Tartışmalar laboratuvar açtırdı

Göksel ÖZKÖYLÜ

Antalya'da üretilen biberin neredeyse tamamında tarım ilacına rastlanmasının ardından, üretici de tedirgin, ihracatçı da. Antalyalı üretici, artık ürettiği yaş sebze ve meyvenin sağlıklı olduğunu kanıtlama yarışında. Ancak ne ihracatçının ne de üreticinin, 2002 Nisan ayı başına kadar Antalya'da ürünlerini tahlil ettireceği bir laboratuvarı yoktu.

Biber tartışmalarının başlamasıyla birlikte, Tarım İl Müdürlüğü kolları sıvadı ve iki yıl önce kurulmasına karşın, bir türlü devreye sokulamayan "Antalya İl Kontrol Laboratuvarı"nı faaliyete girdi.

700 milyar liraya malolan laboratuvar, Nisan ayı başından bu yana günde üç vardiya çalışarak hizmet veriyor. Çünkü talep beklenenin üzerinde. Gerek üretici gerek ihracatçı, başta "patlıcan, biber ve domates" olmak üzere ürünlerini tahlil ettirmek için adeta yarışıyor.

HANGİ TAHLİLLER YAPILIYOR?

Yaş meyve ve sebzedeki, "ağır metal" ve "tarım ilacı" oranlarının belirlenebildiği Antalya İl Kontrol Laboratuvarı'nda, 58 çeşit zirai ilacın kalıntısını tesbit etmek mümkün. Oysa tahlil taleplerinin hemen hepsi, yalnızca 'methamidophos' adlı tarım ilacının oranının belirlenmesi yönünde.

Antalya İl Kontrol Laboratuvar Müdürü Necati Polat, tartışmaların ardından alınan önlemler sonucu ürünlerdeki 'methamidophos' kalıntısının yok denecek kadar aza indirildiğini söylüyor. Üreticinin laboratuvara yönelme nedeni de bu yüzden. Alınan önlemler sonucu artık ürünlerine güvenenler, güven içinde laboratuvarın yolunu tutuyor ve ünlerdeki tarım ilacının belirtilen oranlarda olması halinde 'gıda sertifikası' alabiliyorlar.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Tarım İl Müdürlüğü'de görev yapan gıda kontrolörleri, ihracat ve ithalat için sevkedilecek ürünlerden rastgele örnekler topluyor ve bu örnekleri mühürlüyor. Bu talep üreticinin kendisinden de gelebiliyor. Kontrolörler bu örnekleri, laboratuvara teslim ediyor. Analiz sonucu yalnızca örneği laboratuvara getiren görevliye teslim ediliyor.

Kurallara göre, tahlil sonuçlarının şaibe altında kalmasının önüne geçmek için ürünlerin üzerinde 'kime' ya da 'hangi firmaya' ait olduğunun yazılı olmaması gerekiyor. Ancak Antalya'da yeni kurulan laboratuvarda şimdilik bu kurallara sıkı sıkıya uyulduğunu söylemek zor. Gerek soğuk hava deposunda bekletilen gerek incelemek üzere laboratuvara alınan ürünlerin çoğunda, kime ait olduğu yazılı.

Soğuk hava deposunda korumaya alınan örnekler sırayla işlemden geçiriliyor. Antalya İl Kontrol Laboratuvar Müdürü Necati Polat, laboratuvarda, bir ay içinde 89 sebze örneğinin incelendiğini söylüyor.

Polat, "Laboratuvar açılmadan önce, üretici ya da ihracatçıların ürünlerini nerede kontrol ettirdikleri" sorusuna, "herhalde yaptırmadan gidiyorlardı, biz de yaptırmadan yiyorduk" cevabını veriyor. "Bu durumda demek ki gerçekten bir denetimsizlik vardı" sözlerini ise 'haklısınız' cevabıyla onaylıyor ve ekliyor:

"Haklısınız da, dünya da buna 1990 yılında başladı. Bizi de Gümrük Birliği'ne girmemizle birlikte 1997 yılından bu yana ikaz etmeye başladılar. Böyle bir laboratuvarı kurmak ve devreye sokmak kolay değil. Biz iki yıl önce kurmamıza karşın, laboratuvardaki malzemeleri tamamlayarak ancak Nisan ayında devreye sokabildik"

Polat, laboratuvara biber tartışmasıyla birlikte işlerlik kazandırıldığını kabul etmiyor ve açılış tarihinin bir tesadüften ibaret olduğunu söylüyor. Ancak laboratuvar biber tartışmalarının balmasıyla açılsa da, tarih benzerliği tesadüf olsa da değişmeyen bir gerçek var.

O da Türkiye'nin yaş sebze ve meyve ihtiyacının yarıdan fazlasını karşılayan, Avrupa ülkelerine ihracat yapan Antalya, yıllar sonra bir laboratuvara kavuştu. Böylece üretici eskisine göre daha sıkı denetlenebilecek, ürünler de Türk ve Avrupa tezgahlarında olması gereken yeri yeniden alabilecek.

Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım