GİRİŞ

    İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Film Festivali, yüz yaşını geride bırakan ama gençligini ve canlılığını daima koruyan çağın sanatı sinemaya yeni bir pencere açacak. Bu zengin ve görkemli program, bir yandan sinema tarihinin kilometre taşlarını oluşturan, büyük ustaların klasik yapıtlarını, diğer yandan henüz yeni filizlenen genç kuşakların ürünlerini dengeliyor. Ortaya çıkan sonuç, şüphesiz tüm sinemaseverlerin gözlerinde, belleklerinde ve yüreklerinde unutulmaz anılar bırakacak yeni bir sinema şöleni olacak.

    Festival, bu yıl 150'yi aşkın filmin oluşturduğu programıyla sinemaseverlere, çok farklı zevkler vaadediyor. Bir yanda yüzyılın ve sinemanın ilk yıllarından gelen, 1915 yapımı seriyal türünün başyapıtı ünlü sessiz macera klasiği 'Vampirler', diğer yanda günümüz sinemasının sıradışı yaratıcısı Lars Von Trier'nin imzasını taşıyan, sekiz saatlik devasa sinema marathonu 'Krallık'. Yaklaşık seksen yıllık arayla sinemada birer kilometre taşı oluşturan bu iki sinema anıtının oluşturduğu dengeyi diğer filmlerde de görmek mümkün. Yine sessiz sinemadan gelen ünlü Eisenstein klasiği 'Potemkin Zırhlısı' orkestra eşliğinde sunulurken, Alain Resnais'nin son başyapıtı 'Eski Güzel Şarkılar' çağdaş bir müzikal olarak perdelerimizi renklendirecek. Fellini'nin uçarı başyapıtları, Bertrand Blier'in gerçeküstücü çalışmalarıyla tamamlanırken, Rosi, Szabo ve Wajda'nın yapıtları dayirminci yüzyıl tarihine birbirine çapraz aynalar tutacaklar. Klasik Fransız sinemasının gözdeleri 'Yeni Dalga'yla aynı anda perdeyi paylaşacaklar ve ardından film makinesi bizleri günümüz sinemasının ayrıksı sahillerine savuracak. Cinselliğe ve şiddete değişik bakış açıları getiren yenilikçi ve hatta devrimci anlatımlarıyla özellikle Uzakdoğu filmleri bambaşka ufuklara taşıyacak bizleri.

Giriş | Uluslararası yarışma | Sinemacılar üstüne | Bach'tan esinlemeler | Edebiyattan beyaz perdeye
Federico Fellini anısına | Ustalar geçidi | Dünya festivallerinden seçmeler