Vakit daralıyor acil kampanya

İstanbul'un depreme hazırlanabilmesi için gereken zamanın giderek azaldığını her fırsatta vurgulayan bilimadamları, can kaybının önlenmesi ve deprem zararlarının azaltılabilmesi için farklı yöntemler öneriyor.

Bazı uzmanlar güçlendirme çalışmalarının yeterli olacağını belirtirken bazıları 'İstanbul'u kocaman bir şantiyeye çevirmekten', çürük binaları yıkarak yeniden yapmak gerektiğinden bahsediyor.

HAZIRLIKLAR YETERLİ DEĞİL AMA ....

  • "Hazırlık çalışmalarını yeterli bulmuyorum ama işin gri tonları var. Bazı anlayışlar değişti."

  • "Kurumlar kendi ellerindeki imkanlarla, kolay gerçekleştirebilecek çalışmaları yapıyorlar. İstanbul gibi bir kenti depreme hazırlamak kolay değil. Bükreş'te Çavuşesku döneminde, gayet koyu bir Sovyet rejiminde bile bu yapılamadı."

  • "Olay artık yer bilimlerini, mühendisliği ve teknolojiyi aştı. Mesele artık idari, sosyal ve psikolojik boyuta geçti."

  • "Bir kentte deprem zararlarını azaltmak için yapılması gereken 4 şey vardır:

    1- Depremde ne olacağını tespit etmek,

    2- Mevcut riski arttırmamak,

    3- Mevcut riski azaltmak yani bina stoğuyla ekonomik yapıyı güçlendirmek

    4- Riski transfer etmek. Sigorta sistemi riski transfer etmenin bir yoludur."

  • Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik'in önerisi ise güçlendirme yerine binalara sınırlı tamir- takviye yapılması.

    HEDEF CAN KAYBINI ÖNLEMEK

    Güçlendirme çalışmalarının çok pahalı olduğunu belirten Erdik, takviye çalışmalarının neden sınırlandırılması gerektiğini ise şöyle açıklıyor:

    "Bir binayı depreme karşı güçlendirmek için o binanın yapım maliyetinin yaklaşık yüzde 40'ı kadar para harcamak ve binayı çalışmalar için 3-4 ay boşaltmak gerekiyor. Bu durumda binayı yıkıp yeniden yapmak daha mantıklı. Sınırlı tamir-takviye için daire başına gereken para ise yaklaşık 5 bin dolar. Varsın bina çöksün önemli değil, yıkılsa bile içindekiler canlı çıkar. Hedef can kaybını önlemek."

    İstanbul'da takviye edilmesi gerekli yapı sayısının 5 bini geçmeyeceğini belirten Erdik bunun için gereken paranın yaklaşık 200-250 milyon dolar olduğunu ifade ediyor.

    ULUSAL KAMPANYA BAŞLATILMALI

    Hükümetin vakit kaybetmeden takviye çalışmaları için kampanya başlatması konusunda uyarıda bulunan Erdik öncelikle izlenecek yöntemin saptanması gerektiğine dikkat çekiyor:

    "Kredi kolay bulunur. Zor olan işin idari kısmı. İnsanlara 'sizin binanızın depreme dayanmayacağını saptadık' diyecekseniz ve iki şeçenek sunacaksınız. Ya binanın depreme dayanıklı olduğuna dair güvenilir bir kurumdan rapor getirecekler ya da binayı 1 yıl içinde takviye ettirecekler. Eğer 1 yıl içinde takviye yapılmazsa binayı boşaltacaksanız. Binasını takviye ettirmek isteyenlere de mininum faizle kredi bulacaksınız."

    YASALAR YETERSİZ

    Erdik, 17 Ağustos depreminden bu yana 3 yıl geçmesine rağmen hazırlık çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülememesini ise yasalardaki eksikliklere ve mevzuat karmaşasına bağlıyor.

    "Hazırlık aşamasının tespit, teknik, güçlendirme gibi pek çok boyutu var. Karar vericilerin, yöneticilerin radikal kararlar alması gerekli. Böyle bir kampanyayı başlatmanın da belli kuralları var, mevcut durumda tam bir yetki karmaşası yaşanıyor. Mevzuat yetersiz, değişiklikler yapmalı" diyen Erdik gerekli düzenmeler yapılmadan depreme hazırlanmanın mümkün olmadığını anlatıyor:

    "Afet Kanunu'na göre deprem sonrasında merkezi hükümetin yerel düzeydeki temsilcisi bir numaralı sorumludur. Ama afet öncesinde yani hazırlık çalışmaları için kimin sorumlu olduğu belli değil.

    Belediye mevzuatına bakarsanız sadece yeni yapılan yapılarla ilgili sorumluğu var. Peki yapı stoğunu kim elden geçirecek ve yenileyecek? Bu İstanbul için çok önemli ama kimin yetkisinde belli değil. 'İnsanlar yapsın' demek malumu ilan etmek olur ve yanlış. 'İnsanlar arabalarını tamir ettirsin, bakım yaptırsın' diyoruz ama bunu sağlamak için de muayeneden geçiriyoruz."

    KALICI ÇÖZÜM KONUT ÜRETİMİNDE ENDÜSTRİYELLEŞME

    Erdik tüm bu önerileri sıralarken yasal tedbirlerle kalıcı çözümler üretmenin mümkün olmadığının da altını çiziyor. Erdik Türkiye'de sağlam yapı üretilememesinin nedeni ise şöyle açıklıyor:

    "Sağlam yapının formülü konut üretiminde endüstriyelleşme. Ancak eflasyon nedeniyle Türkiye'de bu mümkün olmadı. Yurtdışındaki gibi kredi sisteminin oturtulması lazım. Bankadan 20-30 yıl ödemeli uygun faizli konut kredisi alınabilmeli. Bu sağlandığında konut sektörü de rahatlar ve müteahhitlerin yerini büyük firmalar alır.

    Konut kredisinin bir avantajı da konutunuzu aldığınız zaman otomatik olarak sigortalanmış oluyor. Dayanıklı ve sağlam konut ancak böyle yapılır. Şartnamelere uymak gerektiğini herkes bilir ama insanların ölmesini polisiye tedbirlerle engelleyemezsiniz."

    (Hürriyet)







    Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
    Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
    İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım