İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi ile ilgili verilerin giderek arttığını belirterek "Fayın tek parçada kırılma olasılığı düşüncesi giderek azalmıştır" dedi.
"Kuzey Anadolu Fayı birkaç kol halinde Marmara Denizi'nden geçiyor" diyen Gündoğdu, İstanbul'da bir fay olmadığını fakat Marmara Denizi'ndeki kırılmalardan tarih boyunca etkilendiğini belirtiyor.
Oğuz Gündoğdu'ya göre Marmara içindeki fay 250 kilometre uzunluğunda ve ikiden fazla parça halinde kırılarak, her birinin farklı şiddetlerde deprem meydana getirmesi bekleniyor.
Gündoğdu, Radikal Gazetesi'nde Neşe Düzel ile yaptığı söyleşide "Marmara Fayı" ile ilgili şu bilgileri verdi:
"Eldeki bütün veriler bu fayın parçalı kırılacağı yönünde. Eğer bu fay tek parça boydan boya kırılırsa vay halimize. Bu 7.5'in üstünde bir deprem demektir. 17 Ağustos'ta Mw=7.6 büyüklüğündeki depremde, doğuda Gölyaka, batıda Hersek Burnunu 10 km. dolayında geçecek şekilde 190 km. dolayında faylanma oluşturdu. Kuzey Anadolu Fayı'nın Hersek Burnu'nu geçinceye kadarki parçası kırıldı."
ORTADAKİ 110 KM'LİK İKİNCİ PARÇA
Geriye Marmara Denizi içinde kırılacak bir bölüm kaldı. Altı, yedi ay önce Aykut Barka'nın da bulunduğu basına kapalı bir toplantıda biz elimizdeki verileri masaya koyduk ve bildiklerimizi söyleyip insanları uyarma kararı aldık. Biz Yeşilköy açıklarından Marmara Ereğlisi'nin 15-20 kilometre güneyindeki bölgeye kadar uzanan 110 kilometrelik ortadaki parçanın kırılmasından korkuyoruz.
Buradaki depremin büyüklüğü 7'nin üzerine çıkabilecek. Bu deprem 30 yıl içinde her an olabilir. Bu olasılık çok güçlü. Aykut Barka, bu orta parçanın en son 1766'da kırıldığını düşünüyordu. Yani iki yüz yıldır burası hareketsiz duruyor, enerji biriktiriyor. Buradaki deprem 7.0'i aşabilecektir. Ama çok kesin konuşmak mümkün değil.
BİRİNCİ PARÇA
İstanbul'u en fazla etkileyecek deprem ortadaki parçanın kırılması sonucunda olacak. Oysa tarihte İstanbul Depremi diye anılan, Adaların güneyindeki, kuzeybatı gidişli birinci parçadır. Bu parça yaklaşık yüzyıldır hareketsiz, en son 1894'te kırıldı. 50 kilometrelik bu birinci parça Hersek Burnu'nun açıklarından başlıyor, Yeşilköy açıklarına kadar uzanıyor. Buradaki deprem 7'yi aşmaz, büyüklüğü 6.5 civarında olur. Çünkü yüzyılda biriken enerji çok fazla olmaz. Ama ivmesi büyük olursa yedi küsurluk bir depremi ararız tabii.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Üçüncü kısım ise Tekirdağ'dan batıya Saroz Körfezi'ne doğru giden parça bu. O da her an 7 civarında bir deprem üretebilecek bir zon. Bu kısım yeteri kadar netlikte aydınlanmadığı için değerlendirmede güçlükler var. 1912 de oluşan Kuzey Anadolu Fayı' nın batıya göçü serüvenin dışında kalan ve 7.3 büyüklüğündeki Şarköy- Mürefte Depreminin, oluşum özellikleri yeteri kadar açıklanamamıştır. Marmara Denizinin genelinde yorumlama yapabilmek için batının ve Güney Marmara'nın ve Orta Marmara'nın daha iyi bilinmesi gerekir.
DEPREMİ NERESİ NASIL HİSSEDECEK?
Kuzey Anadolu Fayı karakterini taşıyan doğrultu atımlı faylarda hasar dağılımının genel özelliği, fayın karşısında olan bölgeler daha fazla, yanında kalan bölgeler daha az hissederler. Örneğin, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminde, fayın karşısında kalan, Düzce, Adapazarı, Gölcük, Değirmendere, Ulaşlı, Yalova, ve Çınarcık çok etkilendi ve fazla hasar aldı.
