Tartışmaların odağındaki konsey


Ulusal Deprem Konseyi kurulduğu ilk günden bu yana tartışmaların odağında yer aldı.

Konseyde kimler var?

Ulusal Deprem Konseyi'nde alanında uzman 20 kişi bulunuyor:
Yer Bilimleri:
Prof. Dr. Ömer Alptekin (İ.Ü)
Dr. Ömer Emre (MTA)
Prof. Dr. Haluk Eyidoğan (İTÜ)
Prof. Dr. Naci Görür (İTÜ)
Prof. Dr. Ali Koçyiğit (ODTÜ)
Dr. Fuat Şaroğlu (TPAO)
Prof. Dr. Celal Şengör (İTÜ)
İnşaat Mühendisliği üyeleri:
Prof. Dr. Atilla Ansal (İTÜ)
Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu (B.Ü)
Prof. Dr. Mustafa Erdik (B.Ü)
Prof. Dr. Uğur Ersoy (ODTÜ)
Prof. Dr. Polat Gülkan (ODTÜ)
Prof. Dr. Faruk Karadoğan (İTÜ)
Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu (ODTÜ)
Prof. Dr. Tuğrul Tankut (ODTÜ).
Diğer alanlardaki üyeler
Doç. Dr. Murat Balamir (ODTÜ)
Prof. Dr. Necati İnceoğlu (YTÜ)
Prof. Dr. Nuray Karancı (ODTÜ)
Prof. Dr. Derin Orhon (İTÜ)
Depremden 10 ay sonra oluşturulan konseyin kuruluş amacı ise 'önerileri bilimsel açıdan değerlendirerek kamuoyuna sağlıklı açıklamalar yapmak', 'ülke gereksinimlerine yönelik araştırmalar için öncelikli alanları belirlemek' ve 'kamu yöneticilerine danışmanlık yapmak' olarak sıralanmıştı.

İlk tartışma Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın konseyde bulunmaması nedeniyle yaşandı.

Arkasından Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından eleştirildi. Konseyde gerekli uzmanlık dallarına ait üyelerin bulunmadığı ve işlevini yerine getiremeyeceği savunuldu.

Son olarak da TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, konseyin hazırladığı 'Ulusal Deprem Strateji Raporu'nun açıklanması için kampanya başlattı.

Konsey tüm bunların yanısıra işlevini zaman zaman işlevini yerine getirmemekle de suçlandı.

Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Prof. Dr Tuğrul Tankut'la konseye yönelik eleştirileri, Deprem Strateji Raporu'nu ve hazırlık çalışmalarını konuştuk.

Konseyin kuruluş amacına hizmet ettiğine ve işlevini yerine getirdiğini düşünüyor musunuz?

Depreme yönelik hazırlık çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?

Hayır bulmuyorum. Kimse yeterli olduğunu söyleyemez ama biraz insaflı olmak gerekiyor, olumlu girişimler, ufak tefek işler yapıldı. Depreme hazırlanmak 30- 40 yıldan önce olabilecek bir şey değil.

Sizce merkezi ve yerel yönetimler, ilgili kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri bu konuya yeterince önem veriyor mu?

Bu soruya rahatça evet diyemem, çabalar yeterli değil. Görev tanımları net olmadığı için kimse bilinçli olarak ne yapması gerektiğini bilmiyor.Gerekli çalışmaların yapılması için koşullar sağlanamıyor.

Bu konudaki en büyük sorun ve eksiklikler nelerdir?

Öncelikle kent planlamasına önem verilmeli. İmar planlarının revize edilmesi, yeni yapılanların düzenlenmesinde deprem güvenliğinin gözönünde bulundurulması gerekiyor.

Arkasından yapı sorunları çıkıyor karşımıza. Yönetmeliklerimiz iyi, uygun ama uygulamada güçlükler var. Bir bina için oturma izni olabilmek için 20-30 onay gerekiyor. Vatandaş onay mekanizmaları aşılması gereken ceza kademesi gibi görüyor ve aşmak için uygun olmayan yollara başvuruyor.

Mevcut yapıların onarılması için de mühendislerin eğitilmesigerekiyor. Ben vatandaş olarak bir kuruma başvurduğumda bu konuda eğitim almış mühendislerin binamı güçlendireceğini bilmeliyim. Ama sistematiği kurmak ve yol göstermek gerekli.

Tüm bunlar için yasa değişiklikleri gerekiyor. Türkiye'de örgütlenme eksikliği var. Gerekenin bir kaç katı kadar kuruluş var, ama kuruluşların görev tanımlarının iyi yapılmamış olması sorun yaratıyor.
İşlevini yerine getirdi ama güçlüklerle karşılaştı. Konsey bir uzmanlar gurubu, bilimsel ve etik kurallarla bağlı olmak zorunda. Ortalığa çıkıp kural tanımadan, bilimselliğe sığmayan açıklamalar yapan kişiler gibi davranamaz.

Yapılan açıklamaların bilim süzgecinden geçmiş, etik değerlendirmesi yapılmış, güvenilir doğruları içermesine dikkat edildi. Ama bunlar sansasyonel ve heyecan verici bilgiler olmadığı için basın ve kamuoyu fazla ilgilenmedi.

Depremin arkasından yapılabilecek tek bir açıklama vardır: "Şu saatte şurada deprem olmuştur, büyüklüğü şudur." Bu açıklamayı da zaten rasathane yapıyor.

Depremden iki saat sonra o depremin öncü mü artçı mı olduğunu, arkasından ne geleceğini söylemek mümkün değildir. Belli bir çalışma yapmak gerekir. Konsey aslında pek çok depremin ardından açıklama yaptı ama bu arada gündem değiştiği için kimse ilgilenmedi.

Neden TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu 'Deprem Strateji' raporunun açıklanması için kampanya başlattı?

Aslında bunu kampanyayı başlatanlara sormak lazım. Ama sanırım süresinin uzaması bunda etkili oldu.

Biz rapora başlayalı 1 yıldan fazla oluyor. Başlarken 3-5 ayda toparlarız diye tahmin ettik ama taşıdığımız sorumluluk nedeniyle uzadı. Çok titiz davrandık.

Ulusal Deprem Strateji raporunda neler var?

Rapor risk yönetimi üzerine yoğunlaşıyor. Raporda kent planlamadan, teknik sorunlara, güçlendirme çalışmalarından yasalara kadar pek çok konuda karşılaşılan sorunlar ve uygulamaya yönelik öneriler bulunuyor.

Bunun dışında gizli veya olağanüstü bilgiler bulunmuyor, mucize çözümler beklenmemeli.

Rapor kamuoyuna ne zaman açıklanacak?

Sonuna yaklaştık. Sanırım Mayıs ortasında kamuoyuna açıklanmış olur. Tepkilere rağmen etik ve bilimsel değerlerden fedekarlık yapma niyetimiz yok.

Tartışmaların deprem konseyini yıprattığını düşünüyor musunuz?

Konseyin yıpranması için hiçbir neden yok. Hepsi kendini kanıtlamış araştırmacı uzmanlar oluşan bir kurul.

Eleştiriler bizi yıpratmaz bunları işitmiyoruz bile ve kendi bildiğimiz yolda ilerliyoruz, böyle de devam edeceğiz.
(Hürriyet)











Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım