Program  

Yerli Oyunlar  

Yabancı Oyunlar  

Ortak Yapımlar  

Sokak Gösterileri  

Nazım Hikmet Oyunları  


HASHİRİGAKİ
Lozan Vidy Tiyatrosu/ İsviçre
Yöneten:
Heiner Goebbels

20. yüzyıla damgasını vuran tiyatro sanatçılarından Heiner Müller ile yıllarca süren işbirliği, sosyolojiye olan derin ilgisi ve besteciliğiyle çok yönlü bir tiyatro adamı Heiner Goebbels.

Bugüne kadar sahnede devasa alevler yarattı, düşünür Kierkegaard´ın felsefi söylemlerini, Alain Robbe Grillet´nin ´Yeni Roman´la ilgili düşüncelerini, Prince´in şarkılarını birlikte kullandı, şiirsel meditasyonu sahneye taşıdı... Onun tiyatrosu düşünsel sıçramalar, hipnoz, görsel bir şenlik ve sesle müziğin ilginç birleşiminden oluşuyor.

Goebbels'in anlayışını 1999 yılında bir gazeteciye söylediği şu sözler özetliyor aslında: "Heiner Müller´in tiyatroyu halkla paylaşılan bir deneyim olarak görmesi benim de sınırlarımı çizdi. Mesajın ne olduğu, onu seyirciye sunmaktan daha az önemli benim için. Tiyatro inandırıcı olmamalı, ancak bazı öneriler getirmeli, imalarda bulunmalı."

Lozan Vidy Tiyatrosu'nun Goebbels'in rejisiyle sahneleyeceği Hashirigaki, adını Japonca'da "yürürken düşünmek, konuşmak" anlamına gelen sözcükten alıyor.

Goebbels bunu "birey ile çevresi arasında varolan görece ilişkiler" olarak sahneye taşıyor. Bunun için de Gertrude Stein'ın Amerikalıların Oluşumu adlı metnini kullanıyor.

Oyunun üç yıldızı var: Tuşların üzerinde çok az insanın başarabileceği cambazlıkları yapabilen Kanadalı-Fransız piyanist Marie Goyette, geleneksel Japon müziği kadar caz ve opera müziğinde de usta olan Japon müzisyen ve öykü anlatıcısı Yumiko Tanaka, oryantal dans konusunda uzmanlaşmış dev bir heykel gibi görünen İsveçli Charlotte Engelkes.

Görüntüsü ile her türlü beklentiyi boşa çıkaran Tanaka, ülkesinin geleneksel çalgılarını alışılmışın dışında bir tarzda çalarken, Goyette yanaklarını denetimsiz bir biçimde hareket ettirerek ciddi bir biçimde ama sanki içinden kahkahalar atıyor gibi genizden gelen sesiyle Stein'ın metnini okuyor.

Engelkes ise gösterişli oyunculuğuyla onlara eşlik ediyor. Üç sanatçı da devinmenin, şarkı söylemenin, yaşamanın farklı yollarını gösterirken, ``şu anda bunu düşünüyor, yapıyor, söylüyorum ama şunu da, şunu da söylüyor, düşünüyor, yapıyor olabilirim''i ifade ediyorlar.

Atatürk Kültür Merkezi, Büyük Salon
21 Mayıs- 22 Mayıs/ 20.30
Bilet Fiyatları: 50.000.000, 40.000.000, 30.000.000 TL
Öğrenci 15.000.000 TL
Oyun süresi 1 saat 30 dakika; ara yok




GÜLÜN ÖFKESİ (ROSE RAFE)
Watermill Batı Berkshire Tiyatrosu/ İngiltere
Yöneten:
Edward Hall

Shakespeare´i kendi ülkesinden ve dönemine uygun biçimde sadece erkek oyunculardan oluşan bir kadro sahneliyor. Watermill Batı Berkshire Tiyatrosu her yıl klasiklerden modern müzikallere bir çok oyunu dünyanın farklı yerlerinde sergileyen bir topluluk.

Bu topluluk bünyesinde 1997´de kurulan Propeller (Pervane) tamamen erkeklerden oluşan bir Shakespeare topluluğu. Amaçları "Shakespeare´in oyunlarını çağdaş bir estetikle sahneye koyarken, sözle ifade edilene vurgu yapmak."

Bu nedenle de oyuncu ve izleyici arasında oyun sırasında ve oyun çevresinde ilişki kurmaya özen gösteriyor, gerekli atmosferi oluşturmaya çalışıyorlar. Oyunlarında canlı müzik kullanıyorlar. Oyuncular enstrüman çalıyor, şarkı söylüyor.

Gülün Öfkesi, Shakespeare´in Kral 6. Henry´nin dönemini anlatan üç oyununun birleştirilmesiyle oluşan bir performans. Bu oyunlar yazıldığında 1. Elizabeth yaşlanmıştır ve tahtın varisi yoktur. Halk güçlü bir iktidarın ve istikrarın özlemini duymaktadır. Shakespeare de geçmişteki karmaşa günlerini anlatarak halka bir takım mesajlar iletmek ister.