Buna karşın, İzmit ve fayın yanında kalan yöreler bu büyüklükte depremden beklenen hasarı almadı. Bu yaklaşım çerçevesinde, Adaların önündeki depremi Çekmece, Beylikdüzü, Avcılar, Yeşilköy, Bakırköy gibi yerler çok hissedecek, çünkü bu bölgeler fayın karşısında. Kadıköy, Kartal, Pendik gibi yerler ise fayın yanında olduklarından daha az hissedecek.
Ortadaki parçanın kırılmasında ise durum değişecek. Bu kez Kadıköy fayın karşısında kaldığı için Çekmece Marmara Ereğlisi, Tekirdağ tarafları biraz daha şanslı olacak Bunun diğer bir kanıtı da 28 Şubat 2002 de oluşan Kandilli tarafından 4.8 büyüklüğü verilen depremdir, bu depremde Avcılar, Bakırköy, Fatih Beşiktaş, Kadıköy Kartal Şile, İzmit daha fazla hissedilen bölgeler olmuş buna karşın, çok yakın olduğu halde Marmara Ereğlisi daha az Yalova ve Çınarcıkta hemen hemen hissedilmemiştir.
DEPREMİN İVMESİ VE BÜYÜKLÜĞÜ
190 kilometrelik bir parçayı kıran Gölcük depreminin büyüklüğü bizim hesaplamalarınıza göre 7.6'ydı ama bu deprem düşük viteste geldi, yavaş yavaş kırdı. 12 Kasım Bolu depremi ise 10-15 saniye sürdü. Büyüklüğü 7.2'ydi ama dördüncü viteste geldi. İvmesi çok yüksek olduğu için çok hızlı kırdı. Dileyelim ki, Marmara'daki kırılmalar da böyle ikinci viteste yavaş gelsin."
DENİZİN AİR-BAG ETKİSİ YOK
Denizin depremin şiddetini azaltıcı etkisi olduğu yolundaki görüşleri de eleştiren Doç. Dr. Gündoğdu, şöyle devam etti:
"Denizin air-bag etkisi kesinlikle yoktur. Böyle düşünmek çok ciddi bir yanlış. Depremden sonra yayılan dalgalardan sadece enerjisi az olan P dalgası suda yayınır, denizin ortasında teknede iseniz depremi çok az hissedersiniz ancak, depremin kaynağı yeriçinde kilometrelerle aşağıdadır ve ayağınızı bastığınız her yerde yıkıcı enerjiyi her türlü yıkıcı deprem dalgalarının etkisinde kalırsınız buna deniz tabanı da dahil. Hatırlanacağı gibi 17 Ağustos'ta faylanmanın etkisi ile İzmit Körfezinde, şehir hatları gemisi ve pekcok tekne karaya fırlatıldı birçok kişi karaya ilerleyen dalgalarla denize sürüklendi. Tarih boyunca depremlerin denizin her zaman olumsuz etkileri olduğu belgelenmiştir."
Türkiye'deki depremlerin diğer ülkelerdeki depremlere oranla daha yıkıcı olduğunu ve 10-20 km arasında odaklandığını kaydeden Gündoğdu, Marmara Denizi'ndeki 110 kilometre uzunluğundaki orta fayın kırılması halinde 7 büyüklüğünü aşan bir depremin olabileceğini ve bunun da çevreye ciddi zararlar vereceğini söyledi.
DOĞU ANADOLUYA DİKKAT
"Marmara Denizi'nin içinde herhangi bir yerinde büyük bir deprem olma olasılığı çok fazla'' diyen Doç. Dr. Gündoğdu, şöyle konuştu:
"Herkes dikkatini Marmara'ya yöneltti ama Doğu Anadolu'da büyük bir deprem olma riski çok fazla. Adana'daki 6.2 büyüklüğündeki deprem aslında bir uyarıydı. Gaziantep, Maraş civarındaki hat kırılmaya adaydır. Tarihsel olarak 200-300 yıldır ciddi bir deprem yok. Bu son depremler Doğu Anadolu Fay zonunu aktif olduğunu göstermektedir."