|
Mevcut yapıların güçlendirilmesi
3.20. İstanbul'da yaklaşık 1.200.000 bina ve bu bina stokunda 2.400.000 konut ile 10.000 in üzerinde kamu binası bulunmaktadır. Bu rakamların yaklaşık verilmesinin nedeni mevcut yapı stokunun yarısından fazlasının gecekondu ile kaçak yapılardan oluşması ve kaydının bulunmamasıdır.
3.21. Muhtemel depremde can ve mal kaybını azaltmanın en önemli yollarından biri mevcut yapıların depreme dayanıklılığını ölçmek ve gerekenleri dayanıklı hale getirmektir. Güçlendirme çalışmalarının başlayabilmesi için öncelikle yapı kimliklerinin belirlenmesi anlamını taşıyan yapı envanterinin çıkarılması, mikrobölgeleme adı verilen zeminin depremden nasıl etkileneceğini belirleme çalışmalarının yapılması ve bunlara bağlı olarak risk analizlerinin bir başka deyişle yapıların depremde nasıl tepki vereceğinin tespiti gerekmektedir.
3.22. Paragraf 3.21'de sözü edilen çalışmalar henüz yapılmamıştır.
Bunlardan,
"İstanbul Deprem Risk Analizi" projesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale aşamasında olup, proje kapsamında yapı evanteri çalışması yapılacaktır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile The Japon International Cooperation Agency (JICA) 17 Ekim 2000 tarihinde, İstanbul'da felaket önleme, etkilerini hafifletme temel konulu ve sismik mikrobölgelemeyi de içeren bir çalışma yapma konusunda mutabık kalmışlardır. Çalışmanın kapsamında, İstanbul'da bölgelere göre binaların depremden nasıl etkileneceğini tahmin etmek ve değerlendirmek için bina envanterinin çıkarılması da bulunmaktadır. 2002 yılı sonunda tamamlanması planlanan bu çalışmada, bilgi toplama aşaması bitirilmiş, bilgilerin değerlendirilmesine başlanmıştır. Bu çalışma sonucunda; üç değişik deprem senaryosuna göre hangi mahallelerin ne kadar risk altında bulunduğu tespit edilecektir.
3.23. İstanbul genelinde muhtemel depreme hazırlık amacına yönelik olarak güçlendirilmesi gereken yapıların tespitine ilişkin herhangi bir çalışma mevcut değildir.15.5.1959 tarih ve 7269 sayılı Kanun uyarınca Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü hasar tespiti yapmıştır. Ancak bu, 1999 yılı Marmara depremi sonrası yapılması gereken bir çalışma olup, depreme hazırlık niteliğinde değildir.
3.24. Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü 17 Ağustos depremi sonrasında hasar tespiti çalışmalarını okullar ve hastanelere öncelik vererek başlatmıştır. Afet Yönetim Merkezinden alınan dokümanlarda okul ve hastaneler hariç olmak üzere 13595 kamu binasından 2683 adedinde hasar tespiti yapıldığı görülmekte ise de İl Müdürlüğü yetkilileri resmi binalarda hasar tespiti işlemlerinin tamamlandığını, listede tespit yapılmamış görünen binaların hasarsız olabileceğini belirtmişler, Afet Yönetim Merkezi yetkilileri de sayıların doğruluğu konusunda tereddütleri olduğunu ifade etmişlerdir. Bu durum kamu binalarının hasar tespiti işlemleri konusunda sağlıklı bilgi akışı olmadığını göstermektedir.
3.25. Hasarlı kamu binalarının onarım çalışmaları ödenek yetersizliği nedeniyle gerektiği gibi yürütülememektedir. Afet Yönetim Merkezinden alınan bilgilerden belediyeler, üniversiteler ve diğer kamu kurumlarına ait binaların onarım ve güçlendirme çalışmalarında kullanılmak üzere 146.9 Trilyon TL tutarında ödenek talep edildiği, buna karşılık 33.6 Trilyon TL tahsis edildiği anlaşılmıştır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı orta hasarlı kamu binalarından bir kısmını onarım ve takviye programına almış olup bunlardan okullarda onarım çalışmaları ödenekler ölçüsünde yürütülmektedir.
