değil, toplumun ortak yüreğini vurup geçiyor. Hemde arkasına hiç bakmadan... SALDIRILAR BAKANLAR KURULUNDA Türkiye bugün düne göre daha soğukkanlı ve daha gerçekçi bir şekilde terörü masaya yatırmalı. İşte bunun ilk adımı da Şişli ve Beyoğlu'ndaki sinagoglara yapılan saldırılar Bakanlar Kurulu'nda ele alınıyor. Kabine üyeleri, dünyayı ayağa kaldıran saldırılar karşısında neler yapılması gerektiğini enine boyuna tartışıyor. Başta İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu olmak üzere Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in de kabine üyelerine son gelişmeler hakkında bilgi sunması ve saldırıların tartışılması bekleniyor. Bakanlar Kurulu'nun yapacağı değerlendirme iki açıdan önem taşıyor. 1) 23 kişinin öldüğü 303 kişinin yaralandığı bombalı saldırılara ilişkin son gelişmeler nedir? Sorumlular kimler? Saldırıları eğer üstlenildiği ve söylendiği gibi el Kaide terör örgütü yaptıysa Türkiye'deki taşeronları hangi örgütler? Eylemleri gerçekleştiren kişilere yardım edenler kimler? Türkiye bağlantıları hangi boyutta? Türkiye'deki örgütlenme biçimleri ve düzeyindeki risk ölçüsü ne? işte bu ve buna benzer onlarca sorunun yanıtı bakanlar kurulunun yapacağı değerlendirmein birinci boyutunu oluşturuyor? Başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm birimler saldırıların aydınlığa kavuşturulması ve sorumluların yakalanıp adalete teslim edilmesi için yoğun şekilde çalışmak zorunda... Çok zor gibi görünsede, eldeki tüm veriler ve ipuçları değerlendirilerek, Türkiye üzerine düşeni yapmalı, yapabilmeli... Bakanlar Kurulu'ndaki değerlendirmelerin ikinci boyutu ise bundan sonrasına ilişkin... 2) Türkiye 11 eylül saldırıları sonrası uluslarası terör eylemlerine karşı ne kadar önlem alabildi? Ve, bundan sonra olası terör eylemlerine karşı ne şekilde ve ne düzeyde ek güvenlik önlemleri alınacak? Yani, başta azınlıkların gittiği ibadethaneler ve onların yaşadığı bölgeler olmak üzere Türkiye'nin diğer hassas noktalarında ne gibi önlemler alınacak? işte tümn bu soruların yanıtları yine Bakanlar Kurulu'nun gündeminde.. Tabi, bir toplantıyla bunlara yanıt bulmak mümkün değil. Ancak, hükümetin uluslararası teröre karşı koyabilmek ve Türkiye'de yaşayan 70 milyon insanı bu uluslararası terörizme karşı koruyabilmek için daha aktif ve kararlı olması gerekiyor. Türkiye, özellikle azınlık vatandaşlarına karşı güvenlik ve diğer konularda üzerine düşeni yaptı , yapıyor denebilir. Ancak, bu hiç bir zaman yeterli görülmemeli... Sadece musevi, ermeni ve rumlar için değil Türkiye7de yaşayan her türk vatandaşı izin teröre karşı önlem daha artırılmalıdır. Başbakan Erdoğan ve hüükmet üyeleri, saldırılar sonrasında yaptıkları açıklamalarda teröre karşı ne kadar kesin tavırlı olduklarını net bir şekilde ortaya koydular. Östelik Başbakan Erdoğan'ın Hahambaşı ishak Haleva'yı bizzat gidip ziyaret etmesi ve başsağlığı dileğinde bulunması önemliydi. Ancak, bundan sonrası için Türkiye'nin neler yaşayacağı hangi tartışma ortamlarının içine gireceği de önemli.. Örneğin başta türban olmak üzere, kamusal alan, üniversiteler, YÖK yasa taslağı ve İmam Hatipler gibi önemli tartışma konuları bu terör saldırılarından sonra daha "dikkatli ve özenle" ele