MHP'nin, Başbakanlık bünyesinde Deprem Bilgi Merkezi kurulmasına yönelik yasa teklifi ilk kez
siyasilerle Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'yı karşı karşıya getirdi.
MHP Erzurum Milletvekili İsmail Köse ile aynı partiden 26 milletvekilinin Meclis Başkanlığı'na verdiği,
Kandilli Rasathanesi'nin üniversiteden koparılarak Deprem Bilgi Merkezi'ne bağlanmasını öneren yasa tasarısına tepki gösteren sadece Işıkara değildi.
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabih Tansal da teklife pek çok sakıncası olduğu gerekçesiyle karşı çıktı ve yasayla rasathanenin eğitim ve araştırma faaliyetlerini baltalayacağını söyledi.
YASA TASARISI NE GETİRİYOR?
MHP'nin hazırladığı yasa tasarısı Başbakanlığa bağlı Türkiye Jeoloji Araştırmaları ve Deprem Bilgi Merkezi adıyla yeni bir kurum oluşturulmasını öngörüyor.
Yasaya göre Boğaziçi Üniversitesi'ne bağlı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, TÜBİTAK bünyesindeki Marmara Araştırma Merkezi Yer Bilimleri Araştırma Enstitüsü, Afet İşleri'ne bağlı Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı, bu kurum çatısı altında toplanacak.
Merkezin başkan ve başkan yardımcıları, Yerbilimleri ve Deprem Konseyi üyeleri arasından seçilecek. Kuruluştan ilk seçimlere kadar geçecek 4 yıl Kandilli Rasathanesi Müdürü kurucu başkan olarak görev yapacak.
Merkez, deprem ve yer bilimleri konusunda her türlü bilimsel araştırmaları yapacak, ulusal deprem bilgi ağı oluşturacak, önlemler konusunda çözümler üretecek ve bilgilendirme çalışmaları yapacak.
Başbakanlık genelgesiyle iki yıl önce TÜBİTAK bünyesinde oluşturulan Ulusal Deprem Konseyi ise bu konudaki koordinasyonu sağlayacak. İlgili kurum temsilcilerinin de yer alacağı konsey, her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisine sahip olacak.
|
|
BENİ SUSTURAMAZLAR
Tasarıyla rasathanenin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını iddia eden Işıkara'nın açıklamaları ise daha sertti:
''Enstitü'yü Başbakanlık bünyesinde çalışan bir kurum haline getirmeye çalışıyorlar. Ben, bugün özerk bir üniversitenin, özerk bir öğretim üyesiyim. Benim rektörüm, benim beyanatlarıma hiçbir kısıtlama getirmez. Ama öyle bir kurumun olduğunu düşünün,
işte Işıkara hocayı susturmanın yolu belki de odur...Bunu da üzülerek ifade ediyorum. Beni kimse susturamaz.''
Işıkara tasarının deprem çalışmalarına fayda getirmek yerine darbe vuracağını anlattı:
"Defalarca söyledim, Marmara'daki fayı istediğiniz kadar aletle izleyin, tomografisini çıkarın, topluma faydası yok. Bunlar bilimsel olarak çok değerli çalışmalar, ama toplumu ilgilendiren yönü, o fayın üreteceği depremin zararını en aza indirmek. Dolayısıyla da bu kurum bunu yapıyor.''
SAYIN IŞIKARA NEDEN KÜSTÜ?
Işıkara'nın kamuoyuna yansıyan s
ert açıklamaları 8 Nisan'daki Bakanlar Kurulu toplantısına da yansıdı. Ecevit'in toplantıda "Sayın Işıkara neden küstü?" sorusu üzerine MHP'li bakanlar Kandilli Rasathanesi'nin Başbakanlığa bağlanması konusundaki tekliflerini anlattı.
Arkasından da Işıkara bakanların eleştirilerine hedef oldu. Bayındırlık ve İskan Bakanı Abdülkadir Akcan depremle ilgili konuların bakanlığa ait Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü belirterek
Işıkara'nın açıklamalarının toplumda tedirginlik yarattığını ve devleti zaafiyet içinde gösterdiğini söyledi.
Devlet Bakanı Şuayip Üşenmez de Işıkara'nın yaptığı çıkışların zarar verdiğini, depreme ilişkin açıklamaların resmi kuruluşlar tarafından gündeme getirilmesinin daha doğru olacağını belirtti.
ELEŞTİRİ OKLARI
Işıkara'yı
medya hastası olmakla suçlayan Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz ise "Yetkisi olmadığı halde televizyonlarda konuşuyor. Net bildiği birşey varsa ortaya koysun. Ancak zaten deprem tabiat kanunu. Bilirbilmez konularda konuşunca milletin morali bozuluyor. İstanbul'da 10 milyon insan yaşıyor. Onun yüzünden İstanbullular evlerine giremez, evlerinde sabah kahvaltı yapamaz oldular" dedi.
(Hürriyet)