Hacker'ların başkenti St Petersburg
Rusya'nın eski başkenti St Petersburg artık hacker'ların yani bilgisayar korsanlarının mekanı... Aralarında Microsoft'un da bulunduğu pek çok şirkete yapılan saldırıların adresi Rusya'nın bu güzel kentini gösteriyor.
St. Petersburg'un efsanevi hacker'larından biri olan Ivanopulo için 300 pound'luk bir programı, internetten çalmak adeta çocuk oyuncağı... Hacker önce sitedeki satış formunu sahte kredi kartı bilgileriyle dolduruyor ve bazı basit işlemlerden sonra ekranda, "Teşekkür ederiz. Ödeme alınmıştır" yazısı beliriyor. Sonuç, Macromedia gibi Amerika'nın yazılım devlerinden birinin Flash programı beş kuruş para ödemeden hacker'ın bilgisayarına yüklenmiş oluyor.
Çarlık Rusya'sının başkenti olan ve turizm rehberlerinde "Kuzey'in Venedik"i diye tanımlanan St. Petersburg, artık siber suçların merkezi olarak da tanınıyor. St. Petersburg yetenekli bilgisayar programcılarının ve uzman hacker'ların yoğun olarak yaşadığı bir kent...
Geçtiğimiz haftalarda Microsoft'a yapılan hacker saldırısının ardından yapılan araştırma, çalınan şifre ve program taslaklarının şirketin Amerika'daki network'ünden St. Petersburg'taki bir e-mail adresine gönderildiğini ortaya çıkardı. En büyük yazılım üreticisi Microsoft'un bile güvende olmadığını dünyanın bir ucundaki, St. Petersburglu hacker'larla birlikte öğrendik.
Rusya'daki sessiz muhalif kültürün bir ürünü gibi görünen hacker'lık hareketinin temelinde ne olduğu tartışılıyor. Yapılan saldırılardan bunun büyük kapitalist iş dünyasını protesto etmek gibi bir amaç taşıdığını söylemek mümkün..
Rus hacker'lardan biri olan Slava, üç yıl önce geçirdiği bir kaza yüzünden yürüyemiyor ve hayatını bilgisayarın karşısında geçiriyor. Kentin banliyölerinden birinde küçük bir dairede yaşayan genç hacker'ın bilgisayarını, kapağı açılmış, vidaları sökülmüş bir halde kullanıyor. Bunun nedeni de çoğu çalıntı olan yeni yazılımları kolaylıkla yükleyebilmek.
Slava, e-mail gönderirken Dr. Lynux ismini kullanıyor ve internet bağlantısı için ayda 50 dolar vermek yerine dünyanın başka yerlerindeki bilgisayarlardan bağlananların şifrelerini kullanıyor. Kimliğinin saptanmaması için de sık sık yeni bir kimlik bulmak zorunda kalıyor: "Bu bir çeşit spor. Hacker'lık yapmazsam internete giremem. Tahminimce Rus gençlerinin yüzde 40'ı benim gibi yapıyor. Ayda 80 ruble (yaklaşık 1.5 dolar) ile geçinmesi gereken bir öğrenciyseniz, internete verecek paranız olmaz. Bedava girmek kolayken niye yapmayalım?"
Slava, yaptığı işin ahlaki olup olmadığı sorusuna şöyle cevap veriyor: "Bence, internet şifresi çalmakla, herhangi bir şey çalmak arasında ahlaki olarak bir çizgi var. Ben asla zar zor para kazanan bir Rus kullanıcının şifresini çalmadım. Daha çok Batılı şirketlerin internet şifrelerini kullanırım."
Slava, hacker'lıkla ilgili bilgilerin bir bölümünü internette Rusça yayınlanan bir siteden almış. ".hackzone.ru" adlı sitede, nazik bir ifadeyle "bilgisayar güvenliğiyle ilgili tavsiyeler" veriliyor. Günde 3 bin kişinin ziyaret ettiği sitede bilgisayarları hacker'lardan korumanın yanısıra, bilgisayara nasıl saldırılacağı da öğretiliyor.
St. Petersburg'ta topluca saldırılarda bulunan hacker grupları da var. Grup halinde hacker'lık daha kolay. Topluca yapılan saldırılarda, sistem yöneticisinin problemin kaynağını bulması çok zor oluyor. Bosna Savaşı'nda Belgrad'ın bombalanmasını protesto eden St. Petersburg'lu bir grup hacker, NATO'nun ve ABD'nın web sayfalarını işe yaramayan e-mail bombardımanına tutmuştu.
Siber suçları araştıran polis birimi, Rusya'da yapılan hacker saldırılarının yüzde 95'inin tespit edilemediğini belirtiyor.
Rusya'daki 4 milyon internet kullanıcısının yüzde 17'sinin yaşadığı St. Petersburg, hacker'larla ilgili şöhretini 1994 yılında kazandı. Vladimir Levin, Citibank'ın bilgisayarlarına girerek, müşterilerin hesaplarından şifrelerini çaldı ve bu şifrelerle bankanın 12 miyon dolarını dünyanın çeşitli kentlerindeki farklı hesaplara aktardı. Suç ortağı paranın ancak 400 bin dolarını çekebildi, çünkü olay ortaya çıktı ve Levin suçluların iadesi kapsamında hapis cezasını çekmek üzere Amerika'ya gönderildi. Rus hacker 12 milyon doları çaldığı operasyonu St. Petersburg'taki dairesinden yürütmüştü.
Bütün olan bitene rağmen St. Petersburg'un bu kötü şöhreti haketmediğini düşünenler var. Kentteki üniversitenin bilgisayar bölümünde görevli olan Peter Zegzhda hackerlığın Ruslara mal edilemeyeceğini, bunun uluslararası bir fenomen olduğunu söylüyor. Zegzhda, ülkelerinde başka pek çok ülkeye göre daha iyi bilgisayar eğitimi verildiğini kabul ediyor ancak bunun kötüye kullanılmasının yaygın olmadığını belirtiyor.
Ünlü Rus hacker'ları arasında yer alan bir müzik öğrencisi hacker'lığın diğer suçlar gibi toplum tarafından kınanmadığını ifade ediyor. Genç hacker'a göre sanal dünyanın kendine özgü ahlaki değerleri var ve bu hacker'lar da kendi değerlerine sahipler...
Siber suç kan ya da şiddet içermediği için insanlara kolay para kazanmanın bir yolu gibi görünüyor. Rusya'nın güvenlik birimi FSB, siber suçla başa çıkmak için e-mail ve kredi kartı işlemlerini izlemeye çalışıyor ama bunun pek işe yaramıyor.
|
|