KAHRAMANLIKTA BABASINA ÇEKTİĞİ ZANNEDİLEN PAŞA ORDUYU MAHVETTİ
18. asırda yaşamış olan Hacı İvaz Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun son büyük komutanlarındandı ve pek çok zafer kazanmıştı. Ölümünden sonra çıkan Rus savaşı sırasında oğlu İvazpaşazade Halil Paşa, 1768’de ‘babasına çekmiştir’ diye düşünülerek ordunun başına geçirildi ama askerlik konusunda son derece yeteneksiz olduğu anlaşıldığında iş işten çoktan geçmişti.
Halil Paşa, sayıca Osmanlı ordusunun beşte biri kadar olan Rus ordusunun önünde büyük bir yenilgiye uğradı ve en büyük mağlubiyet belgelerimizden biri olan Küçük Kaynarca Andlaşması’nı imzalamak zorunda kaldık.
Osmanlı İmparatorluğu, 17. yüzyılın sonlarından itibaren yetenekli komutan bulamamış, birçok muharebe yeteneksiz komutanlar yüzünden kaybedilmişti.
Bu durum, Avusturya ve Rusya ile 1736 ile 1739 yılları arasında yaşanan savaşa kadar devam etti ve Türkiye, Hekimoğlu Ali Paşa ile Hacı İvaz Paşa gibi yetenekli komutanları sayesinde her iki devleti de yenmeyi başardı.
Hacı İvaz Paşa, yıllar önce kaybedilmiş olan Belgrad’ı yeniden fethetti.
Uzun bir barış döneminden sonra, 1768’de Rusya’ya karşı yeniden savaşa girildi. Ruslar karşısında arka arkaya mağlubiyetler alınmaya başlanınca, Hacı İvaz Paşa’nın oğlu İvazpaşazade Halil Paşa, ‘babasına çekmiştir’ diye düşünülerek sadrazamlığa tayin edildi.
Ama, Halil Paşa, babasının aksine savaştan hiç anlamıyordu ve Tuna sahilindeki Kartal Muharebesi’nde kendi kuvvetlerinin beşte biri büyüklüğündeki bir Rus ordusuna mağlup oldu.
Belgrad, Osmanlı Devleti’ne her zaman problem çıkarmış, sık sık elimizden gitmiş ama sonra geri almıştık.
Kanuni Sultan Süleyman, 1521’de, stratejik açıdan Orta Avrupa’nın kilidi olan Belgrad’ı fethetmişti. 200 yıl Osmanlı idaresinde kalan Belgrad’ı, 1715-1718 savaşları sırasında Avusturya işgal etti.
Derken, aradan 20 yıl geçti. 1736-1739 Savaşı’nda yetenekli komutanlara sahip olan Osmanlı ordusu, Avusturya hücumunu durdurarak karşı saldırı başlattı.
1738 yazında Tuna’yı geçen Osmanlı Başkomutanı Hacı İvaz Paşa, Mehadiye Kalesi’ni, Adakale’yi ve Yeni Palanka’yı fethetti. Bu sırada Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa görevden alınınca, 23 Mart 1739’da sadrazamlık da Başkomutan Hacı İvaz Paşa’ya verildi.
Belgrad’a doğru hareket eden Osmanlı ordusu, 22 Temmuz’da Hisarcık Boğazı’nda Avusturya ordusunu mağlup ederek, şehri kuşattı.
Hekimoğlu Ali Paşa da birlikleriyle gelerek kuşatmaya destek verdi. 40 gün süren kuşatmanın ardından Belgrad teslim oldu. Hacı İvaz Mehmed Paşa da, Belgrad’ı fethinden dolayı ‘Belgrad Fatihi’ lakabıyla anıldı.
Aradan yine seneler geçti. İvaz Paşa’nın Belgrad’ı fethi sırasında yanında bulunan oğlu Halil, devlet kademelerinde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra vezirliğe yükseldi.
Osmanlı İmparatorluğu, uzun bir barış döneminden sonra, 1768’de Rusya’ya karşı savaş açmıştı. Ruslar karşısında arka arkaya mağlubiyetler alınınca, hakkında ‘babasına çekmiştir’ diye düşünülen İvazpaşazade Halil Paşa, 12 Aralık 1769’da sadrazam yapıldı.
Savaş sırasında Ruslara karşı koyamayan Kırım Hanı, sadrazamdan yardım istedi ve Halil Paşa, bütün orduyu Tuna sahilindeki Kartal sahrasına getirdi. Bu sırada Ruslar, mağlup ettikleri Kırım birliklerini takip ediyorlardı. Karşılarında 100 bin kişilik Osmanlı ordusunu görünce, şaşırdılar.
Kırım Hanı durumu değerlendirdi ve Rus kuvvetlerinin kaçış yolunu kesti. Rus komutanı Romanzov, Çar Petro’nun 1711’de Prut’taki durumuna benzer bir tuzağa düşmüştü. Türk ordusu, Ruslar’ın tam beş katıydı ve zafer kesin gibiydi.
Ama babasının adından dolayı komutan yapılan Halil Paşa, askerlikten hiç mi hiç anlamıyordu. Hücuma geçmek yerine, korkaklık derecesinde bir ihtiyatla üç kat siper kazdırdı ve sonra saldırıya geçti.
Birlikler, savaşın başlarında sadrazamın bütün beceriksizliğine rağmen sayı üstünlükleri sayesinde Rusları zor duruma düşürdüler ama beş saat süren çatışmaların sonunda ordusunun erimek üzere olduğunu gören General Romanzov, askerine süngü taktırarak Osmanlı tarafına saldırdı.
Hiçbir çaresi kalmayan Rusların saldırısı, 100 bin kişilik Osmanlı tarafında disiplini bozdu ve askerler can havliyle siperlere kaçtılar.
Askerlikten anlamayan sadrazam, bozgunu seyrediyordu. Muharebenin sonu tam bir hezimetti. Ordunun üçte biri şehit olurken, 143 top ve binbir güçlükle temin edilen 7 bin araba erzak da Rusların eline geçti.
Sadrazam Halil Paşa, bu mağlubiyet üzerine vezirliği kaldırılarak görevinden alındı ve Filibe’ye sürüldü.
Üçüncü Mustafa, Halil Paşa’yı azederken gönderdiği hatt-ı hümayununda, sadrazamın işbaşına geldiği günden beri hiçbir işte başarılı olamadığını söylüyordu. Paşa, kellesini babasının şöhreti sayesinde kurtarmıştı.
Ruslar, Kartal Muharebesi’nden sonra gittikçe ilerlediler.
Muharebeden bir ay sonra Bender, İsmail, Kili, İbrail ve Akkirman arka arkaya Rusların eline geçti ve savaş, 1774’te Osmanlı tarihinin en ağır yenilgi metinlerinden biri olan Küçük Kaynarca Antlaşması’yla sona erdi.
(25 EKİM 2004 / HÜRRİYET)
|
 |
|
 |
|