14 Aralık 1999
Salı
 Ana Sayfa


Netgiller’de bilgisayar savaşları

Dijital devrim evlerin de düzenini alt üst etti. Artık bilgisayar işyerlerinde kullanılan bir araç olmaktan çıktı. Ev halkı yediden yetmişe bilgisayarlı hayatın kolaylığını keşfetti. Evdeki bilgisayar sayısı da arttı. Buna karşın ekran önündeki kuyruklar bir türlü azalmıyor. Netgiller Dijital devrimi yaşayan tipik bir aile. Bakın onların günlük hayatı nasıl geçiyor.

Fikri Netgil, bilgisayarsız yapamaz. Evde bir kendisinin bilgisayarı var, bir de oğlu Selim'in... İki bilgisayarın hikayesi şöyle: Fikri Beyin evine kurduğu ve gözü gibi baktığı PC'yi, isminden başka hiçbir şeyi halim selim olmayan haşarı Selim birkaç hafta içinde işgal edince, çıkan meydan muharebeleri ikinci PC'nin satın alınmasını kaçınılmaz kıldı.

İşyerinde tabii ki bilgisayarla çalışıyor Fikri Bey, ama ne olur ne olmaz diye geçenlerde kendine bir notebook da almayı ihmal etmedi. Eşi Bilge Hanım, epeyce söylendi bu işe; çünkü tatillerde bile Fikri Beyin notebook'uyla dolaşmasını doğru bulmuyordu. Hele cep telefonunu notebook'una bağlayarak kumsalda cayır cayır güneş altında internette dolaşması, ilk seferinde ciddi bir tartışmaya yol açmıştı. O site senin şu site benim diye gezerken durduğu yerde durduğunu ve ıstakoz gibi yandığını farketmeyen Fikri Beyin sırtına, o günün gecesi birkaç kilo yoğurt bana mısın dememişti... Ama her şeye alışılır. Şimdi tatillerde ya da iş gezilerinde cep telefonu kapsama alanının dışındaysa, Fikri Bey elden ayaktan düşmüş gibi oluyor, elinin altındaki notebook'unun tamamen yararsız olduğu fikrine kapılıyor...

TEKNOLOJİK PAZARLIK

Bilge Hanım, öğretim üyesi. Evde bilgisayar kullanması gerektiğinde ya kocasının ya da oğlunun makinesini ödünç alıyor.

Kısaca evde erkeklerin bilgisayarı var sadece: Üniversiteye hazırlanan Zeynep de Selim'le bilgisayar kavgası yapmak zorunda kalıyor...

Fikri Bey sabahları erken kalkar. Gazeteye göz atar, kahvaltısını eder, çıkmadan internete bir bağlanıp bilgisayarın başında beş on dakika geçirir. Ya banka hesaplarından aktarma yapıyor, ya borsa için hazırlık yapıyordur. Bazen sadece oyalanmak için öylesine dolaştığı bile olur. Teknik bir sorun çıkarsa Selim'e sorar. Selim 9 yaşında ama cin gibi, her şeyi biliyor. Üstelik profesyonel de: Problemin ağırlığına ve zorluğuna göre, harçlığının artırılmasından yeni bir joy-stick satın alınmasına kadar değişen bir tarifesi vardır.

Eve artık normal mektuptan on kat fazla elektronik mektup geliyor... Epeyce süren bir karışıklıktan sonra, ailenin her ferdi kendine ayrı bir e-mail adresi buldu ve böylelikle mektupların karışmasının önüne geçildi.

Bu sabah Bilge Hanımın okulda dersi yok. Hazır Selim de okuluna gitmişken bilgisayarın başına geçiyor ve haftalık alışverişi bir çırpıda hallediyor. www.migros.com.tr adresinden fiyatlarını kontrol ederek evin tüm ihtiyaçlarını alıyor... Bu arada, kapı çalıyor: Geçen hafta Zeynep'in www.ideefixe.com adresinden sipariş ettiği kitap ve CD'ler gelmiş. Fikri Beyin www.amazon.com adresinden isteyip durduğu kitaplar o kadar fazla masrafa yol açmıştı ki, internetten kitap almamak gerektiği üzerinde anlaşmışlardı. Ama Zeynep'in üniversiteye hazırlık kitaplarına da bir şey denemez ki...

İNTERNET TRAFİĞİ

Hazır evde kimse yokken Bilge Hanım web'de aradığı bir makaleyi taramaya başlıyor: Doktora tezi için son derece önemli bir makale bu. www.altavista.com adresinde bir iki denemeden sonra anahtar sözcükleri değiştirince aradığını değilse bile ona çok yakın bir kaynağa rastlıyor. Neyse ki kendi alanında çalışan akademisyenlerin oluşturduğu bir mailing list'e üye. Mail'lerini kontrol edince birkaç gün önce sorduğu sorunun cevabını birinin yollamış olduğunu görüyor. Simdi artık kaynağa ulaşmak mümkün. Hemen bir teşekkür mektubu yazıp yolluyor. Sonra da elde ettiği adresten makaleye ulaşıyor...

Zeynep okuldan erken döndü. Oturup ders çalışacak. Neyse ki Selim daha oyun oynuyor olmalı. Onun bilgisayarına geçiyor, hemen ICQ'yu açıyor. Gelsin sohbet... Bir taraftan da en son tarih ödevi için internetten bilgi toplamaya çalışıyor. Zeynep'in sadece internetten tanıdığı hiç görmediği bir erkek arkadaşı var. Boyuna yazışıyorlar, çok da iyi anlaşıyorlar. Hafta sonu buluşmaya karar verdikleri için her ikisi de çok heyecanlı.

Bir gürültü, bir patırtı: Selim geliyor eve, önce ablasıyla dalga geçiyor, sonra hiç rahat huzur vermeyerek onu bilgisayardan geri püskürtüyor ve Quake oynamaya koyuluyor. Selim daha çok IRC kanallarında gezip bilgisayar hakkında konuşmaya bayılıyor, ya da bilgisayar oyunları...

Fikri Bey, akşamüstü genellikle erken gelir. İşyerinde geç vakte kadar çalışmaz. Buna gerek yok, çünkü zaten evde, kendi PC'sinin başında çalışmaya devam ediyor. Notebook'unda taşıdığı dosyalarla boğuşuyor. Fikri Bey internetten yapar yatırımlarını. Bankaya gittiği görülmemiştir, zaten hiç vakti de yok buna. Akşam yemeğinden önce onu bilgisayarının başında görünce, ertesi güne iş mi yetiştirdiğini, kisisel yatırımlarını mı planladığını, web'de gezinmekle mi oyalandığını, yoksa sadece Tetris mi oynadığını anlamak zordur. Oyunlar konusunda çok tutucudur Fikri Bey: Tetris'ten başka oyun tanımaz!

CEP TELEFONU KISKANÇLIĞI

Selim'in bugünlerdeki en büyük kıskançlığı, Zeynep'e alınan cep telefonu. Cep telefonundan bilgisayara erişilebildiğini, Zeynep'in bunları beceremediğini, cep telefonunu haketmedigini söyleyip duruyor... Zeynep internette kendine yurt dışında bir okul da arıyor. Türkiye'de bir okulu kazanamamak gibi bir korkusu olduğundan değil sadece. Geçen yıl, kendi kendine aradı taradı, internette bir yaz okulu buldu kendine. Üstelik yaz boyunca çalışma imkanı da varmış, hem tatil yaptı, hem yabancı bir ülkeyi gezdi hem de pek çok şey öğrendi. Şimdi üniversite olanakları için internetin başından ayrılmıyor, birkaç yerle de yazışıyor.

Netgillerde iki telefon hattı var. Ama evde iki bilgisayar olduğuna göre bir üçüncü telefon hattını bağlatmak gerekecek. Telefon faturaları çok kabarık gelebiliyor, ama evde herkes internet müptelası olduğundan bu konuda bir tartışma çıkmıyor.

Asıl mesele, Zeynep ile Selim'in erken yatması. İnternetin başından kalkamayınca uykularından oluyorlar. Fikri Bey Selim'le anlaştı, PC'nin belli bir saatte otomatik olarak kapanmasını sağladılar da herkesin içi rahat etti. Ailenin reisi olduğu için Fikri Beyin daha geniş bir özgürlüğü var tabii. Onun için pek çok sabah işe mor halkalarla çevrelenmiş gözleriyle gidiyor!

Copyright 1999   Hürriyet