Deprem zararlarını arttıran yangınlar
konusunda yeterli çalışmalar var mı?



2.21. Yangınlar konusundaki çalışmalar Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Planlanan ve yürütülen faaliyetler konusunda Afet Yönetim Merkezine bilgi verilmektedir.

2.22. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı İstanbul'u yangın riski açısından dört bölgeye ayırmıştır. Birinci derece risk bölgesi; patlayıcı ve yanıcı maddelerin depolama ve dolum üniteleri ile bu ürünleri yoğun olarak kullanan sanayi tesislerinin bulunduğu bölgelerdir. İkinci derece risk bölgesi ise; konut, alışveriş merkezleri, oteller ve küçük imalathanelerin yoğun olarak bulunduğu yerlerdir. Ayrıca İstanbul'da itfaiyenin giremediği ve ahşap binaların çoğunlukta olduğu 1300 adet dar ve merdivenli sokak vardır. Genel olarak yangın riski oluşturan ve muhtemel bir depremde riskin artacağı bu bölgeler tespit edilmesine karşın, riski ortadan kaldıracak ya da azaltacak önlemler uygulamaya konulamamıştır. Örneğin, İtfaiyenin giremediği dar ve merdivenli sokaklardaki yangınlara nasıl müdahale edileceği belli değildir. Depremde büyük bir yangın riski oluşturan patlayıcı ve yanıcı maddelerin dolum ve depolama tesislerinin yangınlardaki zarar riskini artırmayan bölgelere taşınması da planlanmamıştır.

2.23. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kontrol Daire Başkanlığı, İstanbul'da yangın riski taşıyan 6368 adet tesis bulunduğunu ve bunların 4844'ünün ruhsatsız olduğunu tespit etmiştir. 266 adet Akaryakıt ve LPG otogaz istasyonlarının yarısına yakını da ruhsatsızdır. Yanıcı, parlayıcı ve kimyevi depoların adresleri Afet Yönetim Merkezine bildirilmiştir. Ancak daha önceki paragrafta da belirtildiği gibi bu tesisler hakkında geliştirilen herhangi bir plan ya da proje yoktur.

2.24. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 37 yangın istasyonu vardır. Afet sırasında ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklar düşünülerek İstanbul'un muhtelif semtlerinde 2-3 araç ve 6-10 personel kapasiteli 100 adet mini istasyon kurulması için çalışmalar yapılmakta ise de henüz yeterli kaynak bulunamadığı için bu proje hayata geçirilememiştir.

2.25. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı 37 yangın istasyonunda 17.8.1999 tarihine kadar 254 araç ve 2017 personel ile görev yapmakta iken İstanbul'da deprem beklentisinin artması üzerine araç sayısını 321'e personel sayısını da 2100'e yükseltmiştir.

2.26. Muhtemel İstanbul depreminde yangın riskini azaltmak için iki yeni proje geliştirilmiştir. Bunlar; İGDAŞ Genel Müdürlüğünce yürütülen Deprem Vanaları Projesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen İstanbul Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Amaçlı Kayıt Şebeke Sistemi Projesidir. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen Erken Uyarı ve Acil Yardım projesinin ihale bedeli 3.070.000 USA dolarıdır. Projenin 2 bileşeni bulunmaktadır. İlki, erken uyarı sistemi olup, bu sistemle deprem dalgasının deprem kaynağına en yakın bir konumda ilk tespitinin yapılması ve bilginin güvenliğinin sağlanarak elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla ilgili tüm merkezlere iletilmesi ile kritik şebeke faaliyetlerinin durdurulması amaçlanmaktadır. Projenin hedefi olan kurumlarda yapılan görüşmelerde, sisteme katılması gereken kuruluşların (İGDAŞ, BOTAŞ, TEK, Metro vb.) henüz tespit edilmediği ve entegrasyon çalışmalarına başlanılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan İGDAŞ Genel Müdürlüğü yetkilileri bu projenin kendileri açısından önem arz etmediğini belirtmişlerdir. Gerekçe olarak da, ana arterlerde vanayı kapatma işleminin 2 dakika süreceğini bu yüzden 5-8 saniye önce sinyal almanın önemli olmadığını belirtmişlerdir. Acil müdahale, projenin ikinci bileşeni olup bununla İstanbul'un yoğun yerleşim ticaret ve sanayi bölgelerinde doksan adet kuvvetli yer hareketi istasyonunun kurulması, bu istasyonların depremle uyarılmasından sonra parametrik bilgilerin anında değerlendirilerek meydana gelen kuvvetli yer hareketinin mekansal dağılımının tespit edilmesi, bilgisayar ortamında 2-3 dakika içerisinde yapılacak bir ön değerlendirme ile depremin İstanbul'da nerelerde ne kadar hasar yaptığı, tahmini ölü ve yaralı sayısının belirlenmesi ve bu bilgilerin bilgisayar üzerinden Valilik, Belediye, 1.Ordu ve Emniyete ulaştırılması planlanmaktadır. İGDAŞ Genel Müdürlüğünce yürütülen depremle harekete geçen gaz kesme (deprem vanası) projesi ise deprem anında sismik hareketleri algılayarak iç tesisat üzerinde gaz akışını kesmeyi hedeflemektedir. Bu proje hasar gören ancak ayakta kalan binalarda yararlı olabilecektir. Yıkılan binalarda vana da zarar göreceği için sistem, buralarda işlemeyecektir. İstanbul'da deprem vanası takılması gereken 170-180 bin bina olduğu tahmin edilmektedir. Aynı amaçlara yönelik olduğu halde farklı kurumlarca ve koordinesiz olarak yürütülen bu projeler, depreme hazırlık çalışmalarında örgütsel yapı zaafından ve koordinasyon yetersizliğinden kaynaklanan zayıflıklar için çarpıcı bir örnek olup, güçlerin israfına da yol açmaktadır.





Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım