|
Ecevit, Fethullah Gülen'le ilgili suçlamalar hakkında, gazeteci Fikret Bila'nın sorularına şu yanıtı vermişti:
"Ben Sayın Fethullah Gülen'le sanıyorum üç kez görüştüm. Bunların hiçbirisinde siyasi konulara girmedik. Felsefe din ilişkisinden, Orta Asya'dan gelen halk erenlerinin Anadolu kültürüne katkılarından söz ettik. Şimdi, 1970'lerdeki verilerle eleştiriler yöneltiliyor. Oysa, insanlara değişme hakkı tanınmalıdır. Ben bugünkü gözlemlerim içinde Fethullah Gülen ve çevresindekileri rejim için kaygı verici bir durumda görmüyorum. Laiklik açısından bir tehdit oluşturdukları izlenimi almıyorum. Bilimin de izah edemediği konular var. Din, çok hassas bir konudur. Ayrıca Gülen ve çevresindekilerin eğitime verdikleri önem ve bunu Atatürk ve laikliğe aykırı olmayan biçimde uygulamaları da önemli. Sibirya'da, Moğolistan'da kolejler açıyorlar. Ve buralarda laikliğe aykırı eğitim olmadığı belli. Yoksa o okulların açılmasına izin vermezler. Elbette çok büyük bir organizasyon ve kaynak olduğu gerçek. Bu nedenle bazı kuşkular duyulmasını da doğal karşılıyorum. Ama benim de bilebildiğim kadarıyla İran tipi rejime karşılar. Suudi Arabistan anlayışına karşılar, RP'yi desteklemiyorlar. Kendilerine getirilen partileşme önerilerini reddediyorlar. İrtica bunun neresinde anlayamadım. Geriye bir tek Sayın Gülen'in kravat takmaması kalıyor, ama çevresine baktığımızda o insanların kravat taktığını da görüyoruz. Kaldı ki, bütün faaliyetleri ve kurumları da denetime açık. Devletin bu konularda boşluk bırakmaması gerekir."
| |

|