Anasayfa

Ecevit, haftalık Yankı dergisinin 6-12 Ağustos tarihli sayısında kendisiyle yapılan röportajda, 'demokratik sol' konusundaki düşüncelerini şöyle anlatmıştı:

"Bu kavramı kullanmamın iki nedeni var.
Birincisi şu: beni sosyal demokrasinin tarihteki kökenleri değil, çağdaş anlamı ve uygulaması ilgilendiriyor.

Batı'daki sosyal demokratlar, o tarihsel doktriner kökenlerin gelgesinden, ipoteğinden ve tartışmalarından kendilerini koparmakta büyük güçlük çekmişlerdir. Bu güçlükleri hala bir ölçüde sürmektedir. Katı bir Marksist anlayışı benimseyenler, onları, sosyal demokrasiyi yozlaştırmakla, saptırmakla veya Marksizm'e ihanetle suçlamaktadırlar. BU tür eleştirileri, suçlamaları karşılamaya çalışırken, bazı sosyal demokrat partiler veya düşünürler, Marksizm'le ilgili değişik yorumlar yapmak zorunda kalmaktadırlar. Zaten Marx'ın gençlik dönemiyle daha sonraki dönemi arasında yer alan bazı farklar da değişik yorumlara olanak vermektedir.

Türkiye'deki sosyal demokrat akım, Marksizm'den kaynaklanmadığına göre, değindiğim tartışmaların Batı'da bile anlamsızlaşıp yapaylaştığı bir aşamada ortaya çıktığına göre, bizim sosyal demokrasinin tarihsel kökenlerine ilişkin tartışmalar içine sürüklenmemizin gereği yoktur.

O nedenele, ben, Türkiye'deki sosyal demokrat hareketi, 'demokratik sol' olarak adlandırmakta başından beri yarar görüyorum.

Bu kendimize özgü akımın, 'kitap'ta pek yeri bulunmayan ve kitabî yolcuların diline tutsak olmayacak bir terimle, 'demokratik sol' terimiyle belirlenmesini daha uygun buluyorum. Hem de kendi kendini daha iyi tanımlayan, 'demokratlığı' vurgulayan bir tanım bu.

(...)

İkinci neden de şu: bizim sosyal demokrasi anlayışımız, ekonomik demokrasiyi de, daha başından beri içermektedir. Onun için sosyal demokrasinin ötesinde, ama onun doğal sonucu ve gereği olan ekonomik demokrasiyi de kapsar biçimde 'demokratik sol' terimini kullanıyorum.

Bir başka deyişle 'Türk demokratik solu, siyasal demokrasiyle ve sosyal demokrasiyle birlikte, ekonomik demkorasiyi de amaçlamaktadır. Bunu, Türkiye'de demokratik solun tarihsel birikimi açısından söylüyorum. Ama umarım ki gelecekte de böyle olur..."