|
|
 |
|
| Politika / Bizden Saklananlar |
 |
|
At pazarlığı'nı Derviş başlattı "Ankara'ya gelirken Hazine yetkililerini de getirmeyi unutma" Bu sözler ABD ile Irak konusunda para meselesinin konuşulmasına ilk defa Ecevit hükümeti döneminde başlandığını ortaya koyuyor. Başbakan Ecevit'in sağlık durumu Türkiye'yi siyasi bir depremle sallıyordu. Pentagon'un iki numaralı yetkilisi Wolfowitz, çantasında Başkan Bush'un Irak'a dönük savaş planlarıyla Türkiye'deydi. |
|
 |
|
İzin Ecevit'ten Başbakan Ecevit, seçimlerden 1 ay önce Genelkurmay ve Dışişleri'ne yazılı bir talimat vererek, Amerikalılarla Irak konusunda detaylı görüşmelere başlanmasını istedi. |
|
 |
|
Pazarlık başlıyor ABD Savunma Bakan Vekili Wolfowitz, bir hafta önce güvenoyu alan Başbakan Gül'den ‘Türkiye’nin kuzey cephesinde ABD ile işbirliği yapmasını' istedi. Büyükelçi Pearson'ın evinde Erdoğan'la yenilen yemekte ise Gül yoktu. Erdoğan Beyaz Saray'a da davet edildi. Ancak Pearson, Erdoğan'ın ne zaman Başbakanlık koltuğuna oturacağı belli olmadığından bu davetin muhtemel sakıncaları konusunda Washington'u uyardı. |
|
 |
|
Size 3 gün süre yoksa kötü olur  Ankara, Irak konusunda zaman kazanmak istiyordu. Ancak Büyükelçi Pearson, Gül'e, Başkan Bush'un çok sert bir mesajını iletti. Daha sonra Başbakan Gül'e, ‘‘Bunun Johnson mektubundan farkı ne?’’ dedirtecek mesajda Bush, kuzey cephesi için Türkiye'ye 3 gün süre veriyordu. |
|
 |
|
Kuzey cephesini açarız ama BM kararı gerekir Başbakan Gül, 16 Ocak'ta Başkan Bush'a yazılı bir mesaj gönderdi. Gül, kuzey cephesi için kapıyı araladı, ancak açılmasını ‘uluslararası meşruiyet’ koşuluna bağladı. Ayrıca son sözün Meclis'e ait olduğunu vurguladı. Bush ise ‘‘Bir an önce TBMM'ye gidin’’ dedikten sonra Gül'ün ‘Kıbrıs’ta iyileştirme' koşulu için biraz esneklik istedi. |
|
 |
|
Biz gemide askerler var sanıyorduk, meğer yokmuş  ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Başbakan Gül'ü telefonla arayarak, ‘‘4'üncü piyade tümenini getirecek olan gemilerimiz yola çıktılar. 10 Şubat'ta Türk kıyılarına intikal edecekler’’ dedi. Türk tarafı, çok uzun bir süre hem tezkerenin, hem de binlerce personel taşıdığını varsaydığı gemilerin sıkıntısını yaşadı. Oysa 4'üncü Piyade Tümeni'nin muharip askerleri o sıralar Teksas Fort Hood'taki karargáhtaydı. |
|
 |
|
Türkiye müzakereyi kesince Amerika geri adım attı
Türkiye ile ABD arasındaki askeri mutabakat muhtırasında en büyük gürültü, Türk askerlerinin PKK'ya hangi aşamada tetiği çekecekleri maddesinde koptu. ABD'li Lino, ‘‘Yalnız savunma amaçlı silah kullanılabilir’’ deyince, Büyükelçi Bölükbaşı görüşmeleri kesti. Bunun üzerine Amerikalılar, ‘‘Tamam, doğrudan ateş açabilirsiniz’’ dedi. |
|
 |
|
Tezkere, AKP'yi çatlattı Başbakan Gül, Bakanlar Kurulu'nda çok gergindi, ‘‘Tezkereyi TBMM'ye gönderin. Nihai karar Meclis'indir’’ dedi. AKP'nin Milli Görüşçüleriyle liberalleri arasında kıran kırana bir tartışma yaşandı. Tezkereyi savunup, ‘‘Bu misyonumuz’’ diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a, Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, ‘‘AKP'nin hangi belgesinde bu misyondan söz ediliyor?’’ diye sordu. |
|
 |
|
Galiba o tren kactı Bakanlar Kurulu karar alamıyor, ‘‘Ben size yarın döneceğim’’ diyen Powell'ı bekliyordu. Bu sırada Washington'dan bir haber geldi. Powell Kongre'de, ‘‘Türk hükümetine yaptığımız öneriler artık masada değil’’ açıklamasını tekrarlamıştı. Saat 22.30 sularıydı ve hálá aramamıştı. Erdoğan toplantıyı sona erdirdi. Salondan ayrılırken Bakanlar Kurulu'na şöyle diyecekti: ‘‘Galiba, o tren kaçtı...’’ |
|
|
|
| |
 |
|
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
<%
dim rsData,arrData,sHtml,conn,sSqlString
dim connStringFront
dim arrNullData(0,0)
%>
| <%qid2=687%>
|
| |