 |
 |
 |
 |
|
|
Hazırlayan: Kürşat Özmen
CEZA ALAN YOK
17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardından binlerce depremzede acıları dinmeden ellerinde dilekçeleri adliyenin yolunu tuttu. Hepsinin aklında bir tek şey vardı. Sorumluların cezalandırılması. Deprem doğal bir felaketti ancak binlerce insanı sadece deprem değil çürük binalar öldürmüştü, sorumluların bulunması gerekiyordu. Sakarya, Kocaeli, Yalova, Çınarcık, Gölcük, Değirmendere, Düzce ve İstanbul'da yaklaşık 15 bin dava başvurusu yapıldı. Ancak bu başvuruların sadece 4 bini için dava açılabildi.
Depremden sonra açılan davalardan sadece 400'ü karar aşamasına geldi. Sonuçlanan davalarda ise ceza alan olmadı. Davaların bir kısmı "binaların yapıldığı tarihte imar mevzuatında zemin etüdü şartı aranmadığı" gerekçesiyle düştü, 400 kadar sanık da beraat etti.
Yaklaşık 200 davada ise yıkılan binaların teknik sorumlularının çoğu suçlu bulunmalarına rağmen zaman aşımı nedeniyle beraat kararı verildi. Çünkü mahkeme suçun işleniş tarihini 'binanın yapıldığı tarih' olarak kabul etti ve üzerinden beş yıl geçen davalarda sanıklar ceza almadı. Geriye kalan dosyaların büyük bölümünde ise 'bilirkişi raporu' bekleniyor. Mahkeme hazırlanacak bilirkişi raporlarına göre karar verecek.
SON NOKTAYI YARGITAY KOYACAK
Ağır Ceza Mahkemeleri'nde açılan davalar, depremden beş yıl önce teslim edilen binaların teknik sorumlularının lehine sonuçlandı. Bir çok müteahhit ve mimar binaları depremden beş yıl önce teslim ettiği için zamanaşımı nedeniyle ceza almadı. Ağır Ceza, suçun işleniş tarihini binaların yapıldığı gün olarak kabul etti. Böylece binaları beş yıl önce teslim eden tüm sanıklar beraat etti.
Ancak hukukçuların tümü bu görüşe katılmıyor. Çünkü hukukta "gizli ayıp" denen bir kavram var. Örneğin, bir malın mağazadan alınışı sırasında bir kusur görülmeyebilir. Fakat bu mal kullanılmaya başlandıktan sonra ortaya çıkan bir aksaklık tüketiciyi hukuken haklı çıkarıyor.
Bu tartışma sonrasında yapılan itirazlar nedeniyle zamanaşımı kararları geçersiz kabul edildi ve karar üst mahkemeye bırakıldı. Zamanaşımı konusunda son kararı Yargıtay Ceza Kurulu verecek. Eğer Yargıtay suçun işleniş tarihi olarak (musibet anı) depremin olduğu günü değil de binanın yapıldığı günü kabul ederse davaların hemen hemen hepsi düşecek ve sanıklar serbest kalacak.
DEPREM SUÇLARI'NA DA AF
Yargıtay, suçun işlendiği tarihinin depremin meydana geldiği gün
olduğuna karar verirse bu sanıklar hakkında tekrar dava açılabilecek. Ancak
bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile yargılanan sanıklar bu kez de af
nedeniyle ceza almayacak.
Çünkü deprem sanıklarının yargılandıkları Türk Ceza Kanunu'nun 383. maddesi (meslekte ihmal veya acemilik nedeniyle ölüme sebebiyet vermek) 18 Temmuz 2001 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından af kapsamına alındı. Böylece deprem sanıklarının ceza alma ihtimali de kalmamış oldu.
|
|
 |
 |
 |
 |
|
|