![]() |
||||||||
|
|
|
|||||||
|
O günü özlemle bekliyorum... Ve Milli Takımı'mın Dünya Kupası'nda yaşayacağı ve yaşatacağı mutluluğun heyecanını şimdiden hissedebiliyorum. Acaba, heyecanım bir kompleksin ezikliğinden mi kaynaklanıyor? Belki de... Gerilere dönmek istiyorum. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde beni ve yaşıtlarımı yaralayan o günlerin acısını sizlerle paylaşarak, bugünlere koşmak istiyorum... Hiç unutmam... 1950'li yıllarda Avrupa futboluna egemen ülkeler, milli takımımıza karşı ‘‘B’’ kadroları ile oynarlardı. Onların önemsemez tavırları, o dönemlerin çocuklarını veya gençlerini çılgına çevirirdi. Düşlerimizi süsleyen, gönlümüzden hiç düşmeyen yıldızlarımıza karşı, İtalyanların, Fransızların ya da İspanyolların ‘‘B’’ takımları ile oynaması, morallerimizi bozardı. Çocuk aklımızla da olsa, gururumuzu zedelerdi... Yine de yenemezdik bu egemen ülkelerin takımlarını. Beceremezdik, başa çıkamazdık... O günlerin maçlarını arşivden indirip, bir kez daha gözden geçirdim. 1950'li yıllarda İtalya ve Fransa B takımları ile oynadığımız 5 maçın herbirinde yenilgi ve hüsranı birlikte yaşamışız. Her hatırlayışımda öfkem depreşir, beynim zonklar... Yaşıtlarımın da aynı duyguları taşıdıklarını öyle iyi biliyorum ki... UNUTULAN DUYGU Neyimiz eksikti? Kimi, fizik kondisyon diyordu. Doksan dakikayı tamamlayacak gücümüzün eksikliğinden sözediyordu. Kimi de bir tesellide yanıt arıyordu... Tekniğimiz en az onlar kadar. Öyleyse, neden kazanamıyoruz? Her kafadan bir mazeret fışkırıyordu... Tesis eksikliği, maddi koşullar daha nice dertler... Atladıkları bir şey vardı. Kimse, özgüveni ağzına almıyordu. Oysa, bu duygunun eksikliği, Türk futbolunu dünya ülkeleri karşısında yıllarca ezilmeye, sonra da yenilgiye sürüklemişti. O günlerin ezikliğini yaşayanlar, bugünün kıymetini bilemezler. Eğer, Dünya Kupası başlamadan, Milli Takımım için şimdiden iyi şeyler düşünebiliyorsam... Milli Takımımın alacağı sonuçlara, şimdiden sevinç naraları atıyorsam... Bunun nedeni, Türk futbolunun kazandığı özgüven kavramının bende de varoluşudur. Böyle bir duygunun beynime ve aklıma egemen oluşundandır. Artık, dünyanın hiç bir ulusal takımına karşı çocukluk dönemimin komplekslerini duymuyorum. Üstelik tepeden bakıyorum. Biliyorum ki, Dünya Kupası'na gönderdiğimiz çocuklar, Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en geniş ve yetenekli kadrosunu oluşturuyor. Her biri aynı kalitede. Ve her biri teknik ve fizik açıdan üst düzey bir performansla donatılmış... Ama en güçlü yönleri nedir, bilir misiniz? Güven duygusu... Çünkü, onlar artık dünyadan korkmuyor. Ve kendi değerlerini biliyorlar! |
(A) GRUBU Fransa Senegal Uruguay Danimarka (B) GRUBU İspanya Slovenya Paraguay G. Afrika (C) GRUBU Brezilya Türkiye Çin Kostarika (D) GRUBU G. Kore Polonya ABD Portekiz (E) GRUBU Almanya S. Arabistan İrlanda C. Kamerun (F) GRUBU Arjantin Nijerya İngiltere İsveç (G) GRUBU İtalya Ekvador Hırvatistan Meksika (H) GRUBU Japonya Belçika Rusya Tunus |
|
Ana Sayfa |
Son Dakika |
Gündem |
Dünya |
Ekonomi |
Spor |
Yaşam |
Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım © Copyright 2012 Hürriyet |