alınmalı... Konular tartışılırken, Türkiye'nin içinde bulunduğu konum, yaşayan insanların dini ve kültürel farklıları da ine gözönünde bulundurulması gerekiyor. Aslında, tartışan tartışmayan herkes açısından önemli bir döneme girdi Türkiye... Daha fazla hoşgörü, Türkiye'yi daha fazla sahiplenme ve dafa fazla kenetlenme... Yani, Türkiye sadece milli maçlarda değil, çocuğunun ve geleceğinin can güvenliğini tehdit eden teröre karşı da sağ duyusunu ve mantığını hiç bir zaman kaybetmemeli... Teröre karşı oludğunu söylemek yetmez, uygulamayla tavır ve davranışlarla da bunu göstermek ve kanıtlamak gerekiyor... Yoksa sadece kurşun değil, terör de aynı şekilde adres sormuyor... Dün New York'ta bugün İstanbul'da... Ya, yarın.... MECLİSTE GÜNDEM EKONOMİ Ramazan Bayramı öncesinde TBMM bu hafta ekonomi ağırlıklı gündemle çalışacak. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Yasa Tasarısı Komisyon'da ele alınacak. Meclis, dokuz günlük Ramazan Bayramı tatili öncesi ekonomi ağırlıklı çalışacak. Banka hortumcularının Hazine'ye yükledikleri yaklaşik 50 milyar dolarin geri alinmasi için hazirlanan yasa tasarisi Adalet Komisyonu'nda, bütçenin AB standartları çerçevesinde üç yılda bir yapılmasını öngören Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü yasa tasarısı da Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınacak. Genel Kurul'u ise yoğun bir gündem bekliyor. İmarbank mudilerine yapılacak ödemeler, bölünmüş yol yapımı ile ilgili usul ve esaslar ile petrol piyasasını serbestleştiren yasa tasarılarının Genel Kurul gündemine alınması bekleniyor. Başbakanlık, Hazine Müsteşarlığı, Maliye, Sağlık ve Çalışma Bakanlıkları'na verilmesi öngörülen 4.5 katrilyon liralık ek bütçe tasarısının da bu hafta yasalaşabileceği belirtiliyor. Ek ödenekte en büyük rakamı 1 katrilyon 145 trilyon lira ile ihracatta katma değer vergisinden ret ve iadeler, 906 trilyon lira ile de Bağ-Kur'a yapılacak yardımlar oluşturuyor. Ek Bütçe Tasarısı, 2003 yılı gerçekleşme tahminlerine göre kullanılmasının mümkün olmayacağı anlaşılan, 6 katrilyon 917 trilyon 510 milyar liralık ödeneği de iptal ediyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere meclise geri gönderilen öğrencisi azalan okulların satışına imkan tanıyan tasarı da Genel Kurul gündeminde ele alınması beklenen düzenlemeler arasında bulunuyor. Geçen hafta komisyonda görüşülen tasarıdan Cumhurbaşkanı'nın vetosuna neden olan yoksul öğrencilerin özel okullarda okutulmasıyla ilgili madde çıkarılmıştı. Geçen hafta komisyon görüşmeleri tamamlanan 2004 mali yılı bütçe tasarısının, karşı oyları da içerecek raporunun hazırlanması halinde, Genel Kurul'daki görüşme takvimi de belirlenecek. Meclis KIT Komisyonu da BOTAŞ'ın 1998-2001 yıllarına ait hesaplarını perşembe günü denetleyecek. Komisyon, Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, İskenderun Demir ve Çelik A.Ş, Divriği-Hekimhan Madenleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 2000-2001 yılı hesaplarını çarşamba günü denetleyecek. Daha önceki yazıları: |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Son Dakika |
Gündem |
Dünya |
Ekonomi |
Spor |
Yaşam |
Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım © Copyright 2009 Hürriyet |