Yönetmen Edward Hall ile birlikte uyarlamayı yapan Roger Warren oyunu şöyle anlatıyor: "Shakespeare tarihsel malzemeyi kendi döneminin sorunlarını dramatize etmek için kullanmıştı. Her iyi oyun yazarı gibi o da karakterleri ve onların arasındaki ilişkileri anlamada izleyicinin gerek duyacağı bilgiyi metnin içinde ve metin yoluyla sunmaktaydı. Shakespeare´in İngiliz tarihini konu aldığı ve ´Tarihçeler' (The Histories) diye anılan on oyunu bu kapsamdadır ve 6. Henry´de bunlardan biridir. Bu oyun her ne kadar yazıldığı dönemde popüler olmuşsa da son 50 yılda önceki 400 yıldan fazla seyircinin karşısına çıkmıştır. Bunun nedeni yalnız Kraliçe Elizabeth döneminin değil, çağımızın sorunlarına da ışık tutan, çağdaş bir oyun olmasıdır."

Oyunun ana izlekleri iktidar hırsı, politikacıların yüzündeki sonsuz hiddet, toplumsal kargaşa, Avrupa´nın göbeğine bile sıçrayan yıkıcı iç savaşlar gibi Shakespeare eserlerinin vazgeçilmeyen usurları.

Gülün Öfkesi´nin birinci bölümü 6. Henry'nin ilk iki bölümünden oluşuyor. Burada İngiltere´nin Kral 5. Henry´nin fethettiği Fransa topraklarını kaybedişinin öyküsünü izleriz. Bunun nedeni soylular arasındaki çekişmelerdir. İki büyük aile York Dükü ile Lancester Dükü arasındaki tartışma bunu simgeler. York´ların simgesi beyaz gül, Lancester´larınki ise kırmızı güldür. Taraftarları da bu çiçekleri takarlar. Tartışma kavgaya dönüşür ve bir saray ortamında düklerin kırmızı ve beyaz gülleri yoldukları kurgusal bir sahneyle bölüm sona erer.

İkinci bölüm (6. Henry´nin üçüncü bölümü) Koruyucu Lord Gloucester Dükü´nün yıkımı ve yönetim boşluğunun ortaya çıkışı ile başlar. Bu bölümde gerek asillerin birbirleriyle gerekse Kraliçe Margaret ile aralarındaki çatışmaları ağırlıkta. Bu kargaşa geleceğin ´3. Richard´ı yani Gloucester´lı Richard´ın aradan sıyrılıp iktidara gelmesi ile sonuçlanır. Richard ülkenin gelecekte düşeceği anarşinin bir insanda somutlaşmış halidir.

Harbiye, Muhsin Ertuğrul Sahnesi
27 Mayıs- 28 Mayıs/ 20.30
Oyun süresi 2 saat 20 dakika; 2 perde

Tarih: 29 Mayıs- 30 Mayıs/ 15.00 I. Bölüm/ 20.30 II. Bölüm
(İngilizce, Türkçe elektronik üst yazılı.)

Bilet Fiyatları (her bölüm için) : 30.000.000, 20.000.000 TL
Öğrenci: 10.000.000 TL
Not: 27.05 ve 28.05, 29.05 ve 30.05 tarihlerinde her 2 bölümü izlemek isteyenler için kombine Bilet fiyatları: 50.000.000, 30.000.000 TL öğrenci: 16.000.000 TL




BU ATIŞ SANA, BIRDIE! (TO YOU THE BIRDIE!)
The Wooster Group/ ABD
Yöneten:
Elisabeth LeCompte

ABD´nin öncü tiyatroları arasında önemli bir yeri olan The Wooster Group, 1970´lerin başlarında tiyatroda teknik açıdan yetkin ve yaratıcı bir biçimde ses, film, video kullanımını gündeme getirdi. Topluluk, çalışmalarını New York´un Soho bölgesinde Performing Garage adını verdikleri bir garajda sürdürüyor.

Topluluğun festival kapsamında sahneleyeceği Bu Atış Sana, Birdie! tiyatro edebiyatının önemli yapıtlarından biri olan Racine´in Phedre adlı oyununun Paul Schmidt tarafından yapılan basitleştirilmiş bir uyarlaması.

Klasik trajedideki aşırı, olağanüstü tutkuları yaşamın gerçeklerine ters düşmeyecek bir gerçeklik ve inandırıcılık içinde yansıtan Fransız oyun yazarı Racine, 1677´de yazdığı bu trajedide Euripides'in Hippolytus´u ile Seneca'nın Phedra´sından ilham aldı.

Kocası Kral Thesee´nin öldüğü konusundaki asılsız haberlere inanan Phedre, üvey oğlu Hippolyte´e olan aşkını açıklar. Ancak Kral aniden geri dönünce bu sefer onu kendisini iğfal etmekle suçlayacaktır.

Süt ninesi Oenone´de onu destekler. Bir süre sonra aşk galip gelir ve Phedre gerçeği itiraf etmek ister, ancak Hippolyte´in Aricie´i sevdiğini öğrenince vazgeçer. Babasının deniz tanrısı Neptün´e terk ettiği Hippolyte´in atları bir canavardan ürker ve onun ölümüne neden olurlar.

