Anasayfa

Yazı Konusu

Türkiye'nin sorunları daha uzun süre çok çetin olmaya devam edecek.

Önümüzdeki on yıllıkt belki de yirmi yıllık dönem, bütün dünya için giderek ağırlaşacak sorunlarla yoğunlaşacak, bunalımlarla dolacak gibi görünüyor.

O sorunlardan ve bunalımlardan en çok etkilenecek ülkelerden biri de Türkiye...

Türk ulusu ve Türkiye bu sorunların ötesinden gelebilecek güçtedir. Gerekli olan, bu gücü demokratik yoldan ve ulusal birlik ve dayanışmayla harekete geçirelebilmektedir.

Onun için, konulacak yeni siyasal kuralların ve oluşturulacak yeni siyasal kuralların ulusumuzu kamplara bölücü nitelikte olmamasına dikkat edilmelidir. Yoksa o ulusal birliğin ve dayanışmanın sağlayacağı büyük gücü harekete geçiremeyiz.

Uzunca bir süredir bazı etkin çevrelerin ve onları temsil eden bazı siyasal güçlerin telkinleriyle, bu birliği ve dayanışmayı büsbütün güçleştirip engelleyici kurallar ve kurumlar oluşturulması telkin ediliyor. Bu tür telkinlere göre yapılacak seçimler, seçilecek yollar, bizi, demokrasiye dönüş umudumuzdan büsbütün uzaklaştırabilir.

Yeni yönetimin bu tür telkinlere kapılmayacağını umarım.

Önümüzdeki dönemin nasıl ağır ve bunalımlarla yüklü olduğunu gördükten sonra, dünyada bağdaşması, uzlaşması en zor ülkeler ve rejimler arasında bile dayanışma ve işbirliği yolları arınırken, bizim kendi içimizde kamplaşmayı, bölünmeyi hızlandırıcı, keskinleştirici yollara yönelmemiz çok sakıncalı olur.

(Kamplaşma-cepheleşme; iki partili sisteme yönelme; ulusun bir bölümünün içine sindirebileceği, bir bölümününse içine sindiremeyeceği bir siyasal yapı ve anayasa oluşturma gibi...)

Bunları şimdiye kadar kimseye anlatamadım. Yıllardır içten dıştan yıpratılmış bir genel başkan olarak anlatabilme olanağım da kalmadı. Ama genel başkanlık sıfatımdan, durumumdan sıyrılabilirsem belki daha kolay anlatabilirim.