KREMALI ÇORBASI

MALZEMELER

60 gr (4 çorba k.) margarin
60 gr (8 çorba k.) elenmiş un
1 1/2 litre (6 su bardağı) tavuk ya da et suyu
250-350 gr taze sebze (küçük parçalar halinde doğranmış)
1/2 çay k. tuz
taze çekilmiş karabiber
100 ml (2/5 su bardağı) krema
50-75 gr taze sebze ya da et (küçük parçalar halinde doğranmış)



CEVİZLİ KADINBUDU KÖFTE

MALZEMELER
1/5 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı Sana yağı
1 adet kuru soğan
500 gr kıyma
½ su bardağı iri çekilmiş ceviz
1 demet maydanoz
Tuz-karabiber
1 su bardağı ayçiçek yağı
1/2 su bardağı un
3 adet yumurta




PATLICANLI PİLAV

MALZEMELER
2 su bardağı pirinç
3 yemek kaşığı Sana Creme Bonjour
3 su bardağı et suyu
1/2 demet dereotu
Tuz, karabiber



ÇİKOLATALI İRMİK HELVASI

MALZEMELER
1 ½ su bardağı irmik
100 gr margarin
1 ½ su bardağı şeker
3 yemek kaşığı kakao
2 su bardağı sıcak su
½ su bardağı iri çekilmiş fındık

Sosu için: 1 paket siyah çikolata
½ çay bardağı süt
100 g. Sana yağı





Devamı için tıklayın


MURAT BARDAKÇI'NIN RAMAZAN ÇADIRI


SULTAN ZİYAFET ÇEKMEYİNCE AŞİRETLER İSYAN ÇIKARDILAR

Hükümdarların askere ve önemli aşiretlere sık sık ziyafet çekmeleri ve yemeğin ardından sofrada kullanılan herşeyin yağma edilmesi, eski bir Türk ádetiydi.

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, 1087’de çıktığı Semerkand seferi sırasında ziyafet vermediği için aşiretler isyan etmiş, hükümdar isyanı bastırmak için yeniden sefere çıkmak zorunda kalmıştı.

TÜRKLER’de hükümdarların sık sık ziyafet çekmeleri ve yemeğin ardından da sofrada kullanılan herşeyin yağma edilmesi eski bir ádetti ve bir hükümdarın bu ádeti ihmal etmesi kötü sonuçlara sebep olabilirdi.

Nitekim Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, 1087’de çıktığı Semerkand seferi sırasında ziyafet çekmediği için aşiretler isyan etmişti.

Göktürk Devleti’nin dağılmasından sonra batıya göçeden Oğuz aşiretleri 1040’ta Dandanakan Muharebesi’nde Gazneliler’i mağlup ederek Maveraünnehir’de ve İran’da Büyük Selçuklu Devleti’ni kurdular.

Devletin ilk hükümdarı Tuğrul Bey idi ve ondan sonra yerine yeğeni Alparslan geçti. Alparslan, 1070’te Malazgirt Muharebesi’nde Bizans ordusunu mağlup ederek, Anadolu’nun kapılarının Türkler’e açtı.

Alparslan’ın ölümünden sonra 25 Kasım 1072’de Selçuklu tahtına sultanın büyük oğlu Melikşah geçti. Melikşah zamanında Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları Çin’den Akdeniz’e kadar genişledi.

Melikşah’ın hükümdarlığının ilk yıllarında Anadolu, Kafkaslar ve Suriye fethedildi, Hicaz bölgesi ile Yemen’de hákimiyet kuruldu. Sultan Melikşah daha sonra, ülkesinin doğusunda bulunan Karahanlı Devleti üzerine sefere çıktı.

1087 ile 1089 yıllarında doğuya yapılan birkaç seferden sonra Karahanlılar’ın hem doğu, hem de batı kolu Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlandı.

Türkler’de hükümdarlar, ‘baba’ olarak görülür, babanın şefkati ve cömertliği de sofrasının genişliği nispetinde olurdu.

Hükümdarların sık sık ziyafet çekmeleri ve yemeğin ardından da sofrada eşyaların yağma edilmesi töreydi ve altın ile gümüş sofra takımının yağma edilmesine ‘hán-ı yağma’ yahut ‘çanak yağması’ denirdi.

Melikşah, doğu seferi sırasında hákimiyeti altına aldığı bölgelerdeki halka ziyafet çekmeyi ve han-ı yağma yaptırmayı ihmal edince büyük bir hoşnutsuzluk yaşandı. Çiğiller ve Maveraünnehir halkı, ‘Uzun müddetten beri, sultanın sofrasında bir lokma ekmek yemedik’ diyerek isyan ettiler. Hükümdar, ziyafet yüzünden çıkan isyanı bastırmak ve hákimiyetini yeniden kurmak için tekrar sefere çıkmak zorunda kaldı.

Daha sonraki Selçuklu sultanları, halka ziyafet vermeyi bir daha hiç ihmal etmediler. Melikşah’ın oğlu Muhammed Tapar, hasta yatağında oğlunu veliahd ilán etmeden önce, 1118 senesinde, dillere destan bir ziyafet verdi.

Selçuklular’ın meşhur veziri Nizamülmülk de, devlet yönetiminin nasıl olması gerektiğini anlattığı ‘Siyasetname’ isimli eserinde hükümdarların halka sık sık ziyafet vermeleri gerektiğini geniş şekilde anlatacaktı.

Nizamülmülk, Melikşah’ı üstü kapalı bir şekilde tenkit edip ‘İyi sofra kurmak ve türlü türlü yiyecekler hazırlatmak hususunda devletin kurucularından olan Tuğrul Bey’in son derece itina gösterdiğini’ söyleyecek, Tuğrul Bey’in gezintiye çıktığı yahut ava gittiği sırada yanında 20 katır yükü yiyecek taşıdığını ve sofrasına oturanların bu zenginliğe şaşıp kaldıklarını söyleyecekti.

Aynı ádet, Selçuklular gibi Oğuz Türkleri’nden olan Osmanlılar’da da devam etmiş ve bütçede ‘çanak yağması’na asırlar boyunca belli bir mebláğ ayrılmıştı. Yeniçerilere üç ayda bir yapılan maaş ödemesi sırasında büyük ziyafetler çekilir, yeniçeriler daha sonra sofrayı yağmalarlardı.


(11 KASIM 2004 / HÜRRİYET)


 

Avusturya ile 1739’da imzalanan barış anlaşmasından sonra yapılan sınır ölçümleri sırasında Avusturyalı bir general, Türk heyetinde bulunan...














Ana Sayfa | Son Dakika | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım

© Copyright 2009 Hürriyet