DİYANET'TEN RAMAZAN MESAJI
21. yüzyıl vaazı
Kuran her dönemde yeniden yorumlansın
Ramazan çağrısı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Ramazanın en önemli özelliklerinden birinin bireyselleşen, yalnızlaşan ve yabancılaşan insanı şefkat ve rahmetle kucaklayıp toplumsal hayata katmak olduğunu bildirdi.
Bardakoğlu, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla mesaj yayınladı.
İslam başta olmak üzere bütün ilahi dinlerin en önemli konularından birinin ahlak olduğunu belirten Bardakoğlu, bütün ahlak sistemlerinin en önemli probleminin iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı, haklı ile haksızı ayırmak olduğunu ifade etti.
Bardakoğlu, Ramazan ayının her yıl aşınan değerleri onarmaya, kaybolan değerleri yeniden kazandırmaya geldiğini anlatarak, şunları kaydetti:
“İç alemimizi zenginleştiren, gönül tahtımızı yücelten manevi değerler Ramazanda doruğa ulaşır. İnsan ilişkilerini düzenleyen ahlaki erdemler, Ramazanda bütün toplumu kuşatır. Ramazanda elde edilen yüksek değerler, her davranışımızı ahlaki kılar. Hatta toplumlararası ilişkileri düzenleyen evrensel değerler bile Ramazanda farklı bir boyut kazanır. Ramazan İslam'ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren bir rahmet ve bağışlanma ayıdır.
Oruç, iradeleri merhametle eğitir ve özgürleştirir. İftar cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğretir. Teravih, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayar. Sahur, hayır ve bereketin ne olduğunu gösterir. Kadir Gecesi'nde, bütün bu yüksek değerlerin son ilahi kaynağı olan Kuran, adeta yeniden nazil olur.
Kuran'la akıllar ve gönüller sonsuzluk yolculuğuna hazırlanır. Verdiğimiz zekat ve fitreler, toplumun sosyal yaralarını Ramazanın şifalı elleriyle sarar. Bayramla toplum rahmete, birliğe ve coşkuya yürür.”
“AÇ, FAKİR VE KİMSESİZ İNSANLARA ULAŞMAK...”
Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Mevlana, Yunus Emre, Hoca Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş Veli gibi Anadolu erenlerinin, Hz. Peygamberden ilham alarak, Ramazanı gönül yapma eğitimi ve gönül yıkmama terbiyesi veren bir sevgi ve rahmet ayı olarak değerlendirdiğini belirtti.
Bardakoğlu, “Nitekim Sevgili Peygamberimiz, 'Oruç tutan nice insan vardır ki, karları sadece açlık ve susuzluk çekmektir. Oruç insanı (her türlü kötülükten koruyan) kalkandır. Sakın oruçlu iken kötü söz söylemeyin, biri size sataşacak olursa ben oruçluyum, deyin' buyurmuştur” dedi.
Ramazanın en önemli özelliklerinden birinin bireyselleşen, yalnızlaşan ve yabancılaşan insanı şefkat ve rahmetle kucaklayıp toplumsal hayata katmak olduğunu ifade eden Bardakoğlu, Türk toplumunun tarih boyunca Ramazan ayını aç, fakir ve kimsesiz insanlara ulaşmanın en önemli mevsimi olarak görmesinin müstesna bir meziyet olduğunu ifade etti.
Bardakoğlu, mesajında şu temennilerde bulundu:
“Ramazan ayı, insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi evlerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir zevk olarak kalmasın.
O, bütün güzellikleriyle gönlün derinliklerinde yaşanan, yoksullarla, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla güzelliklerin paylaşıldığı güzel günler olsun.
Ramazanın gönüllerimize huzur, iftar sofralarımıza bereket ve dindarlığımıza yüksek bir seviye getirmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.”
DİYANET:"RAMAZAN’DA BÜTÜN ORGANLARINIZA ORUÇ TUTTURUN"
Diyanet İşleri Başkanılığı camilerden okutacağı "oruç" konulu hutbede, Ramazan ayı süresince insanın tüm organlarının oruç tutması gerektiğini belirtecek.
Hutbede, orucun İslamiyet’ten önceki ilahi dinlerde de var olduğu ve ergenlik çağına gelmiş her Müslümün’a farz olduğu anlatılacak.
"Kendisine oruç farz olduğu halde, oruç tutamayacak kadar hasta olanlar ile yolcular, oruç tutmayabilirler" denilecek hutbede, bu oruçların kaza edilebileceği de kaydedilecek.
Hutbede, oruç niyetinin hem kalp hem de dille yapılması gerektiğine değinilirken, oruca her gün ayrı ayrı niyet etmenin şart olduğu hatırlatılacak.
Hutbede, "Oruç insanları dünyada kötülüklerden sakındıran, ahirette de cehennem azabından koruyan ve günahların bağışlanmasına vesile olan bir ibadettir" denilecek.
Orucun maddi ve manevi bakımdan huzura kavuşmak için tutulduğuna işaret edilecek hutbede, insanların oruçtan beklediği manevi hazzı alabilmesi için sadece midesine değil, bütün organlarına oruç tutturması gerektiği belirtilecek.
Diyanet’in camilerde okutulmak üzere hazırladığı hutbede şöyle denilecek:
"İnsan, nefsinin aşırı isteklerine karşı koyabilmeli, öfkesini yenebilmeli ve eline, ayağına, diline, gözüne, kulağına kalbine, düşüncesine oruç tutturabilmelidir. Başkalarına zarar vcermekten, etrafındaki insanları huzursuz etmekten kaçınmalı, herkesle iyi geçinmelidir"
(14 EKİM 2004 / ANKA)
|
 |
|
 |
|