Yönetmen LeCompte, metin üzerinde, özgün biçimi ve içinden çıktığı kültürü de keşfetmeye yönelik bir çalışma yapmış. Bunun için de 21. yüzyıl teknolojisinin yanı sıra Kabuki gibi geleneksel türleri de kullanıyor.

Yönetmen, bu işlemin "yalnızca bir postmodern tersyüz etme ya da ayrıştırma değil, izleyicinin görkemli bir klasik üzerine, tümüyle yeni bir bakışla ve şaşırtıcı bir biçimde mantıklı yollarla yeniden düşünmesini sağlamak" olduğunu vurguluyor.

Oyun, çok yüzlü bir metafor haline dönüştürülüyor ve Racine'in soluk kraliçesi Phedra badminton oyuncusu oluyor. Oynayan kimsenin kazanmadığı bu oyun aşk için bir eğretileme, kuralcılığı ise soylu sosyetenin kendine özgü ritüelleri haline geliyor.

Bu Atış Sana, Birdie! ikişer kişilik badminton oyunlarında kullanılan bir terim. Karakterlerin badminton´u nasıl oynadıkları, hayat oyununda da nasıl yer alacaklarının işaretini veriyor.

Hippolytos sürekli mızıkçılık ederken, Thesus ´uçucu´ya bir asker edasıyla ve öfkeyle vuruyor. Phedra ise raketini kaldıracak güçte bile değildir.

Elbette, oyun yalnız bir badminton fantazisi değil. Topluluğun tüm yapımlarına damgasını vuran teknoloji etkisini burada da gösteriyor. Vücutlarının aşağı kısımlarını bir video ekranının örttüğü karakterler ´gerçek´ ve ´imge´ olarak ikiye bölünüyor. Badminton´un ´uçucu´ları havada uçtukça kuş sesleri duyuyoruz.


Badminton: Kortta, raketle, 'Bird' (uçucu) denilen 5 gram ağırlığında mantara saplanmış 15 tüyden oluşan topu ağın üzerinden aşırtarak oyunanan bir oyun. İki kişi ya da ikişer kişilik iki ekiple bir, iki ya da üç set halinde oynanır. Ana kuralı uçucuyu kort sınırları içinde yere düşürmeden ağın üzerinden aşırtmaktır. Kortlar genellikle tahtadan yapılır ve yerden 1.524 m. yükseklikte, 13.40m.X5.20m. boyutlarındadır. Yüksek sandalyede ağ kenarında oturan tek hakem tarafından yönetilir. Hindistan´da İngiliz subaylarınca oynanan ve yayılan bu spor günümüzde pek fazla ilgi görmemekte.

Enka Oditoryumu
Tarih: 31 Mayıs- 1 Haziran- 3 Haziran- 4 Haziran /20.30
2 Haziran/ 15.00/ 20.30
Bilet Fiyatları: 40.000.000 TL
Öğrenci: 20.000.000 TL
Oyun süresi 1 saat 20 dakika; ara yok




BEDENLER (KÖRPER)
Schaubühne am Lehnier Platz/ Almanya
Koreografi:
Sasha Waltz

Yalnız ülkesi Almanya´nın değil dünya tiyatro tarihinin önemli dönemeçlerinden olan Schaubühne´nin dört yöneticisinden biri Sasha Waltz. Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından kapanan tiyatro, 2000 yılı Ocak ayında onun dans topluluğunun gösterisi Bedenler ile yeniden perdelerini açtı.

Daha önceki çalışmalarında da absürd beden hareketleri ile hayal gücünü kanıtlayan Waltz, bu buluşlarını ufak esprilerle süslüyordu. Ancak Bedenler ile anekdotlardan vazgeçerek büyük konsantrasyon isteyen denge hareketlerine yoğunlaştı. Artık dansçılarından bir sirk dansçısı esnekliğine sahip olmalarını istiyor. Nedeni de koreografilerinde tempo değişikliklerini çok sık kullanması ve ani yön değiştirmelerine başvurması.

Bedenler´deki amacını "İnsanın bedenini, kabuğunu ve içindekileri görselleştirmek" olarak dile getiriyor Sascha Waltz. Bunun içinde "Bedeni hem bir bütün olarak hem de kendi parçalarına ayrıştırarak araştırmaya çalıştığını" söylüyor. "Ölümlülük, ölümsüzlüğe duyulan özlem, genlerle oynanan bir çağda bedenin çoğaltılması konularını ele aldığını söylüyor. Sonra da ``Beden nedir? Nelerden oluşur?'' gibi bir dizi soru soruyor.

Atatürk Kültür Merkezi, Büyük Salon
3 Haziran/ 20.30
4 Haziran/ 19.30
Bilet Fiyatları: 60.000.000, 50.000.000, 40.000.000 TL
Öğrenci: 20.000.000 TL
Oyun süresi 1 saat 20 dakika; ara yok




  Ana Sayfa

  Eleştirmenlerin Önerileri

  Diğer Etkinlikler

  Festival Mekanları

  Onur Ödülü

  Tarihçe


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım