![]() |
||||||||
|
|
|
|||||||
|
Uruguay dünyayı şoke etti
1949'da yapılması planlanan organizasyon, hazırlıkların bitirilememesi nedeniyle 1950 yılına sarktı. Gecikmeye karşın Brezilya, mükemmel bir seçim olmuştu. Brezilyalılar, futbolla gerçek bir aşk yaşıyordu. Hem oynanan futbolun kalitesi çok yüksekti, hem de koskoca ülkenin her kesimi, bu spor için resmen deli oluyordu. FIFA'nın, Brezilya'nın kupayı tam bir futbol karnavalına dönüştüreceği öngörüsü doğru çıktı. Savaşın dehşetini hâlâ üzerinden atamamış olan dünya, çok neşeli geçen 1950 Dünya Kupası ile biraz olsun moral buldu. 1946'da yapılan FIFA kongresinde, Dünya Kupası'nın, bundan böyle Jules Rimet Kupası olarak anılmasına da karar verildi. Jules Rimet'nin, FIFA Başkanı oluşunun 25. yılı olması dolayısıyla böyle bir jest yapılması öngörülmüştü. 'Küreselleşme' öncesi, birbirlerinin farklı alışkanlıklarına ayak uydurmaya çalışan ülkeler arasında yaşanan sürtüşmeler, ilginç durumların yaşanmasına da neden oluyordu. Örneğin, Hindistan takımı çıplak ayakla oynamalarına izin verilmeyince Dünya Kupası'na katılmama kararı aldı. Başka ülkelerin de farklı sebeplerden çekilme kararı alması üzerine, geride kalanlardan iki dört takımlı, bir üç takımlı ve bir de iki takımlı dört grup oluşturulmasına karar verildi. 1950 Dünya Kupası'nın sürprizleri bu kadarla da kalmadı; 29 Haziran'da oynanan İngiltere-ABD B Grubu 1. tur maçında ABD büyük bir sürpriz yaparak, futbolun beşiğinden gelen İngiliz takımını Gaetjens'ın 37. dakikada attığı golle 1-0 yenmişti. Grubun favorilerinden Uruguay ise, grubun bir diğer güçlü ekibi Bolivya'yı 8-0 gibi farklı bir skorla yenerek, deyim yerindeyse herkesin ağzını açık bıraktı. Şampiyonada iki Avrupa temsilcisi İspanya ve İsveç de, şık futbollarıyla göz dolduran ülkeler arasında yerlerini aldılar. 1950 Dünya Kupası, gruplardaki karmaşa nedeniyle tam manasıyla bir finalin oynanamadığı tek dünya kupasıydı. Uruguay ve Brezilya'nın karşı karşıya geldiği son maçta, evsahiplerinin kupayı almak için yalnızca beraberliğe ihtiyacı vardı. Kupada fırtına gibi esen Brezilya, daha önce İspanya'yı 6-1, İsveç'i ise 7-1 yenmişti. Uruguay ise, İspanya ile berabere kalmış ve İsveç'i tek bir gol atarak zar zor yenmişti. Ama 200.000 kişinin tribünlerde yerini aldığı (o dönemin dünya rekoru) maçın bitiş düdüğü çaldığında seyirciler sonuca inanamadılar. Uruguay, olmazı başarmış ve şampiyonluğuna neredeyse kesin gözüyle bakılan Brezilya'yı 2-1 yenmişti. Uruguay, tribünlerdeki binlerce seyirciye tam bir şok yaşatırken, tarihinde ikinci kez katıldığı turnuvadan da şampiyon olarak ayrılıyordu.
|
Fransa 98 Amerika 94 İtalya 90 Meksika 86 İspanya 82 Arjantin 78 Almanya 74 Meksika 70 İngiltere 66 Şili 62 İsveç 58 İsviçre 54 Brezilya 50 Fransa 38 İtalya 34 Uruguay 30 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Son Dakika |
Gündem |
Dünya |
Ekonomi |
Spor |
Yaşam |
Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım © Copyright 2012 Hürriyet |