3.26. 17 Ağustos depreminde hasar gören kamu binalarındaki onarım çalışmalarının yanı sıra tüm kamu binalarının, özellikle de okulların, hastanelerin, köprülerin, tünellerin, viyadüklerin, tarihi binaların muhtemel depreme dayanıklı olup olmadığı tespit edilerek ihtiyaç gösterenlerin güçlendirilmeleri gerekmektedir. Bu çalışmalar ödenek imkanlarıyla sınırlı olduğundan planlı ve hızlı bir şekilde yürütülememektedir. Bir kısım kurumlar kendi olanakları ile bu çalışmaları sürdürmektedirler. 26 Devlet hastanesi, İstanbul ve İzmir'deki hastanelerin yapısal sistemlerinin deprem riskine karşı güçlendirilmesi işi kapsamında Laing-Owen Williams ortak girişimi tarafından incelenmiş, güçlendirme projeleri hazırlanmış, ancak ödenek yetersizliği nedeniyle güçlendirme çalışmaları başlatılamamıştır. Kültür Bakanlığı, tarihi varlıkların muhtemel bir depremden ne şekilde etkileneceğinin tespitine ilişkin bir çalışmayı Boğaziçi Üniversitesiyle birlikte ve ödenek ölçüsünde yürütmektedir. Güçlendirme ihtiyacı olan kamu binalarının ve tesislerinin bulunacak iç ve dış kaynaklarla bir an önce güçlendirilmesi gerekmektedir. Güçlendirme çalışmaları için sürdürülen dış kaynak sağlama girişimleri olumlu sonuç verdiğinde deprem zarar riski önemli ölçüde azaltılmış olacaktır.
3.27. Kamu binalarının güçlendirilmesi yanında özel mülkiyete konu olan binaların da güçlendirilmesi gerekmektedir. Binaların muhtemel bir depremde ayakta kalıp kalmayacağını belirlemek ve zayıf bulunursa gereken güçlendirme işlemlerini saptamak amacıyla zemin şartlarının etüt edilmesi, temellerin durumu için geoteknik bir değerlendirme yapılması, oturma, kayma ve sıvılaşma yönlerinden ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak incelenmesi, binanın projesi yoksa mimari ve statik röleve alınması, projesi varsa imalatın projeye uygun yapılmış olup olmadığının kontrolü gerekmektedir. Bunlara ek olarak beton kalitesi kontrol edilmeli, taşıyıcı sistemin titreşim analizi yapılmalıdır. Bu çalışmalar sonucunda binanın depreme dayanıklı olup olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca özel mülkiyete konu olan binaların güçlendirilmesi için hukuki, idari ve alt yapıya ilişkin sorunların halledilmesi ve finansman sorununu çözecek projelerin geliştirilmesi gerekmektedir.
3.28. Binaların onarım ve güçlendirilmesi için ne kadar kaynak ve sürenin gerekli olduğu konusunda çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Afet Yönetim Merkezince yapılan bir çalışmada, mevcut 2.400.000 konutun yaklaşık % 30 unun güçlendirme gerektirmeyeceği varsayımından hareketle bina incelemesi ve betonarme testi yapabilecek laboratuvar sayısı ve proje hazırlama işlemleri de dikkate alınarak 200 kişiden oluşan 100 ekibin, yaklaşık 1.680.000 konut için takviye projesini 50 yıldan fazla bir zamanda hazırlayabileceği, bu projelerin maliyetinin 500 milyon doları aşacağı, güçlendirme maliyetinin ise 6 milyar doları bulacağı belirtilmiştir. İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Kulaksızoğlu'nun konuyla ilgili 30.3.2000 tarihli çalışmasında ise, beklenen Marmara depreminden en fazla etkilenecek İstanbul sahil şeridinde acilen onarımı ve güçlendirilmesi gereken konut sayısının 1.020.000 olduğu, yaklaşık 400 proje müşavirlik bürosunun onarım ve güçlendirme çalışmalarını 17 yılda tamamlayabileceği ve maliyetinin 510 Trilyon TL'yi bulacağı, bu konutların tamamen yıkılarak yeniden yapılmasının ise; 18 Katrilyon TL'ye mal olacağı ifade edilmiştir. Bu çalışmaları yürütmek için İstanbul'da ne yeterli kaynak ne de güçlendirme konusunda yeterli sayıda uzman personel bulunmakta ve yapılması gerekenler bir ilin imkanlarını da çok aşmaktadır. Bu nedenle bu çalışmaların planlanması, yürütülmesi ve izlenmesi için hükümet düzeyinde belirlenmiş politikalara, uzun dönemli stratejilere ve sağlam kaynakları olan projelere gereksinim vardır.
|
|