|
Onlar bizden daha dikkatli Çocukların nasıl olup da ilgi duydukları olaylara saatlerce bütün dikkatlerini verebildiğini hiç düşündünüz mü? Çünkü onların dünyası bizimkinden çok daha yalın. Konsantrasyonlarını diledikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Peki ya büyüdükçe? Üzerinde durulmazsa, çocuklar konsantrasyon sorunu yaşayan yetişkinler oluyorlar. Onlar bizden daha rahat konsantrasyon kurabiliyor! Evet evet, dikkatlerini bir türlü toparlayamadıklarını düşündüğümüz çocuklar, tam aksine bu konuda büyüklere göre daha başarılılar. Konsantrasyon, kısaca olaylara kendini verebilme ve bunu sürdürebilme yeteneği. Yetişkinlerin çocuklardan farkı, değişik durum ve uyarılarda konsantrasyonlarını istedikleri gibi toparlayamamaları ve endişe, kaygı, stres, heyecan durumlarında konsantrasyonlarını bozabilmeleri. Çocuklar dışa dönük olduklarından dikkatlerini daha fazla ve kolayca başka unsurlara verebiliyorlar. Danışmanlık firması olarak faaliyet gösteren Pozitif Performans Enstitüsü'nün kurucu ortaklarından Dr. Turgay Biçer çocukların dünyasında geçmiş ve gelecek kavramlarının olmadığını söylüyor. Bu nedenle çocuklar ‘‘şu an burada’’ zamanını kullanıyorlar. Biçer'e göre çocukların büyüklere verebileceği en büyük ders yaşadıkları bu zaman. Çünkü çocuklar ilgilerini çeken bir duruma sürekli ‘‘şu an burada’’ tepkisini veriyor, yani ilgilerini yöneltiyorlar ve başka hiçbir şey bu ilgiyi dağıtamıyor. Çocuklarda konsantrasyon çeşitli fiziksel çalışmaların yanı sıra oyun ve sporu bir araç olarak kullanarak uzman bir antrenör, psikolog, öğretmen gibi kişilerle kolayca geliştirilebiliyor. Konsantrasyonu geliştirmede anne ve babaya düşen en büyük görev çocuğa kendi öz benlik, ruh ve kimliği olan ayrı bir birey gibi davranmak. Oyunlarla, çocuğu ilgi ve yeteneğine uygun bir spora yönlendirerek bu süreç geliştirilebiliyor. Sürekli olumlu sözler söyleyerek çocuklarının ne kadar önemli, yetenekli olduklarını hissettirmeleri ve gerekli durumlarda bir yetişkin gibi davranmaları çocuğun kimlik kazanması açısından önemli. Biçer, aynı zamanda Marmara Üniversitesi Spor Yüksek Okulu'nda öğretim görevlisi. Çeşitli okullarda ‘‘konsantrasyon’’ seminerleri veriyor. Antrenörlük de yapan Biçer, çeşitli takımların alt yapılarında binlerce çocuk üzerinde çalışma fırsatı buluyor. Spor yapan çocukların ruhsal ve fiziksel açıdan büyük aşamalar kaydettiklerini belirtiyor. Biçer bu değişiklikleri şöyle anlatıyor: ‘‘Sporcu çocuklarda konsantrasyon, teknik çalışmaların yanı sıra zihinsel antremanlarla birlikte geliştiriliyor. Spor yapan çocuklar yapmayanlara oranla daha dikkatliler, vücut ve göz koordinasyonlarını daha iyi sağlayabiliyorlar. Buna paralel olarak sporcu çocuklar özgüvenlerinin yanı sıra daha dışa dönük bir tutum sergiliyorlar.’’ Ailelerin çocuklarına spora yönlendirirken bilinçli olmaları gerekiyor. Çocuklara yönelik spor eğitimlerinin, 6-12, 12-16, 16-18 olmak üzere değişik yaş gruplarına ayrılmaları tavsiye ediliyor. Örneğin, 6-12 yaşta çocukların spordan keyif almaları ve bunu alışkanlık haline getirmeleri hedeflenmeli. Bu durumda antremanlar çocuğun biyolojik yapısına paralel olarak düzenlenmeli. Sporu bir araç gibi kullanarak çocuğun kendini, yeteneklerini, sınırlarını tanıması, paylaşımı öğrenmesi, dikkatini kendi dışına verebilmesi ve öz benliğini güçlendirmesi amaçlanmalı. 13-16 yaş gruplarına teknik özelliklerin daha fazla olduğu, vücut koordinasyonu geliştirici bir program hazırlanmalı. 16 yaş sonrası grupta ise teknik, koordinasyon ve zihinsel becerilerin geliştirileceği biçimde eğitim hedeflenmeli. |