 |
 |
 |
 |
|
|
Hazırlayan: Nazan Mengü
ÇOCUKLAR OYUNLA TEDAVİ EDİLDİ
Deprem, çocukları da etkiledi. Rengarenk dünyaları bir anda yerle bir oldu. Pek çoğu anne- babasını kaybetti. Kimi kolunu, bacağını, kimi de hayallerini.
Deprem bölgesinde bu büyük felaketten etkilenen çocuklara yönelik özel psikolojik destek programları uygulandı. Bunlardan biri de Milli Eğitim Bakanlığı ile UNICEF'in ortaklaşa sürdürdüğü program. ABD ve Türkiye'den gönüllü psikolog ve psikolojik hizmet uzmanlarının katıldığı bu çalışmalar ağırlıklı olarak depremin merkez üssü Gölcük'te yürütüldü.
İlköğretim öğrencilerine yönelik bu program iki bölümden oluşuyor: 'Sınıf Temelli Müdahale' ve 'Psikoeğitim'.
ABD Boston Üniversitesi Travma Araştırmaları Merkezi'nden dört psikoloğun yanısıra Türk psikologların da katıldığı çalışmanın hedefi çocukların yaşadıkları felaketin etkilerinden olabildiğince kısa sürede kurtulmasıydı.
Çalışmada görev alan psikologlardan biri Gölcük'te yaşayan ve felaketi yerinde yaşayan Birsen Aldemir. Psikoeğitimin amacının çocuklara bilgilendirme ve öngörü kazandırmak, 'Sınıf Temelli Müdahale'nin ise travma sonrasında ortaya çıkan bozukluklara yönelik olduğunu belirten psikolog Aldemir, çocukların durumunu 'çok ağır' sözleriyle ifade ediyor.
Testler, gözlemler ya da bildirimler sonucunu bireysel desteğe ihtiyaç duyan çocukların belirlendiğini anlatan Aldemir, çocuklarda en çok görülen sorunlardan birinin uyku problemi olduğunu söylüyor:
"Kaybı olanlarda yoğun şekilde reddetme, kabullenmeme gibi durumlar görülüyordu. Mesela çocuğun annesi ya da babası ya da her ikisi birden ölmüş. Ama çocuk bunu kabul etmiyor. Sanki öyle bir şey olmamış gibi davranıyor. Yaptığımız çalışmalarda öncelikle başlarına gelen bu durumu kabullenmeyi öğrendiler.
Travma sonrasında rastlanan tepkiler de bu çocuklarda yoğun olarak gözlemlendi. Gürültüden etkilenme, başarı düzeylerinde düşme, derslere karşı ilgisizlik. Öğrenciler için en yoğun şikayet noktası da buydu zaten. Bir çok anne- baba depremden önce dersleriyle arası çok iyi olan başarılı öğrencilerin, depremden sonra derslerle ilgilenmediğinden yakınıyordu."
UNİCEF'le birlikte yürütülen programda, altı hafta boyunca müzik, oyun, resim gibi ifade yöntemlerini kullandıklarını belirten Aldemir, çalışmanın ana hedefinin çocuklara duygularıyla yüzleşmeyi öğretmek olduğunu anlatıyor:
"Önceleri duygularıyla yüzleştirmeye çalıştığımız çocuklar hırçınlaşıyordu. Hatta bizim onları iyileştirmek yerine daha sinirli hale getirdiğimizden yakınan ebeveynler de oldu başlangıçta. Ama sonra çocuklar da rahatlamaya başladı. "
Aldemir, deprem bölgesindeki çocuklarda en çok görülen sorunun yalnız başına evde kalamama ya da yalnız başına uyuyamama olduğunu söylüyor. Aldemir, aradan geçen iki yıla karşın hala yanında anne ve babası olmadan uyuyamayan çocuklar olduğunu da sözlerine ekliyor.
|
|
 |
 |
 |
 |
|
|