İlaç ithalatçıları: Kalıntı miktarları yeniden belirlenmeli

Tarım İlaçları Sanayici, İthalatçı ve Temsilcileri Derneği (TİSİT), kalıntı miktarlarının üretim şartlarına göre değişmesi nedeniyle, tarım ürünlerdeki ilaç kalıntı miktarlarının, Türkiye şartları dikkate alınarak ayrıca belirlenmesini önerdi.

TİSİT Türkiye'de tarım ilacı sektörü ile ilgili değerlendirme raporunda, tarım ilaçlarının ilk kez ruhsatlandırılması sırasında, tarım ürünlerindeki maksimum kalıntı miktarlarının (MRL), ilacın ilk ruhsatlandırıldığı, üretildiği orijin ülkelerde (ABD, Japonya, AB ve benzeri) yapılan çalışmalar esas alınarak, Türkiye'de de aynen kabul edildiğine dikkat çekildi.

Bunun çok yanlış olduğu vurgulanan değerlendirmede, ''Çünkü maksimum kalıntı miktarları, ürün yetiştirme şekli, mücadele metodları, ilaçlama sayıları, hasat edilen ürünü tüketen kitlenin alışkanlıkları, çevre şartları, buna bağlı ürün gelişme süresiyle çok yakından ilgilidir. Kalıntı miktarları, her ülkeye göre değişebilir. Bu nedenle Türkiye şartlarında, MRL tespiti yapılması gerekir'' ifadesine yer verildi.

TİSİT ayrıca, dünyadaki gelişmiş 7 ülkeden, G-7'lerin birinde ruhsata bağlanmamış ve Türkiye şartlarında ekotoksikolojik çalışmaları yapılmamış ilaçlara, Türkiye'de de ruhsat verilmemesini önerirken, böylece insan ve çevre sağlığı ile ilgili doğabilecek problemlerin önlenmesinin mümkün olabileceği uyarısında bulundu.

TÜRKİYE DENEME TAHTASI OLMAMALI

Diğer ülkelerde yapılan ekotoksikolojik çalışmaların Türkiye için geçerliliğinin kabul edilmemesi gereği vurgulanan değerlendirmede, şu görüşe yer verildi:

''Türkiye, G-7 ülkelerinde yeni bir ürünün tavsiye almadığı etmenler için Türkiye'de tavsiyelere alınması istendiğinde, ürün ve etmen tavsiyesi, Tarım ve Köyişleri, Sağlık, Çevre bakanlıklarınca oluşturulacak bir komisyonca tartışılmalı. Türkiye, çevresi ve insanı ile yeni ilaçların deneme tahtası olmamalıdır.''

Piyasa kontrollerini daha etkin bir şekilde yapabilmek için, sektördeki firmalardan destek sağlanması istenen TİSİT değerlendirmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın denetimlerini artırmasının, kaliteli ilaç kullanımına büyük destek sağlayacağı vurgulandı. Ayrıca, bakanlık laboratuvarlarının çoğaltılarak güçlendirilmesi, analizlerin özel laboratuvarlarda yapılmasını sağlayacak düzenlemelerin getirilmesi önerildi.

İLAÇ KALİTESİ STANDARTLARA UYGUN

TİSİT değerlendirmesine göre, Türkiye'de üretilen tarım ilaçları formülasyonları ve ruhsatlandırılan diğer tüm ilaçların kaliteleri, FAO, Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Ortak Pestisit Analiz Konseyi(CIPAC) spesifikasyonlarına uygun.

Türkiye'de AB üyesi diğer Akdeniz ülkelerinde olduğu gibi emsalden ruhsatlandırma yöntemi uygulanıyor. Tarım ilacında yerli firmalar, faaliyetlerini ancak patent süresi bitmiş ilaçları ruhsatlayarak sürdürebiliyor. Bu şekil ruhsatlamanın çeşitli yollarla zorlaştırılması veya pratikte imkansızlaştırılması halinde, bugün yüzde 40 dolayında olan yerli firma pazar payının, 5-50 yılda sıfıra ineceği, ortalama 250-260 milyon dolarlık tarım ilacı pazarında milli sermayenin hemen hemen kalmayacağı öne sürülüyor.

Bu durumda, Türkiye'nin önemli katmadeğer, istihdam kaybına neden olacağı, ilaç fiyatlarının da onlarca kat artacağı, çiftçinin ilaç kullanamaz hale geleceği belirtiliyor.

Patent süresi biten ilaçlar rekabete açıldığında, yerli firmalar bu ilaçları emsalden ruhsatlandırıyor, bu nedenle fiyatlar daha düşük oluyor.

Son 10 yıldır dünyada patenti düşen ilaç kadar yeni patentli ilaç buluşu yapılmadığı vurgulanan değerlendirmede, uluslararası firmalar aleyhine olan bu durumun, ucuz ilaç üretimi ve kullanımı sağlaması açısından yerli üretici ve çiftçiler lehine sonuç verdiği kaydedildi.

Aynı ruhsatlama sistemi, İspanya, İtalya ve Yunanistan'da da uygulanıyor. Böylece yerli sanayici ve çiftçiler korunuyor.

TİSİT değerlendirmesine göre, Türkiye'de ekonomik öneme sahip 60'tan fazla kültür bitkisi yetiştirilirken, bu bitkilerde ekonomik düzeyde zarar yapan 400'ün üzerinde hastalık, zararlı ve yabancı ot türü bulunuyor. Bunların 246'sı zararlı, 88'i hastalık etmeni, 70'ten fazlası ise yabani ot türü niteliğinde.

Kaliteli ve bol mahsül almak için diğer önlemler yanında, zararlılar, hastalık etmenleri ve yabancı otlarla da etkili bir şekilde mücadele yapılması gerekiyor.

Türkiye'nin formülasyon ilaç kapasitesi yıllık 373 bin 547 ton, hormon olarak bilinen bitki gelişim düzenleyicilerin formülasyon üretim kapasitesi yıllık 6 bin 462 ton düzeyinde. Formülasyon ve hormon formülasyonları üretim kapasitesinin yüzde 7.7'sini oluşturan 29 bin 800 tonluk bölümü yabancı firmalara ait.

Türkiye'de, 373 bin 547 tonluk kapasiteye karşın yılda ortalama 28 bin ton civarında tarım ilacı formülasyonu üretiliyor. Bu üretim içinde en üyük paya insektisitler sahip bulunuyor. İthalat miktarı iseson 5 yılın ortalaması olarak 7 bin 700 ton olarak gerçekleşti.

TİSİT değerlendirmesinde, hektar başına ilaç tüketiminin 1512 gram, aktif madde tüketiminin ise 598 gram ile Avrupa ortalamasının 10'da biri düzeyinde bulunduğuna dikkat çekildi.

(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım